İmamoğlu'nun diploma davası ertelendi: 'Erdoğan NATO Zirvesinde ne anlatacak?'
Ekrem İmamoğlu, "diplomada sahtecilik" iddiasıyla yargılandığı davanın duruşmasında savunma yapmasının ardından dava Aralık ayına ertelendi.
Dilan Temiz
[email protected]
Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davada beşinci duruşma görüldü ve dava 25 Aralık'a ertelendi.
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 2 no'lu salonda görülen duruşmayı takip etmeye CHP lideri Özgür Özel de geldi.
Duruşmada savunma yapan İmamoğlu, "NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? "Çok güçlüyüm" mü diyecek? "Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım." Onlar da "Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!" mi diyecek? Kendini aldatan bir garip" dedi.
"Siyasal casusluk" davasının Silivri yerleşkesinde görülen ikinci duruşmasından gelen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşma salonlarında maruz kaldığı hukuksuzluklara ve yargı süreçlerine tepki gösterdi. Aynı gün içinde aynı binada üç farklı duruşmayla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, yaşananları "sağanak altında kalmaya" benzetti.
"1,5 yılda icat edilen 20’nin üzerinde davaya muhatabım"
Farklı mahkeme salonları arasında mekik dokuduğunu dile getiren İmamoğlu, kendisine yönelik açılan davaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi. İmamoğlu, "Hepsine birden ‘İmamoğlu davaları’ da denebilir, ‘demokrasi mücadelesi davaları’ da denebilir. 1,5 yılda icat edilen, hatta uydurulan 20, belki 20'nin üzeri davaya muhatabım. Sadece ceza davası şeklinde tariflenen davalarım 15 adet oldu" diyerek hukuk sisteminin siyasi bir araç olarak kullanıldığını vurguladı.
4 bin sayfalık İBB davasında sadece "tahmin ediyorum" ya da "duymuştum" şeklindeki ifadelere dayanılarak iddialar hazırlandığına dikkat çeken İmamoğlu, adalet sisteminin bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istendiğini ifade etti.
"Dünyanın neresine gitsek ahmak davasını, casusluk davasını anlatamayız"
İmamoğlu şunları söyledi: "15 davanın içinde çok ilginç davalar var. Mesela ahmak davası. Şimdi burada bunu dünyada herhangi bir ülkeye gitsek anlatsak, saatler sürse anlatamayız yani. Ahmak davası, casusluk davasını anlatamayız. İçinde bulunduğumuz duruşma salonunda diploma davasını da anlatamayız. Kurultay davasını hiç anlatamayız. Yani gerçekten anlaması da mümkün değil. Yani ben ona da muhatabım. Bir defa SEGBİS ile katıldım. Çok ilginç davalar var. Geçenlerde bir belediye başkanına hakaret davası. İki defa hakkımda beraat veriliyor, ısrarla getireceksiniz diyor hakim. Ben giderken 60 kilometre gittik, araba bozuldu. Savcılığın talimatı var geri dönmemiz isteniyor dendi. 60 kilometre gittikten sonra bozuk arabayla 60 kilometre geri geldik. Halbuki 50 kilometre sonra Anadolu Adliyesinde olma imkanımız vardı. Böyle işlerle uğraşıyoruz. “Ne oluyor Ekrem, yani canın sıkılıyor mu?” Elbette üzülüyorum, kızıyorum. Ama nasıl bir şeydir? Kızgınlık, öfke bir gün sonra acayip bir motivasyona dönüyor. Yani tarif edilemez. Yazdığım metinlere bile ben şaşıyorum yani nasıl çıktı bunlar zihnimden diye o anda. Yani topluma aktardığım duyguların, düşüncelerimin bile böyle sıçrama gösteriyor yani kendiliğinden köpürüyor.
"Makam aracı olarak ne kendime ne aileme belediyeden tahsis yapmadım"
Çok ilginç bir şey var burada. Yeni bir dava bu da. Beylikdüzü makam aracı davası var. Benim bir tane makam aracı davası açıldı. İki kıymetli Genel Başkanım burada. Tabii ki Sayın Özgür Özel'i saygıyla selamlıyorum. Sayın Karayalçın büyüğümüzün hürmetle ellerinden öpüyorum. Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Evet, ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü'nde ne Büyükşehir'de. Evet, açıklıyorum, ben makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. Yani makam aracı 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı. Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü'nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, ben arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası belediye. E bir protokol yapın, protokol yaptılar. Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor. Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022'de o dönemin İçişleri Bakanı "Ekrem hakkında bir şey bulun" diye 2 ay, 3 ay Beylikdüzü Belediyesi'ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden benim hakkımda dava açtılar. Ama esasen bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene, 2025 yılında benim firmam yatırmış belediyeye, Beylikdüzü Belediyesi'ne. Ona rağmen dava açtılar. Eylül'de duruşmam var."
