Madenlerde iş güvenliği yönetmeliği değişti: Havalandırma sistemlerine yeni kurallar getirildi
Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle yer altı madenlerinde havalandırma sistemlerine ilişkin kurallar güncellendi. Ana havalandırma fanlarına yedek güç sistemi ve grizulu ocaklara yedek havalandırma fanı zorunluluğu getirildi.
Fotoğraf: DHA
Hasan Can Bilici
[email protected]
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hazırladığı "Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Düzenlemeyle yer altı madenlerinde havalandırma sistemlerine ilişkin yeni tanımlar getirildi, ana ve tali havalandırma sistemlerine yönelik yükümlülükler artırıldı. Özellikle grizulu maden ocaklarında yedek havalandırma sistemlerinin bulundurulması ve düzenli olarak test edilmesi zorunlu hale getirildi.
Yönetmeliğe yeni tanımlar eklendi
Yönetmeliğin tanımlar bölümüne dört yeni kavram eklendi. Buna göre;
- Ana havalandırma fanı, yer altı maden işyerlerinde havalandırmayı sağlayan ana vantilatör veya aspiratör,
- Tali havalandırma fanı, ana havalandırma akışıyla bağlantısı bulunan hazırlık ve kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü alanlarda kullanılan fan,
- Yedek güç sistemi, ana enerji kesildiğinde devreye girerek bağlı sistemleri çalıştırabilecek jeneratör veya benzeri bağımsız güç kaynağı,
- Yedek havalandırma fanı ise ana havalandırma fanının devre dışı kalması halinde kullanılacak sistem olarak tanımlandı.
Ana havalandırma fanlarına yedek enerji zorunluluğu
Yönetmelikle birlikte ana havalandırma fanlarının hem ana enerji sistemine hem de yedek güç sistemine bağlı olması zorunlu hale getirildi. Böylece elektrik kesintisi yaşanması halinde havalandırmanın kesintisiz sürdürülmesi amaçlanıyor.
Tali havalandırma sistemi yeniden düzenlendi
Yönetmelik, tali havalandırmaya ilişkin kuralları da yeniden düzenledi. Buna göre tali havalandırma;
- Ana havalandırma akışıyla bağlantısı bulunan hazırlık ve kurtarma çalışmalarının yürütüldüğü alanlarda uygulanabilecek.
- Havalandırmada kısa devre oluşmasını önleyici tedbirler alınacak.
- Kullanılan vantüpler antistatik ve alev yürütmez özellikte olacak.
Tali havalandırma fanının herhangi bir nedenle durması halinde çalışanlar derhal tahliye edilecek. Güvenli hava koşulları yeniden sağlanıncaya kadar işçilerin bölgeye ve etkilenebilecek diğer tehlikeli alanlara girişine izin verilmeyecek.
Yedek ekipman hazır bulundurulacak
Yeni düzenlemeyle tali havalandırma yapılan alanlarda; yedek tali havalandırma fanı, vantüp bağlantı elemanları, kurulum için gerekli diğer ekipmanlar fanın yanında kuruluma hazır şekilde bulundurulacak.
Grizulu maden ocaklarında ise yedek fanın hangi koşullarda ve nasıl devreye alınacağı ile bu işlemi yapacak çalışanlar sağlık ve güvenlik dokümanında açıkça belirtilecek.
Grizulu ocaklara yeni yükümlülükler
Yönetmelik, grizulu maden ocaklarına yönelik yeni zorunluluklar da getirdi. Buna göre; ocağın havalandırmasını sağlayacak güçte ana havalandırma fanı veya fanları ile bunlara eşdeğer kapasitede yedek havalandırma fanı bulundurulacak. Ana havalandırma fanının durması halinde yedek sistem havalandırmayı kesintiye uğratmayacak şekilde derhal devreye alınacak. Yedek havalandırma fanlarının çalışırlığı en geç ayda bir test edilecek. Yapılan testler kayıt altına alınacak ve test sırasında uygulanacak güvenlik önlemleri sağlık ve güvenlik dokümanında yer alacak.
