DİSK İletişim-İş’ten GHZ depo önünde açıklama: 'İşten atmalarla sendikayı engelleyemezsiniz'
Denizli’de Trendyol deposu taşeronu GHZ Lojistik’te işten çıkarılan 37 işçi için İzmir Torbalı’da yapılan açıklamada, işten çıkarmaların sendikal haklara yönelik bir müdahale olduğu belirtilerek işten atılan işçilerin derhal işe geri alınması istendi
Fotoğraf: Emirhan Durmaz/Evrensel
İzmir – Denizli’de Trendyol deposunda faaliyet gösteren taşeron firma GHZ Lojistik’te sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan 37 işçi için DİSK İletişim-İş Sendikası, şirketin en fazla işçi çalıştırdığı iş yeri olan İzmir’in Torbalı ilçesi Yazıbaşı Mahallesi’ndeki GHZ deposu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamayı DİSK İletişim-İş Genel Başkanı Gürkan Emreoğlu okudu. Emreoğlu, işten çıkarmaların sendikal haklara yönelik açık bir müdahale olduğunu belirterek işten atılan işçilerin derhal işe geri alınmasını istedi.
“İşveren haklı taleplere diyalogla değil, işten çıkarma ile karşılık verdi”
Fotoğraf: Emirhan Durmaz/Evrensel
GHZ bünyesinde çalışan işçilerin uzun süredir düşük ücretler, ağır çalışma temposu, iş baskısı, mobbing, adaletsiz prim sistemi ve işçi sağlığını tehdit eden çalışma koşulları altında çalıştığını söyleyen Emreoğlu, özellikle depolarda uygulanan ikili vardiya sistemi, aşırı iş yükü ve yetersiz dinlenme nedeniyle işçilerin sağlığının olumsuz etkilendiğini belirtti. İşçilerin defalarca çalışma koşullarının düzeltilmesini talep ettiğini ancak sorunların çözülmediği gibi baskıların daha da arttığını dile getiren Emreoğlu, bunun üzerine işçilerin anayasal haklarını kullanarak DİSK İletişim-İş Sendikası çatısı altında örgütlendiğini ifade etti.
İşçilerin taleplerinin insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları, adil bir prim sistemi, mobbingin sona ermesi ve işyerindeki sorunların toplu sözleşme yoluyla çözülmesi olduğunu belirten Emreoğlu, “İşveren ise bu haklı taleplere diyalogla değil, sendikalaşan işçileri işten çıkararak yanıt vermiştir. Bu açık bir sendikal ayrımcılık ve anayasal hak ihlalidir” dedi.
Patronlara seslenen Emreoğlu, “Patronlar şunu iyi bilsin: İşçiler köle değildir. İşçiler susmak, boyun eğmek ve sefalet ücretlerine mahkûm olmak zorunda değildir. İşçiler örgütlenir, sendikalaşır ve haklarını sonuna kadar savunur. İşçilerin iradesini kıramayacaksınız. İşten atmalarla sendikayı engelleyemeyeceksiniz. Baskıyla ve açlıkla işçileri teslim alamayacaksınız” dedi.
“Toplu işten çıkarma hükümleri de ihlal edildi”
Yaşanan hukuksuzluğun yalnızca sendikal nedenle yapılan işten çıkarmalarla sınırlı olmadığını söyleyen Emreoğlu, “İşveren, çok sayıda işçiyi kısa süre içerisinde işten çıkararak İş Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenen toplu işten çıkarma hükümlerini de ihlal etmiştir. Yasal bildirim ve usullerin yerine getirilmediğine ilişkin ciddi iddialar bulunmaktadır. İşten çıkarmaların sendikalaşmanın hemen ardından gerçekleşmesi ise ‘operasyonel neden’ ve ‘küçülme’ gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını göstermektedir” dedi.
