BATIÇİM bilirkişi raporu: Kamu yararına uygun değildir
BATIÇİM AŞ’nin klinker öğütme ve paketleme tesisine ilişkin verilen “Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir” kararı bilirkişi raporlarınca uygun bulunmadı.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – Çevre kirliliği ile gündemden düşmeyen Aliağa Horozgediği Mahallesi’nde BATIÇİM (Batı Anadolu Çimento Sanayi) tarafından yapılması planlanan klinker öğütme/paketleme tesisinin projesi iki kez reddedilirken, üçüncü kez yapılan başvuruya ilişkin mahkemeye ulaştırılan bilirkişi raporunda “eksik bilgiler bulunduğu ve tesisin kamu yararının olmadığı” belirtildi.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, BATIÇİM'in Aliağa Horozgediği Mahallesi’nde kurmak istediği tesis için “ÇED gerekli değildir” kararı verirken, ekolojik dengenin bozulacağını belirten çevre örgütleri, proje tanıtım dosyasında, termik santral atıklarının kullanımı ihtimalinin açık biçimde dışlanmadığına; bu atıkların içerdiği ağır metal ve toksik madde yükü ile uzun vadeli çevresel ve sağlık etkilerinin bilimsel olarak değerlendirilmediğine dikkat çekmişlerdi.
EGEÇEP ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu üyeleri konuyu yargıya taşırken, İzmir 8. İdare Mahkemesi tarafından belirlenen bilirkişi heyeti, alanda yaptığı keşif ve inceleme sonucu oluşturduğu raporu 7 Temmuz 2026 tarihinde mahkemeye iletti.
Bölgedeki zeytincilik olumsuz etkilenecek
Yapılan keşifte mekansal analizler ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeleri birlikte ele alan bilirkişi heyeti faaliyet alanı merkez alınarak oluşturulan 3 km yarıçaplı etki alanı içerisindeki zeytinliklerde oluşacak sorunları değerlendirdi.
Heyet raporunda, proje tanıtım dosyasında 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesi kapsamında tarım alanları ve özellikle zeytinlikler açısından kümülatif etkinin yeterli düzeyde ortaya konulamadığı bilgisini paylaştı.
Çevresel etkiler ve önlemler belirlenmemiş
Bilirkişi raporunda, eksik ve yetersiz değerlendirme nedeniyle jeolojik-hidrojeolojik baskı ve etkiler bilinmediğinden etkinliğin olası çevresel etkileriyle alınması gereken önlemlerin de yeterince belirtilmemiş olmasına dikkat çekildi.
Proje sahası (mikro ölçek) halihazırda tahrip olmuş olsa bile, rüzgarlarla çevredeki hassas habitatların (makro ölçek) olumsuz etkileneceği ifade edilen bilirkişi raporunda, flora bileşeni açısından yapılan değerlendirmelerin doğal bitki örtüsü ve hassas habitatları içermediğine vurgu yapıldı.
Su kaynakları olumsuz etkilenecek
Proje için yapılması planlanan tesis ile 65 bin metrekare alanın betonla kaplanacağını belirten bilirkişi heyeti, akış katsayılarının ve dolayısı ile akış miktarının değişeceğinin altını çizdi. Taşkın piklerinin de yükselecek olması sonucunda güncel bir taşkın analizinin bulunmamasının değerlendirildiği raporda, “Nihai proje tanıtım dosyasının hidrolik ve su kaynakları açısından yeterli düzeyde bilgi içermediği ve projenin su kaynaklarına olabilecek etkilerinin yeterli bilimsellikte ele alınmadığı kanaati oluştu” denildi.
Bilirkişi raporunda öne çıkanlar vurgular
“Rüzgârla taşınan partiküllerin bitkiler ve toprak kimyası (pH artışı) üzerindeki etkilerine dair ayrıntılı bir ekolojik risk analizi yapılmamış.
“Tarım alanları ve özellikle zeytinlikler açısından kümülatif etki yeterli düzeyde ortaya konulamamış.
“Hidrolik ve su kaynakları açısından yeterli düzeyde bilgi içermiyor, su kaynaklarına olabilecek etkileri yeterli bilimsellikte ele alınmamış.
“Klinker tesisinin Hayıtlı Deresi yatağının taşkın sınırlarına etkisi, dere yatağı yeryüzü şekilleri ve tesisin oluşturacağı yüzey akışının dere kesit kapasitesine getireceği ek hidrolik yükler değerlendirilmemiş.”
“Aliağa'nın artık kaldırabileceği yeni bir çevresel yük kalmamıştır”
Bilirkişi raporunun ardından açıklama yapan EGEÇEP, bölgede yaşayan insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının, sanayi yatırımlarının hızına feda edilemeyeceğini belirterek, “Çevreyi korumanın yolu eksik hazırlanmış proje dosyalarını onaylamak değil; bilimsel gerçekleri esas almaktır. Mahkemenin, bilirkişi heyetinin bilimsel değerlendirmelerini dikkate alarak hukuka aykırı ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal edeceğine inanıyoruz. EGEÇEP olarak Aliağa'nın havasını, suyunu, toprağını ve yaşam hakkını savunmaya; çevreyi değil yaşamı esas alan bir hukuk anlayışı için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et