Binlerce yıllık bir jestin kökeni: Tokalaşma geleneği nereden geliyor?
Antropoloji, tarih ve biyoloji disiplinlerinin kesişiminde incelenen tokalaşma geleneği, hem kültürel hem de biyolojik kökenlere işaret eden çok katmanlı bir geçmişe sahiptir.
Fotoğraf: Mina Rad/Unsplash
Elif Turgut
[email protected]
Tokalaşmanın tarihsel olarak belgelenebilen en eski örneklerinden biri, MÖ 9. yüzyıla ait bir Asur kabartmasıdır. Bu kabartmada Asur Kralı III. Şalmaneser ile Babil Kralı Marduk-zakir-şumi’nin bir ittifakı mühürlemek için el sıkıştığı görülmektedir. Bu bulgu, tokalaşmanın en az 2.800 yıl önce siyasi anlaşmaların ve bağlılıkların sembolü olarak kullanıldığını göstermektedir.
Antik Yunan’da ise tokalaşma, “dexiosis” olarak adlandırılmış ve MÖ 5. yüzyıla kadar uzanan mezar stellerinde, vazolarda ve edebi metinlerde sıkça karşımıza çıkmıştır. Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında da tokalaşmaya atıflar bulunmakta, bu jest genellikle bağlılık ve güven ifadesi olarak betimlenmektedir. Antik Roma’da ise tokalaşma dostluk ve sadakatin simgesi hâline gelmiş, hatta Concordia (uyum) tanrıçası adına basılan sikkelerde iki elin sıkıştığı tasvirler yer almıştır.
Barış teorisi ve gizli silah iddiası
Tokalaşmanın kökenine dair en yaygın popüler teori, jestin barışçıl niyetleri göstermek için ortaya çıktığıdır. Bu açıklamaya göre, boş sağ eli uzatmak silah taşınmadığını kanıtlarken, eli yukarı-aşağı sallama hareketi kolun içinde gizlenmiş olabilecek hançer veya bıçakları düşürmeyi amaçlamaktadır. Ancak bu teori bilimsel çevrelerde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır.
Biyolojik köken teorisi: DNA’ya kazınmış bir davranış
Alternatif bir teoriye göre tokalaşma, kültürel bir icattan çok biyolojik bir davranıştır. İnsanın en yakın yaşayan akrabaları olan şempanzeler ve bonoboların da kavga sonrası barışma amacıyla el sıkıştığı gözlemlenmiştir. Bu bulgu, tokalaşma davranışının en az yedi milyon yıl öncesine, insanların şempanzelerle ortak ataya sahip olduğu döneme kadar uzandığını düşündürmektedir.
Yaygınlaşma ve modern dönem
Tokalaşma binlerce yıldır var olmasına rağmen, günlük hayatta evrensel bir selamlaşma biçimi olarak yaygınlaşması nispeten yakın bir tarihe dayanmaktadır. Bu yaygınlaşmada 17. yüzyıl Quaker’larının (Hıristiyan Dostlar Tarikatı) önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Quaker’lar, dönemin yaygın selamlaşma biçimleri olan eğilme, diz bükme veya şapka çıkarmayı hiyerarşik ve eşitsizlikçi bularak, herkese eşit mesafede uygulanabilen tokalaşmayı benimsemişlerdir.
19. yüzyıla gelindiğinde tokalaşma artık görgü kuralları kitaplarında yer almaya başlamıştır. 1877 tarihli bir rehber, tokalaşmanın ne çok sert ne de çok zayıf olması gerektiğini, “selamlaşmada uzatılan eli kabaca sıkan veya aşırı sallayan bir centilmenin bu hatasını tekrarlama fırsatı bulmaması gerektiğini” öğütlüyordu.
Evrensel'i Takip Et