Hünkar Özlütaş
[email protected]
Temmuz başlarında yapılan ABD-İran ateşkes mutabakatı, ABD’nin İran’a geniş çaplı saldırı düzenlemesi ile sona erdi. Hürmüz’deki gerilim daha da karmaşık bir hal alırken, İran’a yakın Yemen’deki Husi yönetimi, 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’ın Yemen’e uyguladığı 12 yıllık abluka ve en son Sana Havalimanı saldırısını gerekçe göstererek Babülmendep Boğazı’nı Suudi gemilerinin geçişine kapattığını açıkladı.
Suudi Arabistan, son aylarda Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerinde yaşanan aksaklıklarla eş zamanlı olarak Yanbu Limanından gerçekleştirdiği petrol ihracatını önemli ölçüde artırdı. Bu değişiklik, Riyad için bu güzergahın güvenliğini iki kat daha önemli hale getirdi.
Husiler, Suudi Arabistan’a ait gemilerin yanı sıra bu ülkenin limanlarıyla bağlantısı olan gemilerin de “deniz abluka” olarak adlandırdıkları kapsamda hedef alınacağını duyurdular.
Husiler, Suudi Arabistan’ın deniz ticaretine yönelik ambargo ilan etmesinin ardından, bu hafta boyunca Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığına karşı birkaç saldırı gerçekleştirdi.
Suudi Arabistan bu adıma karşılık olarak Yemen’in Hudeyde liman kenti ile yakınındaki bir adada bulunan Husi mevzilerini hedef aldı.
Suudi Arabistan, Husilerin açıklamalarını uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlarken, Kızıldeniz’deki petrol sevkiyat hatlarının korunması için her türlü önlemin alınacağını bildirdi.
Husilerin Sözcüsü Yahya Seri de yaptığı açıklamada, “ENCELIA” ve “LAYLA” isimli, Suudi Arabistan’a ait iki petrol tankerine yönelik saldırı düzenlediklerini belirtip 10 gemiye geri dönüş yaptırıldığını açıkladı. Trafik hızla düşerken henüz tam kapanma aşamasına gelmedi.
Evrensel'i Takip Et