Yüzyılın bilişsel kilidi: İlk izlenimi değiştirmek neden bu kadar zor?
Yeni bir araştırmaya veya iş görüşmesine adım attığınızda zihniniz saniyeden kısa bir sürede kararını veriyor. Ancak modern nörobilim ve sosyal psikoloji, bu ilk hükmü değiştirmenin neden bir mucizeye yakın olduğunu somut verilerle ortaya koyuyor.
Fotoğraf: Brooke Cagle/Unsplash
Zeliha Irmak
[email protected]
Bir insanla karşılaştığınız ilk anı düşünün. Kıyafetleri, duruşu, ses tonu ve yüz ifadesi... Siz daha bilinçli bir düşünce üretemeden, beyniniz karşınızdaki kişi hakkında kapsamlı bir dosya oluşturur. Princeton Üniversitesi psikologlarından Janine Willis ve Alexander Todorov’un yürüttüğü çığır açıcı çalışmalara göre, insan beyni bir yüzü gördükten sonraki 100 milisaniye (saniyenin onda biri) içinde o kişinin güvenilirlik, yetkinlik ve sempatiklik gibi temel özelliklerine dair ilk yargısını oluşturuyor.
Peki, göz açıp kapayıncaya kadar verilen bu hızlı hüküm neden daha sonra kolay kolay değişmiyor? Bilim insanları bu durumu beynin evrimsel mimarisi ve bilişsel kestirme mekanizmalarıyla açıklıyor.
Beynin evrimsel erken uyarı sistemi: Amigdala
İnsan beyninde duygusal tepkileri ve tehdit algısını yöneten amigdala, evrimsel süreçte hayatta kalmamızı sağlayan bir güvenlik kamerası gibi çalışır. Atalarımız için bir yabancının "dost mu yoksa düşman mı" olduğunu saniyeler içinde kestirmek ölüm kalım meselesiydi.
Bugün fiziksel bir tehditle karşılaşmasak bile amigdala aynı mekanizmayı sosyal ilişkilerde de çalıştırır. Bir insan hakkında olumsuz veya belirgin bir ilk izlenim oluştuğunda, beyin bu bilgiyi "güvenlik etiketi" olarak kaydeder ve sonraki etkileşimlerde bu etiketi sökmek son derece zorlaşır.
Algıda taraflılık ve doğrulama eğilimi (Confirmation Bias)
İlk izlenim bir kez oluştuktan sonra, psikolojide doğrulama eğilimi adı verilen mekanizma devreye girer. Beynimiz, mevcut inançlarımızı ve yargılarımızı destekleyen bilgileri aramaya, onları hatırlamaya ve aksi yöndeki kanıtları görmezden gelmeye meyillidir.
Örnek: İlk görüşmede birini "soğuk ve kibirli" olarak etiketlediyseniz, o kişinin daha sonra yaptığı samimi bir hareketi "kesin bir çıkarı var" şeklinde yorumlama eğiliminde olursunuz. Beyin, kendi oluşturduğu ilk hipotezi çürütmek yerine onu haklı çıkaracak verileri toplamayı tercih eder.
"Hale etkisi" (Halo Effect)
Psikolog Edward Thorndike tarafından tanımlanan Hale Etkisi, bir kişi hakkındaki tek bir olumlu ya da olumsuz özelliğin, o kişinin tüm kişilik özelliklerine genellenmesi durumudur.
Bir insan hakkında oluşan ilk olumlu izlenim, onun diğer kusurlarını örten koruyucu bir zırh oluşturur. Aksi durumda ise, tek bir olumsuz başlangıç tüm iyi niyetli çabaların önüne bir duvar örer.
Bilişsel tembellik: Beyin enerji tasarrufu yapıyor
İnsan beyni, vücut ağırlığının sadece yüzde 2'sini oluşturmasına rağmen harcanan toplam enerjinin yaklaşık yüzde 20'sini tüketir. Bu nedenle zihin, sürekli yeni analizler yapmak yerine bilişsel kestirmeler (heuristics) kullanır.
Bir insan hakkındaki ilk yargıyı değiştirmek, beynin o kişiyle ilgili oluşturduğu mevcut nöral şemayı yıkıp sıfırdan yeni bir değerlendirme yapmasını gerektirir. Bu da biyolojik olarak yüksek enerji harcanması demektir. Beyin, radikal bir kanıt görmediği sürece eski etiketi korumayı "maliyet açısından" daha mantıklı bulur.
İlk izlenimi değiştirmek mümkün mü?
Araştırmalar, oluşturulan ilk kanıyı değiştirmenin tamamen imkansız olmadığını ancak sürekli ve radikal bir davranış değişikliği gerektirdiğini gösteriyor. Cornell Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre, bir kişi hakkındaki olumsuz izlenimi silebilmek için, o kişinin ilk izlenimle taban tabana zıt düşen en az 5 ila 8 tutarlı ve güçlü olumlu eylemde bulunması gerekiyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et