21.07.2026 18:01

Öğretmenler MEB önünden seslendi: 'Eğitimi yönetenler sorunları çözme iradesini göstermeli'

MEB önüne yürüyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, Bakan Yusuf Tekin’e seslendi: "Artık valizlerimizi eylemler için değil, görev yerlerimize gitmek için hazırlamak istiyoruz."

Öğretmenler MEB önünden seslendi: “Eğitimi yönetenler sorunları çözme iradesini göstermeli”

Fotoğraf: Evrensel

Ankara — Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenler, MEB önüne yürüyerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslendiler. Öğretmenler, kangrenleşen sorunlara karşın yapıcı adımların ve siyasi iradenin acilen harekete geçmesini isteyerek, 1611 mülakat mağduru öğretmenin hak ettikleri atamaların derhal yapılmasını, özel sektörü öğretmenler için taban maaş hakkının yasal güvenceye alınması talepleri başta olmak üzere tüm taleplerini yinelediler.

“Emek verdik elendik, susmadık direndik”, “Taban maaş hakkımız, geri alacağız” sloganlarıyla Mithatpaşa’da bulunan direniş alanından MEB önüne yürüyen öğretmenler adına açıklamayı, Şeyda Tefrul okudu. Tefrul, “Sayın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i ve Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarını, öğretmenlerin yaşadığı devasa sorunları görmezden gelmekten vazgeçmeye; yıllardır bekleyen haklı taleplerimizi karşılayacak o güçlü iradeyi artık ortaya koymaya çağırıyoruz. Sürekli makamlar, sorunları çözme iradesini göstermekle mükelleftir. ertelenen vaatler değil; yasal ve fiili somut adımları derhal görmek istiyoruz. Eğitimi yöneten makamlar, sorunları çözme iradesini göstermekle mükelefftir” diyerek iki büyük adalet talebini dile getirmeye geldiklerini söyledi.

“MEB bu mağduriyete son verecek idari iradeyi derhal ortaya koymalıdır”

Bir tarafta, bütün aşamaları başarıyla tamamlamış, liyakatini ispatlamış olmasına rağmen yalnızca mülakat uygulaması nedeniyle hak ettiği göreve başlayamayan 1611 öğretmen bulunmakta olduğunu kaydeden Tefrul, “Bu öğretmenler yalnızca bir kadro veya iş beklememektedir; yıllarca verdikleri emeğin karşılığını, hukukun gereğini ve adaletin kayıtsız şartsız yerine gelmesini beklemektedir. Devletin kendi kurumlarınca yapılan sınavlarda başarılı olmuş meslektaşlarımızın mülakat odalarında elenmesi, liyakat ilkesinin tamamen terk edilmesidir. Bu ülke, yetişmiş öğretmenlerini bekletmeyi değil, onları derhal öğrencileriyle buluşturmayı hak etmektedir. Her geçen gün sınıflar öğretmensiz, öğrenciler eğitimsiz kalırken, atanmaya hazır öğretmenlerin evlerinde bekletilmesi ne eğitim sistemine ne de kamu vicdanına yakışmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, bu açık mağduriyete son verecek idari iradeyi derhal masaya koymalıdır” dedi.

Diğer tarafta ise eğitim sisteminin ağır yükünü sırtlayan özel sektör öğretmenlerinin var olduğunu ifade eden Tefrul, “Aynı müfredatı anlatan, aynı sınavlara öğrenci hazırlayan, kamudaki meslektaşlarıyla aynı sorumluluğu taşıyan özel sektör öğretmenleri; ne yazık ki düşük ücretlerle, güvencesiz çalışma koşullarıyla ve her yıl işsiz kalma kaygısıyla mesleklerini sürdürmeye çalışmaktadır. Bir öğretmen, eğitim yılı boyunca öğrencilerine gelecek hayali kurdururken, kendi geleceğinden endişe etmemelidir. Bir öğretmen, okul kapısından içeri girerken ‘Seneye burada olacak mıyım?’ sorusunu düşünmemelidir. Bir öğretmen, ay sonunda geçimini sağlayıp sağlayamayacağını hesaplamak zorunda bırakılmamalıdır” dedi.

