6 ayda 36 çocuk çalışırken öldü
Bakan Yusuf Tekin’in “müfredatı sektörle iş birliği ile belirliyoruz” diye tanıttığı, mesleki eğitim sistemi can almaya devam ediyor. Antalya’da otelde çıkan yangında yaralanan 2 meslek liseli hayatını kaybetti. 6 ayda 36 çocuk çalışırken öldü.
Eylem Nazlıer
[email protected]
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sektörle iş birliği içinde müfredatını belirlediklerinin, işbaşı eğitimlerini teşvik ettiklerinin altını çizdiği meslek liselerinde öğrenciler staj adı altında çalıştırılırken can veriyor. Son olarak Kütahya Yoncalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenim gören ve 16-17 yaşlarındaki üç öğrenciden ikisi staj yapmak için geldikleri Antalya’da çalıştıkları otelde çıkan yangında hayatlarını kaybetti. Çalıştıkları otele ait prefabrik lojmanda 7 Haziran’da gece saatlerinde patlama nedeniyle çıkan yangında yaralanan öğrencilerden Eymen Enes Aygece 37, Süleyman Tuna Ergürel ise 39 gün sonra tedavi gördükleri Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde öldü. Öğrencilerden M.T.T.nin ise tedavisi halen sürüyor.
‘Öldüren eğitim modeli değişmeli’

Meslek lisesi öğrencilerinin ölümünde yalnızca bir yangının değil çocuk emeği üretimin parçası haline getiren meslek lisesi ve mesleki eğitim merkezi (MESEM) anlayışının da sorgulanmasını gerektiğini dile getiren A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek, çocukların eğitim ve güvenli yaşam hakkının işletmelerin ucuz iş gücü ihtiyacına tabi kılındığı için iş cinayetlerinin kaçınılmaz hale geldiğine dikkati çekerek “Turizm sektörü uzun çalışma süreleri, yoğun sezon baskısı ve maliyetleri düşürme anlayışıyla işçi sağlığı ve güvenliği açısından en riskli iş kollarından. İşverenin tahsis ettiği personel lojmanları çoğu zaman gözlerden uzak, havalandırması yetersiz, nem ve rutubet sorunu yaşanabilen alanlar. Bu alanlarda sağlıklı barınma koşulları yok” dedi. Bu yıl en az 36 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlatan İpek “Bu tablo sermayeye çocuk emeğini bir ganimet gibi sunulmasıdır. Çocuk işçiliğini yaygınlaştıran politikalar değişmedikçe, çocukların eğitim hakkını ve yaşam hakkını önceleyen kamusal bir mesleki eğitim sistemi kurulmadıkça benzer acılar yaşanmaya devam edecektir” uyarısında bulundu.
‘Yoksul ailelerin çocukları ölüyor’

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, göz göre göre yaşanan çocuk ölümlerine sessiz kalındığına işaret ederek “Meslek liseleri, MESEM’ler gerçekten iyi işleyen bir sistem olsaydı, önce o işletmede, o tezgahta Milli Eğitim Bakanının çocuğunu, bu sistemi öven patronların çocuklarını görürdük. Kendi çocuklarına milyonluk özel okulları, yurt dışındaki okulları layık görenler, halkın çocuklarını sermayenin çarklarında çalıştırmaktan çekinmiyor” tepkisini gösterdi. Mevcut yasa ve yönetmeliklerin etrafından dolaşılarak çocukların riskli ve ağır işlerde çalıştırıldığına dikkati çeken Özbay “Burada yalnızca çocukların bedenleri yaralanmıyor, ağır psikolojik travmalar da yaşanıyor. Çocukların çocuklukları, gençlikleri ve hayalleri sermayenin çarklarında öğütülüyor. Bunun aynı zamanda bir cinayet boyutu da var. Çünkü bu sistem çocukların çocukluğunu ve hayallerini çalıyor, onları yok ediyor. Hayatını kaybeden çocukların hikayelerine baktığımızda tamamının yoksul ailelerin çocukları olduğunu görüyoruz. Bu nedenle bu düzene mecbur bırakılıyorlar. Bu düzenin de ölümlerin ve yaralanmaların da sorumlusu başta Milli Eğitim Bakanlığıdır. Çocuğu çocuk olarak değil, işçi ve ucuz iş gücü olarak gören bu düzen yüzünden, bu ülkenin çocukları ve geleceği adeta yok ediliyor” diye konuştu.
‘Bu çocuklar oraya tatil yapmaya gitmedi’

Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İzzet İldeş, hayatını kaybeden çocukların oraya tatil yapmaya değil, turizm patronlarının ucuz iş gücü ihtiyacını karşılamaya gönderildiğini belirterek “Bu münferit bir ‘staj kazası’ değildir. Çocukları ailelerinden ve okullarından koparıp otellere, fabrikalara ve atölyelere teslim eden eğitim politikasının doğrudan sonucudur” dedi Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in paylaştığı videolarda 14-15 yaşındaki çocukların iş güvenliğinin nasıl sağlandığı sorusuna; işletmelerden rapor alındığını, valilikler bünyesinde komisyonlar kurulduğunu, protokoller imzalandığını ve koordinatör öğretmenlerin iş yerlerini belirli aralıklarla denetlediği yanıtını verdiğini hatırlatan İldeş “Tekin’in bu yanıtı çocuk emeğinin sömürüsünü ortadan kaldırmıyor. Bir çocuğun çalıştırıldığı yeri denetlemekle övünmek, onun işçi olarak çalıştırıldığını açıkça kabul etmektir. Bakanlık çocukların neden okulda değil de işletmelerde olduğunu sorgulamıyor. En kusursuz denetim bile çocuk emeği sömürüsünü meşrulaştıramaz. Eymen Enes ile Süleyman Tuna’nın ölümü, Yusuf Tekin’in ‘güvenli ve nitelikli mesleki eğitim’ söyleminin gerçekte neye karşılık geldiğini göstermiştir. Çocukların yeri otel mutfakları, fabrika bantları, sanayi atölyeleri ve personel lojmanları değil; öğretmenlerinin yanında, arkadaşlarıyla birlikte, güvenli ve kamusal okullardır. Çocuk emeği denetlenemez; yasaklanır. Bu sömürü düzeni iyileştirilemez, sona erdirilmelidir” çağrını yaptı.

1 ayda 6 çocuk çalışırken öldü
Yüzde 43- Meslek liselerine giden öğrenci oranı
487 bin 817- Mesleki eğitim merkezi (MESEM) öğrenci sayısı
21 – MESEM’de çalışırken can veren öğrenci sayısı
Yüzde 10 – MESEM’deki güvensiz iş yerleri oranı
6- Haziran 2026’da çalışırken ölen çocuk sayısı
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et