9 işçinin hesabı kime sorulacak?
Erzincan İliç’te 9 işçinin ölümüyle sonuçlanan faciaya ilişkin davada tutuklu sanık kalmadı. Şirketin altın hırsı ve yargıdaki aklama operasyonlarıyla hukuk yerle bir edilirken, İliç halkı ise maden ile yoksulluk arasına sıkıştırılmış durumda.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Erzincan İliç’te SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold’a ait Çöpler Altın Madeninde 13 Ocak 2024’te yaşanan ve 9 işçinin toprak altında kalarak yaşamını yitirdiği facianın üzerinden geçen sürede, adalet mücadelesi ağır bir yara aldı. 17 Mart 2025’te başlayan, 5’i tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada 8. duruşma itibarıyla tutuklu tek bir sanık bile kalmadı. Verilen tahliye kararları 9 işçinin canı ve doğa için adalet bekleyen Yıldız ailesi başta olmak üzere acılı aileleri altüst etti.
Şirketler satışta, adalet yokuşta
Cumhuriyet tarihinin en büyük çevre felaketlerinden biri olmasına rağmen, 8 duruşma boyunca çevreye verilen zararın esamesi okunmadı. Dava sürecinde kimin ne iş yaptığı, hangi sorumluluğu üstlendiği muamma olarak kalmaya devam etti. Şirket çalışma şemalarını gizleyen, dijital verilerin incelenmesine engel olan SSR Madencilik, duruşmalar sürerken Çöpler Altın Madenindeki yüzde 80’lik payını 1.5 milyar dolar bedelle Cengiz Holdinge sattı. Bu satış, Anagold’un izini kaybettirmek ve altın musluğunu yeniden açmak için atılmış stratejik bir adım olarak kayıtlara geçti.
Geriye dönük görev tanımları ile yargıyı yanıltma hamlesi
Duruşmalarda ne şirketin asıl yetkililerine ne de karar verici mekanizmalara dokunuldu. Yığın liçinin çökmesine yol açan kararları kimin aldığı, ÇED raporlarındaki çelişkilerin nasıl göz ardı edildiği soruları yanıtsız bırakıldı. Hatta 7. duruşma öncesi bilirkişi heyetinde yer alan bir profesörün Anagold ile ticari ilişkisi ortaya çıktı ancak mahkeme ne yeni bir heyet kurdu ne de şaibeli bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.
Son duruşmada tutuklu iki sanığın ev hapsi ile tahliye edilmesi sanık avukatları tarafından mahkeme salonunda adeta bir zafer gibi kutlanırken, Uğur Yıldız’ın ailesinin adliye koridorlarında yükselen “Adalet bu mu?” haykırışı, davanın vicdani iflasını özetliyordu. Anagold’un Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin ısrarlı taleplere rağmen bir kez dahi mahkeme salonuna getirilmemesi, faciada sorumluluğu olan isimlerin Ankara’ya tayin edilerek yargılamadan kaçırılması, mahkeme başkanının AKP’li vekille Mecliste verdiği poz, hukukun tarafsızlığına düşen kara bir leke oldu.
Davanın bir diğer çarpıcı detayı ise kırmızı bültenle aranan Kenan Özdemir’in avukatının sunduğu belgelerdi. Müvekkilinin görev tanımının “geriye dönük” olarak değiştirildiği ve savcılığa bu şekilde bildirildiğini açıkladı. Anagold’un katliamı gizlemek için görev tanımlarını bile yeniden yazdığı bu operasyon, hukukun nasıl yerle bir edildiğinin belgesi oldu.
İliç’te ‘maden mi, yoksulluk mu?’ kısır döngüsü
İliç’te maden sonrası hayat ise yaşanamaz hale geldi. Madenin kapatılması sonrası bölgede geçim kaynağı kalmayan halk, tarım ve hayvancılığa da dönemedi çünkü toprak ve mera alanları artık zehirli. 10 yılını madende geçiren ve çaresizlikle başka şehre göç eden bir işçi, ilçedeki imkansızlığı “Eskişehir’e yerleşmek zorunda kaldık” sözleriyle anlatıyor.