“Eğitim süreklilik ister; öğrenci öğretmene, öğretmen de okuluna güvenebilmelidir”

Bu nedenle taban maaş taleplerinin yalnızca ekonomik bir talep olmadığını ifade eden Tefrul, “Taban maaş, öğretmenli mesleğinin saygınlığının korunmasıdır. Taban maaş, emeğin sömürülmesini engelleyecek yasa bir güvencedir. Taban maaş, eğitimde kaliteyi artıracak sosyal ve zorunlu bir yatırımdır. Çünkü ekonomik güvencesi olmayan, asgari yaşam standartlarının altında ezilen bir öğretmenden, bütün enerjisini öğrencilerine vermesini beklemek gerçekçi değildir, hakkaniyetli de değildir. Millî Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurumlarındaki bu sömürü düzenine karşı denetleyici ve düzenleyici iradesini artık kullanmalıdır” diye ifade etti.

Aynı şekilde belirsiz süreli iş sözleşmesi taleplerinin de yalnızca bir çalışma hukuku meselesi olmadığını dile getiren Tefrul, “Belirli süreli sözleşmeler, öğretmenleri her yıl yeniden işini kaybetme korkusuyla karşı karşıya bırakmaktadır. Oysa eğitim süreklilik ister. Öğrenci, öğretmenine güvenmek ister. Öğretmen de okuluna güvenebilmelidir. Belirsiz süreli iş sözleşmesi, öğretmenin mesleki bağımsızlığını güçlendirecek, haksız işten çıkarmaların önüne geçecek ve eğitim kurumlarında sürdürülebilirliği sağlayacaktır. Bizler biliyoruz ki güçlü eğitim sistemi ancak güvenceli öğretmenlerle mümkündür” dedi.

“En büyük hayalimiz ait olduğumuz yerde, sınıflarda olmaktır”

Nitelikli, daha adil bir eğitim sistemi istediklerini de dile getiren Tefrul, “Öğretmenin ekonomik kaygılarla boğuşmadığı, tüm varlığıyla öğrencileriyle ilgilendiği okullar istiyoruz. Genç öğretmenlerin sömürü ve güvencesizlik nedeniyle meslekten vazgeçmek zorunda kalmadığı bir gelecek istiyoruz. Adalet duygusunun güçlendiği bir eğitim sistemi istiyoruz. Bizler haftalardır, aylardır mücadele ediyoruz. Evlerimizden, ailelerimizden, çocuklarımızdan uzakta; kimi zaman şehir şehir dolaşarak, kimi zaman meydanlarda, kimi zaman bakanlıkların önünde anayasal haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Oysa bizim en büyük hayalimiz sokaklarda eylem yapmak değildir. Bizim en büyük hayalimiz, ait olduğumuz yerde, öğrencilerimizin sınıflarında olmaktır. Artık valizlerimizi eylemler için değil, görev yerlerimize gitmek için hazırlamak istiyoruz. Artık ailelerimize umutla ve gururla dönmek istiyoruz. Artık çocuklarımızın gözlerinin içine, ‘Hak yerini buldu.’ diyerek bakmak istiyoruz” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den, bu kangrenleşmiş sorunları çözecek yapıcı adımları ve siyasi iradeyi acilen beklediklerini dile getiren Tefrul’un açıkladığı talepler şöyle:

