Depremde yıkılan MCG Tower davasında bir erteleme daha: 'Mazeret değil, adalet istiyoruz'
Hatay'da 14 kişinin yaşamını yitirdiği MCG Tower davasında bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın üç aydır mahkemeye ulaşmadığı belirtildi. Mahkeme duruşmayı 29 Eylül'e ertelerken, yakınlarını kaybedenler gecikmelere tepki gösterdi.
Fotoğraf: ANKA
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan MCG Tower'a ilişkin davada, son bilirkişi raporunu içeren dosyanın üç aydır mahkemeye sunulmadığı, önceki duruşmaya ait SEGBİS kaydının ise hala çözümlenmediği tespiti yapıldı. Depremde anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, "Bu gecikmelerin sorumlusu kim? Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece görevini yapan bir yargı görmek istiyoruz. Erteleme, gecikme ve gerekçe duymaktan usandık. Mazeret değil, adalet istiyoruz" dedi.
Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Hatay'ın İskenderun ilçesinde bulunan MCG Tower'ın yıkılması sonucu 14 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin 14 kişi hakkında, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.
İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen 9'uncu duruşmaya depremde yakınlarını kaybedenler, bazı tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, önceki celsede dosyanın tüketici mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye gönderilmesine karar verildiğini, ancak son bilirkişi raporunun yer aldığı fiziki dosyanın talimat mahkemesinden henüz iade edilmemesi nedeniyle bu ara kararın uygulanamadığını bildirdi.
Sanık avukatları: Yeni bilirkişi raporu alınsın
Sanık Mehmet İnce, önceki savunmalarını tekrar ederek, "Ben jeofizik mühendisiyim. İlgili hususlardaki raporları dikkate alarak üzerime düşeni yaptım. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Diğer sanıkların avukatları da yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etti.
"Olası kast suçundan ek savunma alınmalı"
Depremde yakınlarını kaybedenler, şikayetlerinin sürdüğünü belirtti.
Müşteki avukatı Eren Can, bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın üç aydır mahkemeye ulaşmadığını belirterek, tekit yazısı yazılmasını, tüketici hukuku alanında bilirkişi atanmasına ilişkin ara karardan dönülmesini ve sanıklara "olası kast" suçundan ek savunma hakkı verilmesini istedi.
Duruşma 29 Eylül'e ertelendi
Mahkeme heyeti, önceki celseye ait SEGBİS kaydının çözümünün yapılmasına, bilirkişi raporunu içeren fiziki dosyanın dönüşü için talimat mahkemesine tekit yazısı yazılmasına, dosyanın tüketici mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.
Heyet ayrıca, bilirkişi raporunda "asli kusurlu" gösterilmesine rağmen iddianamede yer almayan Mustafa Kızılkaya hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürmesine ve sanık avukatlarının yeni bilirkişi raporu talebinin eksiklikler giderildikten sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.
"Bu gecikmelerin hesabını kim verecek?"
MCG Tower'da anne ve babasını kaybeden Selin Sümbültepe, depremin üzerinden 3,5 yıl geçtiğini belirterek, süreci şöyle değerlendirdi:
"Biz hala adalet için çırpınıyoruz. Bizim, 10 Nisan'da üçüncü bilirkişi raporumuz hazırlandı. Ancak aradan geçen üç aya rağmen bu fiziki dosya, bilirkişilerden mahkemeye geri gelmedi. Buna rağmen bugün duruşma, mahkeme heyetinin önünde fiziki dosya olmadan yapıldı. Dahası, 29 Nisan duruşmasının SEGBİS kaydının bile hala çözümlenememiş olduğunu öğrendik. Şimdi de ceza davasında, inşaat sözleşmeleri için tüketici hukuku alanında bilirkişi raporu alınmasına karar verildi. Bu karar, gerçeğin ortaya çıkmasına mı hizmet ediyor? Bu karar, davayı biraz daha uzatmaktan başka ne işe yarıyor? Bu gecikmelerin hesabını kim verecek? Üstüne üstlük, mahkeme heyeti de değişti. 3,5 yıldır bekleyen aileler olarak artık şunu soruyoruz: Bu dosyalar neden hala ilerlemiyor? Bu gecikmelerin sorumlusu kim? Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalet talebi neden görmezden geliniyor? Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sadece görevini yapan bir yargı görmek istiyoruz. Erteleme, gecikme ve gerekçe duymaktan usandık. Mazeret değil, adalet istiyoruz."
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et