"Erdoğan NATO Zirvesinde ne anlatacak?"
7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Ankara Zirvesi'ne işaret eden İmamoğlu, "Yarın NATO toplanıyor Ankara'da. Savunmam böyle bir güne denk geldi. Ben 15,5 milyon ay almış bir Cumhurbaşkanı adayıyım. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki orada? 'Bak rakibimi hapse attım. 20 tane dava açtım' mı diyecek?" şeklinde konuştu.
"15,5 milyon insanın oy verdiği Cumhurbaşkanı adayıyım"
Kendisine yönelik yürütülen yargı süreçlerinin arkasındaki siyasi iradeye meydan okuyan İmamoğlu, aldığı halk desteğini şu sözlerle hatırlattı:
"Yarın itibarıyla Ankara’da NATO toplanıyor. Devlet ve hükümet başkanları Avrupa'nın güvenliğini, Ukrayna'daki savaşı, yeni güvenlik mimarisini konuşacaklar. Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının ön seçimde oy verdiği —bunu zihinlerinize kazıyacaklar, 15,5 milyon!— cumhurbaşkanı adayıyım ben. Rüyasında göremez o 1150 odalı saraydaki insan, rüyasında! Koşarak, 15,5 milyon insanın oy verdiği, 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu cumhurbaşkanı adayıyım. İstanbul'un rekor oyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum."
"Rakibimi hapse attım diye övünecek mi?"
Zirve kapsamında yabancı liderlerle yapılacak görüşmelere değinen İmamoğlu, Erdoğan’ın dış dünyadaki imajını eleştirerek, "Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? 'Çok güçlüyüm' mü diyecek? 'Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım.' Onlar da 'Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!' mi diyecek? Kendini aldatan bir garip. Dünyanın demokrasiye inanan hiçbir itibarlı ülkesi, bu yapılanları kesinlikle kabul etmez" ifadelerini kullandı.
"İstanbul Üniversitesinin başındaki zavallıyı mı anlatacak?"
Diploma iptali ve sahtecilik iddialarına ilişkin sürece de değinen İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün aldığı kararın tamamen talimatla olduğunu savunarak rektörün mezuniyet törenindeki açıklamalarına tepki gösterdi: "'Muşlarla' İmamoğlu'nu 1,5 senedir hapiste tutuyorum, ben ne büyük liderim. Sen de aynısını yap. Rakibin varsa hemen git hapse at. Varsa sizde öyle bir imkan, bir de diplomasını iptal et. Hatta diploma konusunda ceza davası da aç. 17 yaşında Trabzon'dan çıkmış, Kıbrıs'a gitmiş, 2 sene okumuş, derslerini vermiş Ekrem'in ben sınavlarını yok saydım' diyecek. Rektöre talimat verdim. Zaten rektör de bu hafta sonu mezunlara 'Hepinizin elinde bebeklerinizi görmek isterdim, vakit mi bulamadınız?' diyen bir rektör. Diplomalarını iptal ettirdim bu adamın diyecek. Bunu anlatacak Erdoğan. İstanbul Üniversitesi'nin başındaki zavallıyı mı anlatacak?"
"28 kişinin diploması iptal edildi ceza davası yalnızca bana açıldı"
Kendisiyle birlikte 28 kişinin daha diplomasının iptal edildiğini anımsatan İmamoğlu, ceza davasının ise sadece kendisine açıldığına vurgu yaptı: "Benim gibi 28 arkadaşımın diploması iptal edildi ama bu ceza davası sadece bana açıldı. Bunların hiçbirine açılmadı. Niye? Ekrem ile ilgili aceleleri var. Ya hukuk tarihinde var mı bu? Benimle beraber 28 kişinin geriye dönük diploması iptal edildi ama bu dava sadece Ekrem'e açıldı. Soruşturma ve operasyon sadece Ekrem'e yapıldı. Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar, utanç verici! Ve işte bir insan boyundan büyük işlere girince böyle oluyor, altından çıkamaz hale geliyor. Bu ülkenin insanları yıllar sonra geriye dönüp baktığında ne diyecekler, hiç düşündünüz mü?" şeklinde konuştu.
