15. Temmuz'un 10. yılında Fatih Yaşlı anlattı: Erdoğan’ın 'Allah’ın bir lütfu' dediği 15 Temmuz sistemin dönüşümünün adıdır
Fatih Yaşlı, Erdoğan'ın 15 Temmuz’u "Allah'ın lütfu" olarak görerek krizi yeni rejim inşasının aracına dönüştürdüğünü vurgularken; Türkiye'nin OHAL, KHK’larla adım adım Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne sürüklendiğini söyledi.
Fotoğraf: @fatih_yasli'nın Twitter hesabından alınmıştır.
Kübra Kırımlı
[email protected]
Darbenin 10’uncu yılında halen karanlıkta çok sayıda soru kaldığını ifade eden Siyaset Bilimci Doç. Dr. Fatih Yaşlı, Erdoğan’ın, 15 Temmuz darbesiyle Türkiye’nin rejimini nasıl değiştirdiğini anlattı.
AKP ile Gülen Cemaati’nin uzun yıllar boyunca bir tür gayri resmi koalisyon ortağı olarak hareket ettiklerini hatırlatan Yaşlı, “Rejim inşasında, yani hükümet olmaktan devlet olmaya geçişte, başta asker olmak üzere buna karşı durabileceği düşünülen devlet içindeki unsurlar, cemaate ait yargı-emniyet entegre yapılanmasının yürüttüğü Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlarla tasfiye edildi. AKP de özellikle ‘yetmez ama evet’le hatırladığımız 2010 Referandumu ile yargının kontrolünü cemaate verdi. Devletin ve bürokrasinin kilit noktalarına da cemaatçiler atandı ve devlet kurumları adeta paylaşıldı; dolayısıyla son derece iç içe geçmiş iki yapılanma uzunca bir süre birlikte hareket etti” dedi.
"AKP darbenin savuşturulmasını bir fırsat olarak gördü"
Ancak devamında bu kurumların paylaşımına dair bir egemenlik mücadelesi başladığını ve biri Milli Görüş, diğeri Nurculuk ekolünden gelen bu iki İslami yapılanmanın büyük bir savaşa tutuştuğunu anlatan Yaşlı, “Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması, 17-25 Aralık operasyonları, dershanelerin kapatılması vs. tarafların karşılıklı olarak yaptıkları hamlelerdi. 2016 Yüksek Askeri Şurası’nda ordu içerisindeki cemaatçilerin tasfiye edileceği anlaşıldığında cemaat –ya da belki de bir kanadı- bunu durdurmak için darbe girişiminde bulundu. Ancak bu darbe MİT tarafından savuşturuldu. AKP ise darbenin savuşturulmasını bir fırsat olarak gördü ve yaşanan krizi rejim inşasına devam etmek için bir araç olarak kullanmaya başladı” dedi.
"Muhalefetin olan biteni izlemesiyle adım adım var edildi”
Darbenin ardından ilan edilen OHAL’in bununla ilgili olduğunu ifade eden Yaşlı, “O tarihe kadar ülke fiili OHAL’le yönetilirken buradan resmi OHAL’e geçildi ve anayasa askıya alınarak devlet, Kanun Hükmünde Kararnameler’le (KHK) yönetilmeye başlandı. KHK’lar aracılığıyla büyük tasfiye operasyonları yapıldı ve bu operasyonlar sadece Fethullahçılarla sınırlı kalmadı ve farklı muhalif kesimlere de uzandı. Tüm bunlar yaşanırken Bahçeli, cemaatten boşalan yeri MHP’nin doldurmasına karar verdi ve bugün hala iş başında olan gayri resmi AKP-MHP ortaklığı kuruldu. Bahçeli ayrıca uzun süredir gündemde yer almayan başkanlık sistemini yeniden tartışmaya açtı ve ülke OHAL kaldırılmadan, OHAL koşulları altında ve iktidarın her türlü devlet imkanını kullandığı bir ortamda rejimi anayasal olarak da değiştirecek olan 2017 Referandumuna götürüldü. Dönemin ana muhalefetinin basiretsizliğinin de katkısıyla Türkiye bu referandumla ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmiş oldu ve yaklaşık on yıldır da bu sistemle yönetilmeye devam ediyor. Dolayısıyla Erdoğan’ın 15 Temmuz’u ‘Allah’ın bir lütfu’ olarak görmesini bizzat zaman doğruladı ama bu lütuf bizzat iktidarın kendi hamleleriyle ve muhalefetin olan biteni izlemesiyle adım adım var edildi” dedi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et