İBB davasında mahkemeye itiraz: Savunma kısıtlamasında ‘Ergenekon’ ayrıntısı
İBB davasında, başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere yargılanan isimlerin savunma hakkının kısıtlanması yargıya taşındı. Mahkemeye verilen dilekçede “Ergenekon davası” hatırlatıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında, başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere yargılanan isimlere ve savunma hakkına getirilen süre kısıtlaması yargıya taşındı. Avukatlar Hüseyin Ersöz ve Enes Ermaner tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, bu uygulamanın adil yargılanma hakkını açıkça ihlal ettiği vurgulandı.
Davanın ilk duruşma sürecinde uygulanan savunma süresi sınırlandırması ve sanıkların yüzüne karşı yapılmayan tutukluluk incelemeleri, hukuki bir tartışmanın fitilini ateşledi.
“Tutukluluk hallerinin devamı hukuka aykırı”
Avukat Hüseyin Ersöz, mahkemeye sunduğu dilekçede ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, savunma hakkının kısıtlanmasının gelecekte daha büyük hak ihlallerine yol açacağını belirtti. Dilekçede öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
“Yaklaşık 4 bin sayfalık bir iddianamenin, yüz binlerce sayfalık delil klasörünün ve 400’den fazla sanığın bulunduğu bir davada savunmaya süre sınırı koyulamaz.
Tutuklu sanıkların duruşmada sözlü tahliye talepleri alınmadan, dosya üzerinden yapılan incelemelerle tutukluluk hallerinin devam ettirilmesi hukuka aykırıdır.”
Mahkemeye “Ergenekon davası” hatırlatması
Avukatlar, yapılan bu uygulamanın geçmişteki benzer usulsüzlükleri anımsattığını belirterek, Yargıtay'ın emsal kararlarına dikkat çekti. Dilekçede geçmiş dönem hatırlatması yer aldı:
“Geçmişte kamuoyunda 'Ergenekon Davası' olarak bilinen yargılamada da benzer savunma kısıtlamaları uygulanmıştı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi bu durumu 'mutlak bozma sebebi' saymış, hatta bu kısıtlamaları getiren Ergenekon hakimlerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan mahkumiyet kararı verilmişti.”
“Karardan dönülmezse dosya üst mahkemeye gitsin”
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesine verilen dilekçede, duruşmalarda sanıklara ve avukatlara tahliye ya da delillerin toplanması (tevsi tahkikat) talepleri için söz verilmemesi şeklindeki fiili uygulamadan derhal vazgeçilmesi istendi.
Eğer mahkeme bu itirazı kabul etmezse, dilekçenin incelenmek üzere bir üst mahkeme olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi ve hukuka aykırı kararın tamamen ortadan kaldırılması talep edildi.
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et