‘Ne beslenebiliyoruz ne de dinlenebiliyoruz’
Yenimahalle’de yaşayan farklı sektörlerden konuştuğumuz onlarca işçinin yanıtı, ortak bir noktaya işaret etti: Yaz mevsimi ne mutfağa beklenen ucuzluğu getirdi ne de dinlenme olanağını artırdı.
Fotoğraf: ANKA
Nursel Oktay
[email protected]
Ankara – Temmuz ayında ücretlere ara zam yapılmaması ve hayat pahalılığının her geçen gün derinleşmesiyle birlikte işçinin gündemini tatil veya dinlenmek yerine geçim derdi aldı. Yenimahalle’de yaşayan farklı sektörlerden konuştuğumuz onlarca işçinin yanıtı, ortak bir noktaya işaret etti: Yaz mevsimi ne mutfağa beklenen ucuzluğu getirdi ne de dinlenme olanağını artırdı. Görüştüğümüz emekçilerin büyük bir bölümü, ücretlerin gerçek enflasyon karşısında hızla eridiğini belirterek ara zammın kaçınılmaz hale geldiğini anlattılar.
‘Biber 100 lira, böyle ucuzluk mu olur?’
Yaz aylarına rağmen sebze ve meyvede beklenen fiyat düşüşünün yaşanmadığını ifade eden 56 yaşında bir işçi, “Pazarda meyve ve sebzelerin ucuz olacağını düşünüyordum, aksine çok pahalı olduklarını gördüm” derken, başka bir emekçi ise “Biber olmuş 100 lira. Nasıl bir ucuzluk olacak?” diyerek yüksek fiyatlara tepki gösterdi.
‘Sağlıklı ürünler tüketemiyoruz’
İşçiler yalnızca fiyatlara değil, gıdanın güvenilirliğine de dikkat çekiyor. Tarım ilaçlarının yoğun kullanımına işaret eden bir işçi, “Sağlıklı ürün tüketebildiğimize inanmıyorum. İhraç edilen ürünlerde çıkan yüksek pestisit oranları bunun kanıtı” derken; 60 yaşındaki bir başka işçi ise “Sağlıklı beslenmek için iyi bir bütçemizin olması gerekiyor, oysa biz sadece karnımızı doyurmaya çalışıyoruz” dedi. Konuştuğumuz bir sosyolog ise gıda denetimine dikkat çekerek “Kirazdan ölen insanların haberlerini okuduk. Sağlıklı beslenmek artık sadece pahalı değil, aynı zamanda güven sorunu da yaratıyor” diye belirtti.
‘Çoğu zaman ek işte çalışıyorum’
Sohbetlerimizde pek çok işçi, artık tatil yapma şanslarının kalmadığını dile getirdi. Deniz kenarı, tatil beldesi hatta il dışına çıkmanın bile adını neredeyse duymadığımız sohbetlerde “Kendimi zor geçindirirken tatile gitmek çok büyük bir lüks.”, “Tatil planım yok, ekonomik nedenlerle yeterince dinlenemiyorum.”, “Asgari ücretli için tatil sadece bir kelimeden ibaret, çoğu zaman ek işte çalışıyoruz.”, “Köye bile zor gidiyoruz.” yanıtları alıyoruz.
Aylar öncesinden yer ayırtmasa tatillerini uyguna getiremeyeceklerini dile getiren bir inşaat işçisi de “Dört beş yıldır tatile gidemiyorduk. Bu yıl kıştan uygun yer bulup aldık. Ucuza getirmeseydik yine gidemezdik” dedi.
Kimi işçiler ise yıllık izinlerini dinlenmek yerine gelir kaybını telafi etmek için kullanmadıklarını dile getirdi.
‘Zamlar durdurulsun, ücretler artırılsın’
Konuştuğumuz işçi ve emekçilerin neredeyse tamamı mevcut ücretlerin yetersizliğinden dert yanarken; ücret artışlarının tek başına çözüm olmayacağını da kaydettiler ve gelen zamlara dikkat çektiler.
İşçiler ara zam konusunda farklı rakamlar da dile getirildi. Bazı işçiler asgari ücretin en az 45 bin lira, bazıları ise 50 bin lira olması gerektiğini ifade ederken, kimi işçiler de ortalama ücretlerin 70 bin lira olması gerektiğini söyledi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et