  • 1611 mülakat mağduru öğretmenin hak ettikleri atamalarının derhal yapılmasını, Özel sektör öğretmenleri için taban maaş hakkının, şartsız biçimde yeniden yasal güvence altına alınmasını,
  • Eğitim kurumlarında belirli süreli iş sözleşmeleri yerine belirsiz süreli iş sözleşmesinin esas alınmasını talep ediyoruz.
  • İnanıyoruz ki bu talepler karşılık bulduğunda, bu haklar yasal zemine oturduğunda yalnızca öğretmenler değil; öğrenciler, veliler ve ülkemizin eğitim sistemi de topyekûn kazanacaktır.
(Evrensel)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
21.07.2026 10:07 / Güncelleme: 10:30

Dev çekirgeler hakkında merak edilen sorular: Dev çekirgeler neden Türkiye'ye geldi? Zehirli mi, insana zarar verir mi?

Balkanlar üzerinden Marmara Bölgesi’ne ulaştığı belirtilen dev çekirgeler, hangi tür, neden Türkiye'ye geldi, insana zarar verir mi, zehirli mi ve tarım için risk oluşturuyor mu? Merak edilen soruların cevapları haberimizde...

Dev çekirgeler hakkında merak edilen sorular: Dev çekirgeler neden Türkiye'ye geldi? Zehirli mi, insana zarar verir mi?

Fotoğraflar: DHA

21.07.2026 11:34

Seferihisar Belediyesinde engelli işçiyi kolonya döküp yakan sanıklara ceza: Çakmak silah sayıldı

Seferihisar Belediyesinde çalışan engelli işçinin üzerine kolonya döküp alev almasına neden olan iki sanık hakkındaki gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme heyeti, olayda kullanılan çakmağı silah kabul ederek sanıkları adli para cezasına çarptırdı.

Seferihisar Belediyesinde engelli işçiyi kolonya döküp yakan sanıklara ceza: Çakmak silah sayıldı

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
21.07.2026 11:17

Narin Güran cinayeti davasının sanığı Nevzat Bahtiyar'ın oğlu ve kardeşi hakkında hapis istemi

Narin Güran cinayeti davasının sanığı Nevzat Bahtiyar'ın oğlu İbrahim Bahtiyar ile kardeşi Mehmet Bahtiyar hakkında, ruhsatsız silah ve mermi bulundurdukları iddiasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Narin Güran cinayeti davasının sanığı Nevzat Bahtiyar'ın oğlu ve kardeşi hakkında hapis istemi

Nevzat Bahtiyar | Fotoğraf: DHA

21.07.2026 11:24

Lübnan ordusu, İsrail'in çekildiği Batı Zavtar beldesine konuşlanmaya başladı

Lübnan, ABD ve İsrail arasındaki 'çerçeve anlaşması' gereği başlayan pilot bölge uygulaması kapsamında, İsrail askerlerinin çekildiği Nebatiye'ye bağlı Batı Zavtar beldesine Lübnan ordusu konuşlanıyor.

Lübnan ordusu, İsrail'in çekildiği Batı Zavtar beldesine konuşlanmaya başladı

İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin 6'ncı turu 14-15 Temmuz'da Roma'daki ABD Büyükelçiliğinde yapıldı. | Fotoğraf: AA

21.07.2026 14:22 / Güncelleme: 14:42

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Gülistan Doku açıklaması: Cansız beden korucular tarafından gömüldü veya yok edildi

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülistan Doku’nun cansız bedenin korucular tarafından gömüldüğü veya yok edildiğine yönelik önemli tespit ve delillere ulaşıldığını duyurdu.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığından Gülistan Doku açıklaması: Cansız beden korucular tarafından gömüldü veya yok edildi
21.07.2026 11:40

Ev hapsindeki Levent Üzümcü: Susmam ve susturulmam mümkün değil

'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla gözaltına alınan ve hakkında ev hapsi kararı verilen tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü yaptığı açıklamada, "Tüm paylaşımlarım hesabımda durmaktadır, yenileri paylaşılacaktır" dedi.

Ev hapsindeki Levent Üzümcü: Susmam ve susturulmam mümkün değil

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!