İlçede kalanlar ise borç batağında, madenin yeniden açılmasını umut ediyor. Kendi de madende çalışmak isteyen bir işçi yakını durumu şu sözlerle özetliyor: “İnsanlar evini, arabasını sattı. Başka seçenek kalmadı. Evet bir felaket yaşandı ama madende çalışmaktan başka şansımız yok. Cengiz’in, Anagold kadar ücret vereceğini de sanmıyoruz, ‘İşine geliyorsa’ diyecekler. Üst komşum madende insan kaynaklarında çalışıyor. Birkaç gün evvel madenin 3 vardiya biçiminden çalışmaya başladığı bilgisini verdi ama nasıl bir çalışma ayrıntısını bilmiyorum. Faciadan sonra çok fazla işten çıkarma oldu. İşe alım için mülakat olacak diyen de var, İŞKUR üzerinden alım yapılacak diyen de. Bekliyoruz, çünkü madene mecburuz.”
Siyaset ve sermayenin kesişimi
Nisan ayında Cengiz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şeref Cengiz’in, Anagold Genel Müdür Vekili Ali Sert ve MHP’li İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi ile madende bir araya gelmesi, bölgedeki yeni dönemin işaret fişeği oldu. Geçmişte AKP gençlik kollarından ilçe başkanlığına uzanan bir kariyeri olan ve 2024 seçimlerinde MHP’den aday gösterilen Elçi’nin, Şeref Cengiz ile görüşmek için Devlet Bahçeli’yi devreye soktuğu iddiaları, bölge halkının en çok konuştuğu konular arasında. Faciada sorumluluğu olduğu iddia edilen ancak soruşturma aşamasında dahi ismi geçmeyen Ali Sert ise iki gün evvel Erzincan’ın yerel basınında çıkan bir habere göre Anagold Madencilik Genel Müdürü olarak atandı.
Mahkeme kapısında beklerken stresten bayılan bir baba, mahkeme salonunda feryat eden bir annenin çığlığı hâlâ kulaklarımızda. Baba Ali Ekber Yıldız tüm toplumsal kesimlere davaya sahip çıkması çağrısı yaparken, adalet bakanıyla görüşmek istediğini gazetemiz aracılığıyla iletiyor. Anne Sevda Yıldız ise maden açılmasın, doğamız daha fazla zehirlenmesin, oğluyla birlikte yaşamını yitiren 8 işçinin hakkı yerde kalmasın diye gerekirse adliye önünde adalet nöbeti tutacağını söylüyor.
İliç, altın uğruna çürütülen bir ilçenin, adalet ise kâr hırsına kurban edilen bir toplumsal sözleşmenin yıkımını yaşıyor. Katliam sorumlularına verilen terfiler ve Ankara’ya kaçırılan isimler ise “Adaletin nerede arandığı” sorusunun cevabını veriyor.
Ne olmuştu?
Erzincan İliç’te Anagold Madencilik AŞ’ye ait Çöpler Altın Madeninde 13 Şubat 2024’te yığın liç alanının çökmesi sonucu toprak altında kalan 9 işçi hayatını kaybetti. 10 milyon metreküp siyanürlü toprak 200 metrelik bir yamaçtan Sabırlı Deresi’ne doğru 800 metre kaydı. İlk açıklamalara göre liç yığının yayıldığı alan 300 dönümdü.
Şirket içi yazışmalara göre faciadan yalnızca üç gün önce, normalde 22. katta kalması gereken yığın alanının 33. kata kadar yükseldiği tespit edildi ancak söz konusu alana yığın yapılmaya ve cevher dökülmeye devam edildi.
Anagold Madencilik 2009 yılında Çalık Holdingin yan kuruluşu Lidya Madencilik AŞ ve Amerikalı Alacer Gold Corp. tarafından Alacer Anagold Anonim Şirketi olarak kuruldu. Çöpler madeninin inşası ise 2009 yılında başladı ve 2010 yılında üretim faaliyetine geçildi. 2020 yılında ise Alacer Gold Corp., Kanadalı bir şirket olan SSR Mining Inc. tarafından satın alındı. Aralık 2010’dan beri altın üretimi yapılan, yüzde 20 hissesi Çalık Holdinge, işletimi Anagold Madencilik’e ait olan altın madenine 2022 yılında siyanür sızıntısı sebebiyle, çevreyi kirlettiği gerekçesiyle en üst sınırdan para cezası kesilmişti.
Evrensel'i Takip Et