2026 LGS sonuçları açıklandı: 342 bin çocuk sınava bile girmedi
2026 LGS sonuçları tam puan alan 452 öğrenci ile duyurulurken, çağ nüfustaki 342 bin çocuğun sınava dahi girmediği ortaya çıktı. Prof. Dr. Adnan Gümüş, 314 bin çocuğun başvuru aşamasında sistemin dışında kaldığını belirterek, “Bu çocuklar nerede?” dedi.
Fotoğraf: MEB
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul - Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları açıklandı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sınava 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin başvurduğunu, 994 bin 358 adayın sınava katıldığını ve katılım oranının yüzde 97.23 olduğunu duyurdu. Bakanlık, katılım oranını yüksek olarak sunarken, eğitimciler ise açıklanan verilerin çağ nüfusu dikkate alınmadan değerlendirildiğine dikkat çekerek, yüz binlerce çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığına ve bunun açıklanması gerektiğine vurgu yapıyor.
Geçen yıl 719 öğrencinin tam puan aldığı sınavda bu yıl 500 tam puan alan öğrenci sayısı 452 oldu. Aynı dönemde merkezi sınavla öğrenci alan köklü Anadolu ve fen liselerinin kontenjanları azaltıldı. Kontenjanlar Kabataş Erkek Lisesi’nde (İngilizce) 90’dan 60’a, Vefa Lisesi’nde 150’den 120’ye, İzmir Atatürk Lisesi’nde (İngilizce) 180’den 150’ye, Kadıköy Anadolu Lisesi’nde 180’den 150’ye, Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nde 150’den 120’ye düşürüldü.
LGS sonuçlarını gazetemize değerlendiren Çukurova Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) açıkladığı katılım oranının gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, asıl bakılması gereken verinin sınava giren öğrenci sayısı değil, sınav çağındaki çocuk nüfusu olduğunu söyledi.
“Bu çocuklar nerede?”
Türkiye’de 13 yaş grubundaki nüfusun 1 milyon 293 bin 209 olduğunu, geçici koruma kapsamındaki çocukların da hesaba katılmasıyla sınav çağındaki çocuk sayısının yaklaşık 1 milyon 336 bine ulaştığı bilgisini veren Prof. Dr. Gümüş “Buna karşın LGS’ye 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin başvurdu. Yaklaşık 314 bin çocuk daha sınava başvuru aşamasında sistemin dışında kaldı” dedi.
Gümüş, “Bu çocuklar nerede? Okulu mu bıraktılar, devamsız mı oldular, eğitim sisteminin dışına mı itildiler? Bakanlığın öncelikle bunu açıklaması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Gümüş, sınava fiilen katılan öğrenci sayısı esas alındığında ise tablo daha ağırlaştığını söyledi.
“Sosyal bilimler sınavda yoktu”
Çağ nüfusuna göre hesaplama yapıldığında yaklaşık 342 bin çocuğun sınava girmemiş olduğunu dile getiren Gümüş, “Bu da yüzde 25.6’lık bir kesime karşılık geliyor. Her çocuk eğitim hakkına sahip. Dolayısıyla bu çocukların neden sınava girmediği kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmak zorunda” çağrısını yaptı.
LGS’nin yalnızca sonuçlarıyla değil, soru dağılımıyla da tartışılması gerektiğinin altını çizen Gümüş, “MEB yeni Maarif Modeli ile eleştirel düşünme, toplumsal gelişim ve sosyal becerileri öne çıkardı ama buna rağmen sınavda sosyal bilgiler alanına yer verilmedi” dedi. Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri’nin 20’şer soruyla sınavın büyük bölümünü oluşturduğunu, İnkılap Tarihi, Din Kültürü ve Yabancı Dil derslerinden ise 10’ar soru yöneltildiğini belirten Gümüş, buna karşın sosyal bilimler alanının tamamen dışarıda bırakıldığını söyledi.
Sosyal bilgilerin ilkokul ve ortaokul eğitiminin temel alanlarından biri olduğunu hatırlatan Gümüş “Sosyal bilgiler çocuğun toplumu, yurttaşlığı, yaşamı kavramasını sağlayan derstir. Buna rağmen sınavda tek bir sosyal bilgiler sorusu bile bulunmuyor. Bunun pedagojik değil, ideolojik bir tercih olduğunu düşünüyorum. Din Kültürü yer alırken sosyal bilgilerin dışlanması, yaşamı din eksenli tanımlayan bir yaklaşımın ürünüdür. Çünkü hayatı dine endekslemek istiyorlar. İdeolojik bir tercihte bulunuyorlar” ifadelerini kullandı.
“Meslek liseleri ve imam hatiplere yönlendirme var”
LGS sonuçlarıyla birlikte bazı köklü liselerin kontenjanlarının azaltıldığı yönündeki bilgileri de değerlendiren Gümüş, bunun yeni olmadığını söyledi. Genel akademik lise kontenjanlarının uzun süredir daraltıldığını hatırlatan Gümüş, “Anadolu ve fen liselerindeki kontenjanlar sistematik biçimde azaltıldı” dedi.
Her yıl akademik liselerin kontenjanlarının azaltıldığını böylece öğrencilerin meslek ya da imam hatip liselerine yönlendirildiğine işaret eden Gümüş “Bu da eğitim politikalarının bilinçli bir tercihi olarak karşımıza çıkıyor. Çocukların 18 yaşına kadar temel hedefinin genel eğitim ve çok yönlü gelişim olmalı. 18 yaşına kadar ana amacımız çocuğun genel gelişimidir. Onun için temel ve genel bilgileri aktarmakla yükümlüyüz. Ama gördüğünüz gibi sınavda sosyal bilgiler yok. Üniversite sınavında felsefe, sosyoloji, psikoloji sorularını neredeyse tümden dışlanıyor. Doğrudan piyasacı veya dini değerler üzerinden yönelim yapılıyor. Bizim milli eğitimin kapitalist ve dinci eğilimler dışında bir arayışı yok” ifadelerini kullanarak bir yandan çocukların eleştirel düşünmesini istediğinizi söylüyorsunuz, diğer yandan akademik eğitimin alanını daraltıyorsunuz eleştirisinde bulundu.
“Kontenjanlar azaltılıp özellerin önü açılıyor”
BirGün yazarı Eğitimci Emekçisi Feray Aytekin Aydoğan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla akademik liselerde her yıl kontenjanların azaltıldığına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: “Kontenjanların azaltılması sonucu ise istediği okul türüne gidemeyen öğrenciler özel okula mecbur bırakılıyor. Bu mecbur bırakılmanın ve teşvik, arazi tahsisi, vergi indirimi gibi isimlerle kamu bütçesinin, kamu kaynaklarının özel okul sahiplerine aktarılması sonucu özel liselerin oranı yüzde 24.81’e ulaştı. Dört liseden biri artık özel lise.”
Evrensel'i Takip Et