NATO Zirvesi'nin görünmeyen gündemi: Silahlanma hedefi iklimi nasıl etkileyecek?
Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde savunma harcamalarının artırılması tartışılırken, Sezen Kaya Sönmez silahlanma politikalarının sera gazı emisyonlarını artırarak iklim hedefleriyle çeliştiğine dikkat çekiyor.
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Güvenlik Çalışmaları, Çevresel Güvenlik, İklim Güvenliği, Avrupa Birliği gi.i alanlarda uzmanlığı bulunan Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü doktora öğrencisi Sezen Kaya Sönmez'in kaleme aldığı analiz, Ankara'da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi'nin perde arkasındaki en büyük ikilemlerden birini gözler önüne serdi. Sönmez’in değerlendirmelerine göre NATO'nun iklim değişikliğini doğrudan bir güvenlik riski olarak tanımlamasına karşın, ittifakın savunma harcamalarını artırma planları mevcut iklim hedefleriyle büyük bir çelişki barındırıyor.
Savunma ve iklim gündemleri Ankara'da kesişiyor
Türkiye, bu yıl dört ay arayla önce NATO Zirvesi'ne, ardından BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye'nin aynı yıl içinde her iki zirveye birden ev sahipliği yapan ilk ülke olmasıyla, savunma ve iklim gündemleri Ankara'da doğrudan kesişiyor.
Sezen Kaya Sönmez
İklim değişikliği artık sadece bir "çevre meselesi" değil
Sönmez tarafından yapılan analize göre, iklim değişikliği yalnızca bir "çevre meselesi" olmaktan çıkıp, mevcut kırılganlıkları ve gerginlikleri büyüterek doğrudan bir güvenlik meselesi haline geldi. Aşırı sıcaklar, orman yangınları, kuraklık, toz fırtınaları ve su krizleri, askeri operasyonları ve kritik altyapıları doğrudan etkiliyor. Özellikle hava sıcaklığının 35°C'yi aşmasıyla askeri faaliyetlerin sağlık riskleri sebebiyle durdurulduğu "kara bayrak" günlerinin sayısındaki artış, iklimin operasyonel kapasiteye etkisinin en somut örnekleri arasında yer alıyor. Bu yıkıcı etkiler nedeniyle NATO da son 15 yıldır iklim değişikliğini operasyonel ve stratejik bir güvenlik riski olarak değerlendiriyor.
Savunma bütçesindeki artış net sıfır hedefini vurabilir
Sönmez, NATO’nun, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedeflemesine karşın zirvenin ana gündem maddelerinden olan savunma harcamalarının artırılması kararının bu hedefi tehlikeye attığını dile getiriyor. Müttefiklerin savunma ve güvenlik harcamalarını artırma taahhütlerinin, yüz milyonlarca ton ilave sera gazı salımına yol açabileceği hesaplanıyor.
Sönmez, yapılanr bilimsel araştırmalara göre yalnızca 2019-2024 yılları arasındaki askeri harcama artışının yaklaşık 64 milyon ton karbondioksit eşdeğeri salıma neden olduğu tahmin edildiğini, bu miktarın, Bahreyn'in toplam emisyonlarına denk bir değer olduğunu belirtiyor. Aynı araştırmalar NATO ülkelerinin savunma ve güvenlik harcamalarını artırma planı yaklaşık 312 milyon ton karbondioksit eşdeğeri ek salıma sebep olabileceğini öngörüyor.
"Savunma konuşmak, iklim konuşmak demektir"
Sönmez, artan askeri harcamaların neden olacağı bu emisyon yükünün, Paris Anlaşması'nın küresel ısınmayı 1,5 veya 2 derece ile sınırlandırma hedeflerini ulaşılmaz kılabileceği uyarısında bulunarak, Ankara Zirvesi'nde alınacak kararların sadece ittifakın güvenlik politikalarını değil, iklim değişikliğinin seyrini de derinden etkileyeceği belirtiyor. Sezen Kaya Sönmez; NATO zirvesinde savunma konuşmanın artık kaçınılmaz olarak iklim konuşmak anlamına geldiğini ileri sürüyor.
Evrensel'i Takip Et