Zihnin sessiz sayfaları: Çocukluk anılarımız neden siliniyor?
İnsanlar neden 3-4 yaşından önce yaşadıklarını hatırlamaz? Nörobilim araştırmaları, çocukluk amnezisinin beynin gelişimi, hafıza mekanizmaları ve dilin oluşumuyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Fotoğraf: Pixabay
Mehmet Özer
[email protected]
Birçok insan hayatının ilk birkaç yılına dair neredeyse hiçbir şey hatırlamaz. İlk adımlar, ilk doğum günleri ve hatta ilk kelimeler... Hepsi zihnin karanlık odalarında kaybolur. Peki, insan beyni gelişiminin en hızlı olduğu bu döneme ait anıları neden saklayamaz? Nörobilim, "Çocukluk Amnezisi" olarak bilinen bu fenomenin ardındaki sır perdesini araladı.
Bebeklik ve erken çocukluk dönemi, insan beyninin adeta bir sünger gibi bilgi emdiği, dil becerilerinin ve motor yeteneklerin baş döndürücü bir hızla geliştiği bir süreçtir. Ancak yetişkinlik dönemine ulaştığımızda, genellikle 3 ila 4 yaşımızdan önceki olaylara dair somut bir anıya sahip olmadığımızı fark ederiz. Bilim insanlarının "Çocukluk Amnezisi" olarak adlandırdığı bu durum, yıllardır psikoloji ve nöroloji dünyasının en merak uyandırıcı araştırma konularından biri olma özelliğini koruyor.
Nörobilimciler ve gelişim psikologları, erken çocukluk anılarının silinmesinin arkasında yatan temel mekanizmaları üç ana başlık altında topluyor:
Nöron patlaması: Beynin kendi kendini formatlaması
Geçmişte bilim insanları, bebeklerin anı oluşturma yetisine sahip olmadığını düşünüyordu. Ancak güncel nörobilimsel araştırmalar bu teoriyi çürüttü. Bebekler anı oluşturabilir; sorun, bu anıların kalıcı olarak depolanamamasında yatar.
Torontodaki SickKids Hastanesi ve Toronto Üniversitesi'nde yürütülen öncü araştırmalar, beynin hafıza merkezi olan hipokampustaki aşırı hücre üretimine (nörogenez) dikkat çekiyor.
Nörolojik Paradoks: Erken çocuklukta hipokampusta her gün binlerce yeni nöron doğar. Bu hızlı hücre artışı beynin öğrenme kapasitesini tavan yaptırırken, ne yazık ki mevcut nöron ağlarını ve dolayısıyla önceden kaydedilmiş eski anı izlerini (izgramları) bozarak silinmelerine neden olur. Yani beyin, yeni bilgiler öğrendikçe eski anıların üzerine yazar.
Dil ve kavramsal çerçevenin eksikliği
Anıların uzun süreli hafızaya kazınması ve yıllar sonra yeniden çağrılabilmesi için dilsel bir kurguya ihtiyaç vardır.
Hikâyeleştirme Yetisi: Çocuklar genellikle 2-3 yaş civarında konuşmaya başlasalar da, olayları mantıksal ve kronolojik bir hikâye dizilimine oturtma becerisini daha geç kazanırlar.
Kavramsal Etiketleme: Bir yetişkin bir olayı "doğum günü partisi", "otobüs yolculuğu" veya "stresli bir gün" gibi karmaşık kavramlarla etiketleyip zihinsel çekmecelere yerleştirirken; henüz dili ve kavramsal algısı tam gelişmemiş bir çocuk bu zihinsel indekslemeyi yapamaz. İndekslenemeyen bilgiye ise yıllar sonra ulaşmak neredeyse imkansızdır.
"Ben" algısının henüz oluşmamış olması
Bir anının otobiyografik (kişisel) hafızaya dönüşebilmesi için öncelikle belirgin bir özfarkındalık gerekir.
Gelişim psikologlarına göre, çocuklarda "Ben kimim?" ve "Bu olay benim başıma geldi" bilinci genellikle 18 ila 24. aydan itibaren şekillenmeye başlar. Ayna karşısında kendi yansımasını tanıma becerisiyle paralel gelişen bu süreç tamamlanmadan önce yaşanan olaylar, kişisel bir geçmişin parçası olarak kodlanamaz.
Anılar gerçekten tamamen siliniyor mu?
Araştırmalar, çocukluk anılarının tamamen yok olmadığını, sadece biçim değiştirdiğini gösteriyor. Bilişsel bilimciler hafızayı iki ana gruba ayırır.
Erken çocukluk döneminde açık hafıza (olaylar ve mekanlar) silinse de örtük hafıza kalıcıdır. Bebeklikte hissettiğimiz güven, sevgi, korku veya emniyet duyguları bilinçaltı düzeyde yetişkinlikteki kişilik yapımızı ve dünyayı algılayış biçimimizi şekillendirmeye devam eder.
Özetle; bebeklik anılarınızı kelimelerle hatırlayamıyor olsanız da o yıllarda hissettikleriniz bugün kim olduğunuzun sessiz mimarlarıdır.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et