TÜRÇEP'ten NATO Zirvesi açıklaması: 'Silahlanmaya değil, iklim adaletine yatırım yapılsın'
Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada silahlanma politikalarının ekolojik yıkımı derinleştirdiğini belirterek, savaş politikaları yerine yaşamı ve doğayı önceleyen politikaların hayata geçirilmesini istedi.
Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]
Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi yaptığı açıklamada, artan silahlanma politikalarının hem halklar hem de doğa üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Silahlanma yarışına değil, iklim adaletine yatırım yapılmasını istiyoruz" dedi.
TÜRÇEP, "Dünya, silahlarla değil, doğa ile korunabilir" başlığıyla yayımladığı açıklamada, savaşların yalnızca insan yaşamını değil, ormanları, su kaynaklarını ve ekosistemleri de tahrip ettiğine dikkat çekti. Açıklamada, "Doğanın düşmanı yalnızca rant politikaları değildir. Militarizm de doğanın en büyük yıkım güçlerinden biridir. Savaşın olduğu yerde ekoloji yoktur. Bombaların düştüğü yerde yaşam yeşermez" denildi.
Silahlanmaya ayrılan kaynakların iklim kriziyle mücadele için kullanılmadığı belirtilen açıklamada, "Bugün insanlığın ihtiyacı daha fazla füze değil, daha fazla ormandır. Daha fazla savaş uçağı değil, temiz su kaynaklarıdır. Daha fazla askeri üs değil, korunan sulak alanlar, meralar ve doğal yaşam alanlarıdır" ifadelerine yer verildi.
NATO'nun güvenlik anlayışının askeri güç ve caydırıcılık üzerine kurulduğu belirtilen açıklamada, "Askeri blokların güç rekabetini derinleştiren politikalarının hem halklar hem de doğa üzerindeki yıkıcı sonuçlarının ciddi biçimde tartışılması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'nin de üyesi olduğu bu askeri mimarinin büyümesiyle birlikte artan silahlanma harcamaları, iklim krizine karşı ayrılması gereken kaynakların azalmasına; savaş hazırlıkları ise ekolojik yıkımın derinleşmesine yol açmaktadır" denildi.
"Barışı ve doğayı savunmak suç değildir"
Açıklamada, savaş karşıtı görüşlerini dile getiren ve çevre mücadelesi yürüten yurttaşlara yönelik gözaltı ve tutuklamalara da değinilerek, "Çevreyi savunmak, barışı istemek, doğayı korumak suç değildir. Demokratik haklarını kullanarak savaş karşıtı görüşlerini açıklayan, barış talep eden ve çevre mücadelesi yürüten yurttaşlara yönelik gözaltı, tutuklama ve diğer yargısal işlemlerin kamuoyunda yarattığı kaygıları paylaşıyoruz. Demokratik toplumlarda eleştirel düşünce ve barışçıl ifade özgürlüğü güvence altında olmalıdır" ifadeleri kullanıldı.
TÜRÇEP, açıklamasının sonunda şu talepleri sıraladı; "Silahlanma yarışına değil, iklim adaletine yatırım yapılmasını, savaş politikalarına değil yaşam politikalarına öncelik verilmesini, doğayı ve barışı savunanların sesinin bastırılmamasını, güvenlik politikalarının çevre hakkı, yaşam hakkı ve demokratik katılım ilkeleri ışığında yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz."
Açıklama, "Yeryüzünün gerçek güvenliği, silah depolarında değil; yaşayan ormanlarda, temiz sularda ve özgür nefes alan toplumlarda kurulacaktır" denildi.
Evrensel'i Takip Et