Gediz Havzasına yeni bir kirletici daha ekleniyor: Hurda demir çelik tesisi için ÇED süreci işletilmedi
Çevre Bakanlığı, Manisa Uzunburun’da yapılması planlanan hurda metale dayalı demir çelik geri dönüşüm tesisi için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi. Gürol Kaplan, “Gediz havzası tehlike altında, İzmir’e ikinci bir Aliağa emisyonu eklenecek” dedi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
Manisa — Yunusmere İlçesi, Muradiye Organize Sanayi Bölgesi, Uzunburun Gelişme Alanı içerisinde 101 Ada, 19 Nolu parsel içerisinde belirlenen 10 bin metrekarelik alanda Yavuz Döküm San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, “hurda metale dayalı demir çelik tesisi” projesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan başvuruya, Bakanlık, “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi.
Bakanlığa verilen Proje Tanıtım Dosyası’na göre İzmir iline yerleşim olarak komşu olan Uzunburun’ da yapılmak istenen “hurda metale dayalı demir çelik tesisi” için “ÇED Gerekli Değil” kararı verilmesi halk sağlığını tehdit edecek boyutta olduğu endişesi yarattı. Yapılması planlanan atık işletmesine 1,5 kilometre uzaklıktaki Çaltı Köyü’nde bir araya gelen vatandaşlar, tesise karşı mücadele başlatacaklarını açıkladılar. Köylüler adına gazetemize konuşan Çaltı Zanaat ve Sanat Derneği Başkanı Gürol Kaplan, işletmenin köylerinin, Celal Bayar Üniversitesi’nin ve Muradiye TOKİ evlerinin dibinde yapılacağını söyledi.
Bütün ova olumsuz etkilenecek
Manisa’nın, hava kalitesi değerlerinde Türkiye’deki en kötü illerden olduğunu söyleyen Kaplan, yapılan ölçümlerde çoğunlukla “tehlikeli” olarak çıktığına işaret etti. Projenin Aliağa’da yaşanan mevcut kirliliğe yeni bir ek olacağını belirten Kaplan, “yeni bir kirletici” faaliyeti bölgelerinin taşıyamayacağını vurguladı.
Fotoğraf: Evrensel
Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin 2018 yılında Çaltı yakınındaki Manisa Uzunburun’da Katı Atık Bertaraf Tesisi açtığını belirten Kaplan, “Aynı alanda mevcut Uzunburun Katı Atık Yakma tesisi faaliyeti ve organize sanayideki diğer kirleticilerle tarım ve kırsal yerleşim alanları, tarımsal üretimi tehdit ediyor. Gediz havzası bir bütün olarak tehlike altındadır. Bu kadar kirletici yetmiyormuş gibi bir de hurda metale dayalı demir çelik tesisi yapılması planlanıyor. Bölgedeki hakim rüzgarların kuzey ve kuzeydoğu yönlü olması İzmir’e ikinci bir Aliağa emisyonu eklenecektir. On bin ton ham malzeme işlemeyi planlıyorlar onların ceplerin para girerken bizlerin penceresinden 2000 derecede eriyen metal zehri girecek, Emirâlem ovası üzerine ağır metal partikülleri yıllarca sağanak halinde yağmaya devam edecek” dedi.
"Sessiz kalmayacağız, yargıya taşıyacağız"
Manisa Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün, Köy muhtarlığına gönderdiği yazıyla durumu öğrendiklerini belirten Kaplan, “ÇED gerekli değildir kararını 10 Temmuz 2026 tarihinde öğrendik. Köyde yaptığımız toplantının ardından, İzmir Barosundan avukatlar aracılığıyla dava açma çalışmalarımızı başlattık. Bakanlık nasıl böyle bir kararı bölgede yaşayan bizlere sormadan ‘ÇED gerekli değildir’ diyebiliyor.
Aliağa kaynaklı salınımın ağır etkileri altında olan İzmir kenti, bu kez hurda metalden yılda 10 bin ton işleme yapılacak ikinci bir ağır kirletici kaynağın sonuçlarını da yaşayacaktır. Böyle çevre için ağır risk barındıran bir tesis için üstelik de ÇED incelemesine dahi gerek duyulmayarak, 'ÇED gerekli değil' kararı verilmesi nedeniyle dava açılmasından başka seçenek bırakılmamıştır. Biz dernek olarak davaya müdahil olacağız” diye konuştu.
Tehlikeli atık ve cüruf tozu
Hurda metale dayalı ark ocaklı (EAO) demir-çelik tesisleri hammadde ve enerji tasarrufu sağlasa da eritme işlemleri nedeniyle ciddi çevresel riskler taşıdığı biliniyor. En temel etkiler arasında yüksek karbon emisyonları, toz ve partikül kirliliği, tehlikeli atık (cüruf/filtre tozu) oluşumu ve yoğun su kullanımı geliyor.
Tesisin çevreye olumsuz etkileri:
- Hurda metallerin eritilmesi sırasında ortaya çıkacak ağır metaller, dioksinler ve uçucu organik bileşikler (VOC) hava kalitesini düşürecek. Ayrıca tesisten salınan partiküler maddeler (PM) asit yağmurlarına ve solunum yolu rahatsızlıklarına zemin hazırlayacak
- Prosesin yan ürünü olan cüruf ve baca gazı filtre tozları (EAF tozu) tehlikeli atık sınıfına giriyor. Bu tozlar kurşun, çinko ve kadmiyum gibi ağır metaller içerdiğinden, sızıntı durumunda toprak ve yeraltı sularını kirletme riski taşıyor.
- Soğutma sistemleri ve gaz arıtma işlemleri yüksek su tüketimi gerektirir. Proses suları doğru arıtılmadığında kimyasal kirliliğe ve su kaynaklarının termal kirlenmesine neden olacaktır.
- Hurda içeriğinde gizli kalmış olabilecek nükleer cihazlar veya tıbbi malzemeler, eritildiğinde radyoaktif kirliliğe yol açacağı gibi bu durum hem çalışanlar hem de bölge halkı için ciddi bir tehdit oluşturacaktır.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et