Dilovası işçi katliamı davasında ara karar çıktı: 'Evladımı bana kömür olarak verdiler'
Ravive Kozmetik’te çıkan yangın sonucu 3'ü çocuk 7 işçinin hayatını kaybetmesiyle ilgili açılan davanın 3. duruşmasında ara karar verildi. Mahkeme tutuksuz sanıkların tutuklanmasına yönelik talepleri reddetti. Duruşma 8 Eylül'e ertelendi.
İzel Gözde Meydan
[email protected]
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davanın 3. duruşması Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda görülüyor.
Duruşma öncesi işçi aileleri, avukatlar, siyasi partiler ve Gebze Sendikalar Birliğinin çağrısıyla yapılan cezaevi yerleşkesi önünde basın açıklaması yapıldı.

Duruşma öncesi söz alan Avukat Mürsel Ünder, ailelerin yaptığı adalet nöbetinin önemli olduğunu hatırlattı. Grand Kartal Oteli’nde çıkan yangını anımsatan Ünder, “Bugün Türkiye'de yüksek yargı mensubunun dahi adalet için Ankara yürüyüşü yaptığı bir yargı mekanizmasıyla mücadele ediyoruz” dedi.
Dilovası davasında 7 kişinin tutuklandığını ancak 2 kişinin tahliye edildiğini belirten Ünder, “Tutuklu olmaları için gereken sebeplerin hepsi olmasına rağmen, 5 kişiyle ilgili pozisyonlarında herhangi bir farklılık olmamasına rağmen tahliye edilmiş olmaları soruşturmada da keyfiliği gösteren çok önemli şeylerden birisi” ifadelerini kullandı.
“Biz artık adalet istiyoruz”
Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek de “Maalesef ülkeyi yöneten anlayış bunları unutturmaya çalışıyor, bunları yapanlar ödüllendirilir şekilde korunuyor. Bugün dokuz aydan beri adalet bekleyen ailelerimizle, arkadaşlarımızla, yoldaşlarımızla beraber bu sürecin takipçisiyiz. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Buradaki süreç adil bir şekilde sonuçlanan kadar emekten, demokrasiden, insan haklarından yana olan örgütler olarak bu sürecin takipçisi olacağız” dedi.
Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan da şunları söyledi: “Buraya, üç evladımı evde bırakarak geldim. Ne bakan var, ne sahip çıkan var. Biz bugün yine devletimizden, adalet bakanımızdan, sayın cumhurbaşkanımızdan adalet istiyoruz. Her duruşmada birer birer salıveriyorlar. Bu 7 insanın hayatı bu kadar ucuz mu? Yeter artık. Biz artık adalet istiyoruz.”
“Sanıkların akrabaları etrafımızı sarıyor”
Nisanur Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir de “Dokuz aydır adalet arıyoruz. Her gelişimizde bizim etrafımız sarılıyor. Sanıkların akrabaları etrafımızı sarıyor. Adamlar yine burada. Sürekli tehdit altındayız. Biz kendi evlatlarımızın acısını unutmazken sanıklar tek tek serbest bırakılıyor. Biz adalet istiyoruz. Adalet bekliyoruz. Ben evladım acısıyla yaşıyorum, buraya gidip gelmekte zorluk çekiyorum. Ama bu mücadelenin peşini bırakmayacağız. Hiç kimse bunu aklından çıkarmasın” dedi.
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hukuksuzluk ve adaletsizlik sürüyor. Ailelerin, hukukçuların ve demokrasi güçlerinin duruşmanın Gebze Adliyesi’ne alınması yönündeki haklı talebi yargı tarafından görmezden geliniyor. Yalıtılmış duruşma salonu ve ulaşımın zorluğu, yaşamını yitiren işçilerin aileleri için adeta ikinci bir cezaya dönüşüyor. Aileler bu duruma haklı olarak isyan ediyor” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetleri aydınlatmaktan söz ettiğini hatırlatan Aslan, “Oysa failleri belli olan Dilovası Katliamı’nda, başta kamu görevlileri olmak üzere gerçek sorumlular hâlâ yargı önüne çıkarılmıyor. Yaşanan hukuksuzluk, geciken adalet ve gerçek sorumluların korunması, yargının bir kez daha sermayeden yana tavır aldığını gösteriyor. Bu hukuksuzluk ve adaletsizlik karşısında susmayacağız, geri adım atmayacağız. Tüm sorumlular yargılanıp hak ettikleri cezayı alana kadar adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.
Duruşma başladı
Açıklama sonrası aileler duruşma salonuna geçti.
Tutuklu sanıklar Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal geçen duruşma sonrası telefon ve bilgisayar şifrelerini vermeyecekleri yönünde dilekçe sunmuş ve yüz tanıma yapılmaması için duruşmaya SEGBİS ile katılmayı talep etmişlerdi.
Mahkeme başkanı, Oransal kardeşlerin verdiği şifrelerle telefonların açılmadığını, bilirkişinin salonda hazır olduğunu ve kabul ederlerse yüz tanıma sistemi ile telefonların açılacağını söyledi.
Ancak sanıklar, özel hayatlarının ihlal edileceği gerekçesiyle şifrelerini vermeyi istemedi. Ali Osman Akat ise yüz tanıma sistemi kullanmadığımı ve şifresini hatırlamadığını belirtti.
