Kamu hastanesinde yeni öncelik: Sağlık turizmi hastaları
Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği kliniklere gönderdiği yazı ile sağlık turizmi kapsamında gelen hastalara öncelik verilmesini istedi. Sağlık emekçileri bunun “parası olana öncelik” anlayışının yazılı hali olduğunu söylüyor.
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Hastanesi Başhekimliğinin sağlık turizmi kapsamında başvuran hastalara ilişkin kliniklere gönderdiği resmi yazı, kamu hastanelerinde sağlık hizmetlerinin hangi önceliklere göre sunulduğu tartışmasını yeniden alevlendirdi. Başhekimlik, sağlık turizmi hastalarının muayene, tetkik ve tedavi süreçlerinin geciktirilmemesini, randevuların ileri tarihlere verilmemesini isterken, sağlık emekçileri bunun kamu hastanelerinde “parası olana öncelik” anlayışının yazılı talimata dönüştürülmesi anlamına geldiğini belirtti.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği Uluslararası Sağlık Turizmi Birimi tarafından hastanedeki klinik ve birimlere gönderilen “sağlık turizmi hastalarına yönelik randevu planlamaları hakkında” başlıklı yazıda, sağlık turizmi faaliyetlerinin “etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığı” ifade edildi.
Yazıda, Uluslararası Sağlık Turizmi Biriminin sağlık turizmi kapsamında başvuran hastaların muayene, tetkik ve tedavi süreçlerinin planlanabilmesi için kliniklerle koordinasyon sağladığı belirtilerek, son dönemde bazı hastalara ileri tarihlere randevu verilmesinin tedavi süreçlerini geciktirdiği, hasta memnuniyetini olumsuz etkilediği ve sağlık turizmi faaliyetlerinde aksamalara neden olduğu öne sürüldü.
Bu gerekçelerle kliniklerden, Uluslararası Sağlık Turizmi Birimi tarafından iletilen randevu taleplerinin öncelikli olarak değerlendirilmesi, tıbbi zorunluluk bulunmadıkça sağlık turizmi hastalarına ileri tarihe randevu verilmemesi ve gerekli koordinasyonun sağlanması istendi. Yazıda ayrıca hastanenin uluslararası alandaki hizmet kalitesinin korunması, hasta memnuniyetinin artırılması ve sağlık turizmi faaliyetlerinin etkin biçimde sürdürülmesi için konuya gerekli özenin gösterilmesi talep edildi.
65 yaş üstü ve kanser hastalarından da öncelikliler
Yazının gönderilmesiyle beraber sağlık turizmi ile gelen hastalar; kanser, böbrek yetmezliği ya da uzuv kaybı gibi hastalıkları olan engelli kişiler, 65 yaş ve üzeri kişiler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri, malul ve gaziler ile aileleri gibi Türkiye’de öncelikli hasta olarak tanımlanan kişilerin de önünde yer alabilecek.
T.C. vatandaşlarından 4 kat daha fazla ödeme
Çapada Uluslararası Sağlık Birimi diye bir birim kurulmuş olsa da buna uygun özel bir poliklinik bulunmuyor. Yurt dışından gelen bir hasta Çapa’da tedavi olmak istiyorsa, Sağlık Bakanlığı'nın uluslararası hastalar için oluşturduğu HealthTürkiye sistemi üzerinden başvuru yapabiliyor. Ya da Sağlık Biriminde kayıt sekreteri olarak görevlendirilen 2 kişi hastaların işlemlerini gerçekleştirdikten sonra hastalığın durumuna göre ilgili kliniği arayarak randevu alıyor ve hasta direk doktora yönlendiriliyor.
Bir diğer seçenek de sağlık turizmi acentelerine başvurmak. Bu durumda ise acenteler yurt dışındaki hastayla ilk iletişimi kuruyor, doktor veya klinik seçimini gerçekleştiriyor, tedavi planını hazırlıyor ve hasta için diğer organizasyonları tamamlıyor.
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı” internet sitesinde ücret tarifesi bölümü ise “Web sayfası kısa bir süre için hizmet verememektedir” ifadesiyle açılıyor. Ancak sağlık turizmi ile polikliniğe gelen hastaların sadece muayene ücretinin 1700 lira olduğu, eğer öğretim üyesi muayenesi istenirse de hastalığın kliniğine göre 10-15 bin TL aralığında değiştiği biliniyor. Bu T.C. vatandaşının ücretli sağlık hizmetinin yaklaşık 3 katı civarında. Üstelik sağlık turizminde yapılan tüm laboratuvar, görüntüleme, ameliyat hizmetleri de yine T.C. vatandaşlarından 3 kat daha fazla.
Başhekimlik tarafından gönderilen yazının, hastanedeki öğretim üyeleri üzerinde baskı oluşturacağı ve doktorların hasta inisiyatifi almasının önüne geçebileceği aktarılıyor.
‘Kamu hastaneleri gelir odaklı işletmelere dönüştürülüyor’
Yazıyı Evrensel’e değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Erol, söz konusu uygulamanın sağlıkta uzun yıllardır sürdürülen piyasacı politikaların yeni bir halkası olduğunu söyledi.
