Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri Dolmabahçe’den seslendi: 'NATO dağıtılsın'
İstanbul'da Emek, Barış ve Demokrasi Güçlerinin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar "68'in geleneğini sürdürüyoruz" diyerek NATO'ya karşı Dolmabahçe'ye yürüdü.
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, bugün başlayan NATO Zirvesi'ne karşı İstanbul’da protesto gösterisi düzenledi. AKM önünde bir araya gelen kitle, “İstenmiyorsunuz: NATO yoksullaşma, katliam ve yıkımdır” pankartı arkasında Dolmabahçe’ye yürüdü.
“Kürecik Radarı İsrail’in kalkanı, NATO üsleri kapatılsın”, “Katil NATO defol”, “Terör örgütü NATO dağıtılsın”, “NATO’dan çık, NATO’yu yık” dövizleri taşınan eylemde sık sık “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz”, “NATO defol, bu memleket bizim”, “Emperyalistler yenilecek, direnen halklar kazanacak”, “Savaşa değil emekçiye bütçe”, “Katil ABD, iş birlikçi AKP”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganları atıldı.
Fotoğraf: Andaç Aydın Arıduru/Evrensel
Yürüyüş sırasında Ankara’daki NATO protestolarına yönelik polis müdahalesi de alkışlarla protesto edildi, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması talep edildi.
Fotoğraf: Andaç Aydın Arıduru/Evrensel
Ayrıca zirve öncesi düzenlenen operasyonlara tepki gösterildi, gözaltına alınanların ve tutuklananların derhal serbest bırakılması talep edildi.
Arslanoğlu: Halkın barışa ve insanca yaşama ihtiyacı var
Yürüyüşe katılan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, gazetemize yaptığı açıklamada, NATO'nun bir savaş örgütü olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki yoksul halkın, emekçilerin ve emeklilerin savaşa değil barışa ve insanca bir yaşama ihtiyacı olduğunu belirtti. NATO Zirvesi'nin toplanma amacının bütçeden silahlanmaya ayrılan payı artırmak olduğuna dikkat çeken Arslanoğlu, "Bir araya gelmelerinin temel nedeni savaşa ayrılan payın artırılması talebidir. Bu durum, silah baronlarına yeni kaynak aktarımı demektir" şeklinde konuştu.
Fotoğraf: Özgün Ekim Baran Türker
Aslan: Kırmızı halılarla karşılayanlar suça ortaktır
Gazetemize konuşan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da Ankara ve Türkiye’nin birçok kentinin günlerdir adeta "yasak kentlere" dönüştürüldüğünü, insanların gözaltına alındığını ve tutuklandığını hatırlattı.
Tüm bu baskılara ve protestolara rağmen NATO Zirvesi’nin başladığını belirten Aslan, ABD ve müttefiklerinin en üst düzeyde korunduğuna dikkat çekerek, "Geçmişte Netanyahu’ya karşı takınılan protesto tavırlarını hatırladığımızda bugün sormak gerekir: Trump’ın, yani bu katliamların ortaklarının en yakın dostları kimlerdir? Filistin'de, Lübnan'da, Suriye'de yaşanan barbarlığa ortak olan NATO liderlerinin Türkiye’de kırmızı halılarla karşılanmasını asla kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu.
Fotoğraf: Özgün Ekim Baran Türker
NATO’nun dünyanın dört bir yanında darbeler tezgahlayan, kontrgerilla örgütleyen ve çocukların, kadınların kanına giren bir suç mekanizması olduğunu vurgulayan Aslan, zirvenin Türkiye'de yapılmasının bir utanç kaynağı olduğunu belirtti. Aslan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Trump da Netanyahu da Macron da aynı suçların ortaklarıdır. Bunları kırmızı halılarla karşılayanlar da bu suçlara ortak olmaktadır. Bu topraklar emperyalistlerin askerlerinin postalları altında çiğnetilecek bir ülke değildir; bu yüzden bir kez daha 'NATO defol, Trump defol' diyoruz."
Fotoğraf: Özgün Ekim Baran Türker
"NATO savaşın ve yıkımın aracıdır"
Dolmabahçe’de sona eren yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını KESK İstanbul Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ertuğrul Eroğlu okudu.
Açıklamada, NATO’nun emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının aracı olduğu belirtilerek, “Yeni güvenlik mimarisi” söylemiyle yeni savaş politikalarının hayata geçirilmesinin hedeflediği dile getirildi.
Fotoğraf: Andaç Aydın Arıduru/Evrensel
NATO’nun Vietnam, Kore, Küba, Latin Amerika, Yugoslavya, Irak, Suriye, Afganistan ve Gazze’deki savaş ve yıkımlardaki rolüne dikkat çekilen açıklamada, “NATO emekçiler için yıkım, savaş ve ölüm demektir” denildi.
Açıklamada ayrıca AKP iktidarının NATO zirvesi gerekçesiyle ülke genelinde baskıları artırdığı dile getirilerek, “Emperyalizmin ‘kurşun askeri’ olmak için milyarlarca lira harcayan, ülkeyi devrimciler, ilericiler ve emekçiler için adeta açık hava hapishanesine çeviren AKP’ye, emperyalizme ve işbirlikçilerine yanıtımız nettir: İstenmiyorsunuz” ifadelerine yer verildi.
Fotoğraf: Özgün Ekim Baran Türker
“NATO’ya karşı çıkmak suç değildir”
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri açıklamasında şu talepler sıralandı:
- "Tüm NATO üslerinin kapatılması,
- Türkiye’nin NATO’dan çıkması,
- NATO’nun dağıtılması,
- Silahlanma yarışının durdurulması,
- Silahlanmaya ayrılan bütçenin eğitim, sağlık, barınma ve sosyal haklara aktarılması,
- İstanbul ve Ankara’da NATO protestoları nedeniyle gözaltına alınan ve tutuklananların serbest bırakılması."
Açıklama, “NATO’ya ve emperyalizme karşı çıkmak suç değildir” vurgusuyla sona ererken, 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne karşı tüm emekçiler mücadeleye çağrıldı.
Evrensel'i Takip Et