“Devlet bunlardan şifre alamıyorsa, ceza da veremez”
Yangında hayatını kaybeden 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, “Oransal ailesinden şikayetçiyim. Benim evladımı kömür olarak verdiler. En ağır cezayı almalarını istiyorum. Tüm sorumlularından şikayetçiyim. Kanser hastasıyım, zorla geliyorum. Duruşmanın Gebze'de görülmesini istiyorum. Geçen duruşma Güven Demirbaş alkışlarla tahliye oldu, ben tekerlekli sandalyedeyim, hâlâ gelip gidiyorum. Çocuklarımız kömür oldu, onlar şifre vermek istemiyorlarmış. Devlet bunlardan şifreleri alamıyorsa bunlara ceza da veremez” diyerek tepki gösterdi.
“Gece 12’lere kadar aç aç çalıştırdınız”
Cansu Esetoğlu’nun babası İbrahim Esetoğlu, sanıklara tepki göstererek, “Sizin çocuklarınızı bir çöp poşetine koyup verseler ne hissedersiniz? Bu çocukları gece 12’lere kadar aç aç çalıştırdınız. Şimdi burada kendi tatilinizden, kız arkadaşınızdan, özel hayatınızdan bahsediyorsunuz. Biraz utanmanız olsun” dedi.
Yangında eşi Esma Gikan’ı kaybeden Aytekin Gikan, “Ben bu duruşmaya gelirken üç çocuğumun üstüne kapıyı kilitleyip geldim. Telefon yok, çocuklarıma ulaşamıyorum. Yeter artık, bu duruşmalar Gebze’de görülsün. Dün benim eşimin doğum günüydü üç çocuğumla mezarının başında kutladım” diye konuştu.
Yangında annesi Şengül Yılmaz’ı kaybeden Nur Aldeniz de “Burada özel hayattan bahsediyorlar, 7 insan ölmüş, sizin özel hayatınızın ne önemi var? Hepsi bu işçiler üzerinden para kazandı, hayatını yaşadı. İsmail Oransal sürekli anneme talimat verirdi. Şurayı temizle, burayı temizle derdi. Şimdi burada annemi tanımadığını iddia ediyor. Hepsi yalan söylüyor” dedi.
“Ticari ilişki ortaya çıkarılmalı”
Ailelerin avukatlarından Mürsel Ünder, sanıklardan Ali Osman Akat’ın paravan şirketler kurarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak şirketler arasındaki para akışının sonunda Akat’ta toplandığını söyledi.
Ünder, Ali Osman Akat’ın şirketleri ile Ravive arasındaki ticari ilişkinin ortaya çıkarılması amacıyla Gümrükler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep etti. Logo ve Paraşüt muhasebe yazılımlarındaki kayıtların açılamadığını belirten Ünder, bu kayıtların yeniden incelenmesini ve dijital veriler üzerinde ayrıntılı bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi. Bir sonraki duruşmada tanık dinletmek istediklerini de mahkemeye bildirdi.
Ünder ayrıca, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve bina sahipleri olan Yıldırım ailesi hakkında tutuklama kararı verilmesini talep etti.
Savcılık mütalaasında tüm tutukluluk ve adli kontrol hallerinin devamına, tüm taleplerin ise reddine karar verilmesini istedi.
Sanık savunması: “Tutuklandım, vergi veremiyorum”
Mütalaa sonrası söz alan sanıklardan Ali Osman Akat, “6-7 senedir devlete 750 milyon vergi ödedim, burada devletin bekası çok önemlidir. Ben bu bekaya çok önem veririm. Bizim tüm iş yerlerimiz çok sıkı denetimlerden geçti. Aleyhime sekiz maddeden dolayı tutuklama devam ediyor. Oransal’lar hakkında yakalama kararı olduğunu bilmiyordum. Astım, KOAH hastasıyım. Birden fazla hastalığım var. Yakınlarını kaybeden herkese başsağlığı diliyorum. İşyerlerimde 750 ila 2 bin 500 arası işçi çalışıyordu. Tutuklandıktan sonra 35 kişiye düştü. Üretim yapamıyoruz, devlete vergi veremiyoruz, istihdam oluşturamıyoruz. Burada kaldığım her dakika işkence durumundadır” dedi.
Sanık savunmalarının ardından mahkemeyeara verildi.
Aranın ardından mahkeme ara kararı açıkladı.
Duruşma 8 Eylül'e ertelendi
Mahkeme, Altay Ali Oransal, İsmail Oransal, Gökberk Güngör, Abdurrahman Bayat ve Ali Osman Akat’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Tutuksuz sanıkların tutuklanmasına yönelik taleplerin reddine karar verildi.
Duruşmanın 8 Eylül 2026 saat 10.00 a ertelenmesine karar verildi.
Ne olmuştu?
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kaçak olarak faaliyet gösteren Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk işçi olmak üzere 7 işçi yaşamını yitirdi. Aradan geçen zamanda iki duruşma görüldü. Katliamın ardından hazırlanan bilirkişi raporlarında, fabrikanın kaçak ve ruhsatsız işletildiği, denetimler sırasında yetkisiz personel görevlendirildiği tespit edildi.
Davanın ikinci duruşmasında patronlardan Aleyna Oransal hamileliği gerekçesiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak, Küresel OSGB Sorumlu Müdürü Ünal Aslan ve mülk sahibi Güven Demirbaş da adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliye edildi.
Dilovası Belediyesi Eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ve Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı ise 6 günlük tutukluluklarının ardından ev hapsi tedbiriyle tahliye edildi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et