İstanbul Tıp Fakültesinin tarihsel olarak ülkenin dört bir yanından gelen yurttaşlara kamusal sağlık hizmeti sunan üçüncü basamak bir üniversite hastanesi olduğuna dikkat çeken Erol, kamu hastanesinin ücret karşılığında sunulan sağlık turizmi hizmetleri için öncelik talep etmesinin yalnızca idari bir karar olarak görülemeyeceğini belirtti.
“Bu hastaneye gelen yurttaşlar zaman kaybedecek, tedavileri ötelenecek hastalar değildir” diyen Erol, “Bir kamu üniversitesi hastanesinin ücret karşılığında sunulan sağlık turizmi hizmetleri için öncelik talep etmesi, sağlık hizmetinin kamusal niteliğinin hangi anlayışla yönetildiğini de göstermektedir” ifadelerini kullandı.
‘Yurttaş aylarca bekliyor’
Türkiye’de milyonlarca yurttaşın aylar sonrasına poliklinik randevusu alabildiğini, MR, tomografi, ameliyat ve ileri tetkikler için uzun bekleme sürelerinin olağan hale geldiğini söyleyen Erol, sağlık emekçilerinin de ağır iş yükü altında çalıştığını vurguladı.
“Kamu hastaneleri personel yetersizliği nedeniyle hizmet üretmekte zorlanırken, böyle bir tabloda önceliğin daha yüksek ücretlerle sunulan sağlık turizmi hizmetlerine verilmesi sağlık hakkı açısından ciddi bir sorundur” diyen Erol, kamu kaynaklarıyla hizmet veren bir üniversite hastanesinde sağlık turizmi hastalarının idari yazıyla öncelikli hale getirilmesinin Türkiye’deki yurttaşların sağlık hizmetine erişimi bakımından ayrımcı bir uygulama olduğunu dile getirdi.
‘Sağlık hakkı ödeme gücüne göre belirlenemez’
Sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen hastalara sağlık hizmeti sunulmasına karşı olmadıklarını ifade eden Erol, bunun kamu hastanelerinde yurttaşların sağlık hizmetine erişiminin önüne geçirilmesini kabul etmediklerini söyledi. “Sağlık bir insan hakkıdır; ticari bir faaliyet alanı değildir” diyen Erol, kamu hastanelerinin gelir elde eden işletmeler değil, toplumun sağlık hakkını güvence altına alan kurumlar olduğunu vurguladı.
Sağlık hizmetlerinde önceliğin yalnızca tıbbi gereklilik ve aciliyet ölçütlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirten Erol, ödeme gücüne göre farklılaştırılmış bir sağlık hizmeti anlayışının kamu sağlık sisteminin temel ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
‘Bu yazı piyasacı dönüşümün yeni örneği’
Son yıllarda sağlıkta dönüşüm politikalarıyla birlikte kamu hastanelerinin giderek daha fazla gelir üretme baskısıyla karşı karşıya bırakıldığını söyleyen Erol, performans sistemi, şehir hastaneleri modeli, katkı payları ve sağlık turizmi uygulamalarının kamusal sağlık hizmetini piyasa koşullarına göre şekillendirdiğini dile getirdi.
İstanbul Tıp Fakültesi Başhekimliğinin yayımladığı yazının da bu dönüşümün yeni bir örneği olduğunu belirten Erol, “Yazıda açıkça ‘parası olan önce muayene olsun’ denilmese de ücretli sağlık turizmi hastalarının randevularının öncelikli planlanmasının istenmesi fiilen bu anlama gelmektedir” dedi.
Erol, söz konusu yazının geri çekilmesini, kamu hastanelerinde sağlık hizmetinde önceliğin yalnızca tıbbi gereklilik ve aciliyet esasına göre belirleneceğinin kamuoyuna açıklanmasını ve ilgili idari süreçlerin başlatılmasını istedi.
“Kamusal sağlık hizmeti, parası olanın daha hızlı ulaştığı bir ayrıcalık değil; herkes için eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli biçimde sunulması gereken temel bir insan hakkıdır” diyen Erol, kamu hastanelerinin ticari rekabetin değil, toplumun sağlık hakkının gerekliliklerine göre yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakanlığın sağlıkta ticari şirketi: USHAŞ
Sağlık turizmi için Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan USHAŞ (Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ) 4 Şubat 2019 tarihinde faaliyetlerine başladı. USHAŞ, uluslararası sağlık hizmetleri alanında Türkiye’de sunulan hizmetlerin tanıtımını yapmak, kamu ve özel sektörün sağlık turizmine yönelik faaliyetlerini desteklemek ve koordine etmek amacıyla kuruldu.
USHAŞ, aynı zamanda uluslararası sağlık hizmetlerine ilişkin politika ve stratejiler ile hizmet sunum standartları ve akreditasyon kriterleri konusunda Bakanlığa önerilerde bulunuyor. USHAŞ tam manasıyla sağlığı bir ticaret aracı olarak görerek buna uygun planları hayata geçiriyor. USHAŞ, faaliyetini Türkiye’nin sağlık hizmetleri ihracatında (dış satım) varlığını küresel ölçekte güçlendirmek olarak tanımlıyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et