Yenilenebilir enerjide 'süper izin' dönemi: Yeşil dönüşüm mü, sermayeye kaynak aktarımı mı?
Yeni yönetmelikle RES ve GES yatırımlarında izin süreçleri hızlandırılırken, "zımni kabul" uygulaması ve denetim muafiyetleri çevresel etkiler ile kamu yararı açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Sazak Köyü | Karaburun Yerel Fok Komitesi
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlama ve 2053 "Net Sıfır Emisyon" hedeflerine ulaşma argümanıyla ivme kazandırdığı yenilenebilir enerji politikaları, sahadaki ekolojik krizler ve sermaye lehine esnetilen yasal düzenlemelerle yeni bir tartışmanın merkezine oturdu.
24 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren "Rüzgâr ve Güneş Enerjisine Dayalı Elektrik Üretim Tesislerinin İmar ve Ruhsat İşlemlerine İlişkin Yönetmelik", enerji yatırımlarındaki idari süreçleri kökten değiştirirken, bu hızlı dönüşümün tarım alanları, meralar ve yerel halk üzerindeki yıkıcı etkileri "yeşil el koyma" eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Eski düzenlemelerle farkı: Merkeze çekilen yetkiler ve "zımni kabul"
Yeni yönetmelik ile, ön lisans veya üretim lisansına sahip rüzgâr (RES) ve güneş (GES) enerji santrallerinin imar planı onayından işletme izinlerine kadar olan tüm bürokratik aşamaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın re'sen yetki alanına dâhil edildi. Eski düzenlemelerdeki kademeli imar planı onayı kaldırılarak, nazım ve uygulama imar planı süreçlerinin eş zamanlı yürütülebilmesinin önü açıldı.
En radikal değişikliklerden biri ise kurum görüşlerindeki süre kısıtlaması oldu. İlgili kurum ve kuruluşların planlara ilişkin görüşlerini 30 gün içinde bildirmesi zorunlu kılındı; bu sürede görüş verilmemesi halinde "olumsuz görüş bulunmadığı" sayılarak zımni kabul (örtülü onay) sistemine geçildi. Ayrıca, eksiksiz başvurularda yapı ruhsatının 30 gün içinde verilmesi ve işyeri açma ile çalışma ruhsatlarının beyana dayalı olarak 5 gün içinde düzenlenmesi hükme bağlandı. Bakanlığın jeolojik-jeoteknik etüt çalışmasını yeterli görmesi durumunda, GES projeleri için yapı ruhsatı aşamasında ayrıca bir zemin etüt raporu aranmayacak olması da eski uygulamalardan ayrılan önemli bir esneklik olarak göze çarpıyor.
Bununla birlikte, Aralık 2024'te çıkarılan 7534 sayılı Kanun ile RES ve GES yatırımları, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamındaki zorunlu yapı denetimi mekanizmasından tamamen muaf tutulmuştu.
Çevresel olası etkiler ve yükselen "yeşil çatışma"
Bürokrasiyi hızlandırmak adına hayata geçirilen bu "süper izin" mekanizmaları ve denetim muafiyetleri, sahada telafisi imkânsız çevresel tahribatlara yol açıyor. TMMOB, binlerce ton ağırlığındaki türbinlerin veya devasa çelik konstrüksiyonlu GES'lerin kamusal yapı denetimi dışına çıkarılmasının, Türkiye gibi afet kuşağında yer alan bir ülkede ciddi yapı güvenliği ve can kaybı riski yarattığı konusunda uyarıyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et