21 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik, yayımıyla birlikte yürürlüğe girdi. Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütecek.
“Yıllardır dile getirilen eksikliklerin bir bölümü nihayet mevzuata yansıdı”
Yönetmeliğe ilişkin değerlendirmede bulunan A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek, “Yeraltı kömür madenlerinde havalandırma ve enerji güvenliğine ilişkin iki ayrı yönetmelikte yapılan değişiklikler, Soma, Ermenek ve Amasra gibi büyük maden facialarının ardından yıllardır dile getirilen temel eksikliklerin bir bölümünün nihayet mevzuata yansıması açısından olumlu bir adımdır. Ana havalandırma fanına eşdeğer yedek havalandırma fanı bulundurulması, elektrik kesintilerinde otomatik devreye girecek yedek güç sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi, tali havalandırma sistemleri ile su tahliye ve insan nakil sistemlerinin enerji sürekliliğinin güvence altına alınması ve bu yükümlülüklere uyulmaması halinde işin durdurulmasının öngörülmesi, yeraltı kömür madenciliğinde güvenlik standartlarını yükselten düzenlemelerdir” dedi.
“Asıl mesele yönetmeliklerin yayımlanması değil, etkin denetlenmesi”
Ancak bu düzenlemelerin Türkiye’nin enerji politikasından bağımsız değerlendirilemeyeceğini dile getiren İpek, “Fosil yakıtlardan çıkış yerine kömür üretimini sürdürmeyi ve yeni sahaları üretime açmayı önceleyen mevcut enerji politikası devam ettiği sürece, madencilikte işçi sağlığı ve güvenliği daha da yaşamsal bir başlık haline gelmektedir. Türkiye’de kömür üretiminin önemli bir bölümü hâlâ Zonguldak’ta, Şırnak’ta ve Ege Bölgesi’ndeki çok sayıda küçük ve orta ölçekli ocakta eski teknoloji, yetersiz altyapı ve sınırlı yatırımlarla sürdürülmektedir. Bu işletmelerin önemli bir kısmının yeni teknik yükümlülükleri kısa sürede karşılaması kolay olmayacaktır. Asıl mesele yönetmeliklerin yayımlanması değil, bu yatırımların gerçekten yapılıp yapılmadığının etkin biçimde denetlenmesidir” ifadelerini kullandı.
“Yeraltında korunması gereken ilk değer kömür üretimi değil, insan yaşamıdır”
Türkiye’nin madencilik tarihinin, mevzuat eksikliğinden çok denetim eksikliğinin ağır sonuçlarını gösterdiğini belirten İpek, şunları söyledi; “İş cinayetlerini önleyen yalnızca yeni kurallar değil; düzenli, habersiz ve etkili kamu denetimleri ile işverenden ve siyasal müdahalelerden bağımsız çalışabilen denetim mekanizmalarıdır. Aynı şekilde iş güvenliği uzmanlarının ve mühendislerin mesleki değerlendirmelerini hiçbir idari ya da ekonomik baskı altında kalmadan yapabilecekleri gerçek bir mesleki özerklik de işçi sağlığının vazgeçilmez güvencelerinden biridir.
Her büyük maden faciasından sonra mevzuat değişiyor; ancak üretim baskısı denetimin önüne geçtiğinde aynı ihmaller farklı ocaklarda yeniden yaşanıyor. Yapılan düzenlemelerin gerçek anlamda karşılık bulabilmesi için bağımsız denetimin güçlendirilmesi, teknik personelin mesleki özerkliğinin güvence altına alınması ve denetim süreçlerinde tek ölçütün üretimin devamı değil, işçinin yaşam hakkı olması gerekiyor. Yeraltında korunması gereken ilk değer kömür üretimi değil, insan yaşamıdır.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et