"Şimdi Özgür Özel'le yürümek zamanıdır"
İmamoğlu savunmasını şu sözlerle bitirdi: "Türkiye krizlerden çıkmayı bilen büyük bir ülkedir. Biz bu ülkenin umudunu yeniden ayağa kaldırmak zorundayız ve kaldıracağız. Korkuyu değil güveni, keyfiliği değil hukuku, kutuplaşmayı değil kardeşliği, umutsuzluğu değil geleceği büyüteceğiz. Bu millet yarı yolda asla kalmadı, kalmayacak. Tarihe not düşen bir liderlikle adım adım milletin yanında onlarla yürüyen bir lider varsa ya bir yol yapılır ya da bir yol bulunur. "Bu büyük demokrasi, adalet ve cumhuriyet için yürüyelim arkadaşlar" çağrısının lideri Özgür Özel'le yürümek zamanıdır şimdi. Bu çağrı 86 milyon yurttaşımızadır. Özellikle gençlerimizedir, bu milletin evlatlarınadır. Bu çağrı ve bu yürüyüş sadece bir partinin değil, bütün muhalefetin bu büyük riske karşı bir ve bütün olma zorunda olduğu bu sürecin yürüyüşüdür. Bu yol halkın tertemiz yoludur. Tertemiz yoludur. Kimse merak etmesin bu millet kazanacak. Bu milletin kararının benim başımın üstünde yeri var. Aziz milletime teşekkür ediyorum. Kendimi ve bu milletin en büyük güvencesi olan adaleti onlara emanet ediyorum."
İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından mahkeme başkanı davayı 25 Aralık'a erteledi.
Erteleme gerekçesine İmamoğlu şöyle tepki gösterdi:
Mahkeme Başkanı: İstanbul 5. İdare Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak kesinleşip kesinleşmediği hususunda mahkememize bilgi verilmesine, İstanbul Cumhuriyet başsavcılığına yazılan yazının akıbetinin sorulmasına, dosya danıştay aşamasında bildiğim kadarıyla o yüzden aralık ayına bırakmayı düşünüyorum.
İmamoğlu: O kadar uzun süreceğini düşünüyorsanız beraat verip geçin hakim bey.
Davada ne olmuştu?
İmamoğlu hakkındaki İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ve “diplomasıyla ilgili zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla açılan davanın duruşması da yarın görülecek. Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediyor. Mahkeme, önceki celsede İstanbul 5’inci İdare Mahkemesinde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasının iptaline karar vermişti. Girne Amerikan Üniversitesinden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapıldığı öne sürüldü. 18 Mart'taki iptal kararından bir gün sonra, CHP’ye yönelik operasyonları başlatan tarih olarak 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma kapsamında İstanbul'daki evinde gözaltına alınmıştı.
Silivri'de İmamoğlu mesaisi
Tutuklu İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için Silivri’de bugün içinde üç ayrı davada birden hâkim karşısına çıkıyor.
Bu davalardan biri 59’u tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB ana davası. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 62. günü görülen davada, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın da bulunduğu isimlerin ardından İmamoğlu’nun da savunma yapması bekleniyor.
Savcılığın "suç örgütü kurmak" suçlamasıyla İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis istediği 3 bin 900 sayfalık bu dava, savunma sırasına dair ciddi tartışmalara sahne olmuştu.
Aynı gün görülen ikinci dosya ise kamuoyunda "diploma davası" olarak bilinen yargılama. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yürütülen ve "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla açılan bu davada savcılık, İmamoğlu için 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediyor.
Üçüncü olarak, aralarında gazeteci Merdan Yanardağ ve İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan'ın da bulunduğu "siyasal casusluk" davasının ikinci duruşması da eş zamanlı olarak İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yürütülüyor.
Üç duruşmayı da CHP lideri Özgür Özel yerinde takip ediyor. İmamoğlu ise savunma sürelerinin kısıtlanmasına ve takvime tepki göstererek tüm bu süreçleri "siyasi bir operasyon" ve "sağanak" olarak nitelendiriyor.
Evrensel'i Takip Et