“Trendyol da sorumluluktan kaçamaz”
Fotoğraf: Emirhan Durmaz/Evrensel
Sürecin sorumluluğunun yalnızca GHZ ile sınırlı olmadığını belirten Emreoğlu, “Türkiye’nin en büyük e-ticaret şirketlerinden biri, çoğunluk hisseleri Çin merkezli sermaye tarafından kontrol edilen uluslararası bir şirket olan Trendyol da bu sürecin sorumluluğundan kaçamaz. Taşeron şirketlerin arkasına saklanarak sendikal hak ihlallerine sessiz kalamaz. Bu depolarda yaratılan değer işçilerin emeğiyle üretilmektedir. İşçiler sendikalaştıkları için işten çıkarılıyorsa, asıl işveren olarak sorumluluğunu üstlenmek zorundadır” diye konuştu.
Trendyol yönetimine seslenen Emreoğlu, “Taşeron düzeninin arkasına saklanmayın. İşten atılan işçileri derhal işe geri alın. Sendikal haklara saygı gösterin” çağrısında bulundu.
“Suç duyurusunda bulunacağız”
Anayasa’nın güvence altına aldığı sendikal örgütlenme hakkı ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin açık olduğunu belirten Emreoğlu, “Sendikal nedenle yapılan işten çıkarmalar hukuka aykırıdır. Bu nedenle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacak, işe iade ve sendikal tazminat davalarını açacak, tüm hukuki süreçleri sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.
“Baskılar mücadeleyi bitirmez, büyütür”
Birkaç işçiyi işten atarak sendikal örgütlülüğün dağıtılacağını düşünenlerin yanıldığını ifade eden Emreoğlu, “Türkiye işçi sınıfının tarihi göstermiştir ki baskılar ve işten atmalar mücadeleyi bitirmez, büyütür” dedi. Depo önünde kurulan direniş çadırının bunun en somut göstergesi olduğunu söyleyen Emreoğlu, “Bu mücadele yalnızca GHZ işçilerinin değil; taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya, düşük ücretlere ve sendikasızlaştırmaya karşı direnen bütün işçilerin ortak mücadelesidir” ifadelerini kullandı.
Uluslararası bir şirket olan Trendyol’un faaliyet gösterdiği bütün ülkelerdeki emekçilere ve sendikalara da dayanışma çağrısı yapan Emreoğlu, “Sermaye uluslararası örgütlenirken emek de uluslararası dayanışmasını büyütecektir. GHZ işçilerinin mücadelesi yalnızca Denizli’nin değil, dünyanın her yerinde insanca çalışma ve sendikal hak mücadelesi veren emekçilerin ortak mücadelesidir” dedi.
“Tüm işçiler işe dönene kadar mücadele edeceğiz”
Emreoğlu, DİSK İletişim-İş Sendikası olarak “İşten atılan son işçi işe dönene kadar mücadele edeceğiz. Toplu işten çıkarmaya ilişkin tüm hukuksuzluklar ortaya çıkarılana kadar mücadele edeceğiz. Sendikal baskılar sona erene kadar mücadele edeceğiz. İşçilerin örgütlenme hakkı tanınana kadar mücadele edeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Mücadeleye destek veren emek ve meslek örgütlerine, siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine ve dayanışma gösteren herkese teşekkür eden Emreoğlu, tüm kamuoyunu bu mücadeleyi büyütmeye çağırdı.
Basın açıklaması, “İşçilerin birliği, sermayeyi yenecek”, “Sendika haktır, engellenemez”, “Atılan işçiler geri alınsın” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla sona erdi.
İşten çıkarılan işçiler: Gerekçelere karnımız tok
Basın açıklamasının ardından söz alan işten çıkarılan GHZ işçisi Hasan Durmaz, işverenin “operasyonel küçülme” gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Yetkililerin kendilerine sürekli, “Buradaki işler azaldı, operasyonel anlamda küçülmeye gidiyoruz ve bu kararı yaklaşık altı ay önce aldık” açıklaması yaptığını aktaran Durmaz, “Eğer bu karar gerçekten altı ay önce alındıysa, neden İş Kanunu’nda öngörülen bildirim sürelerine uygun şekilde önceden bildirim yapılmadı? Neden, bir yılını doldurmasına yalnızca bir gün kala dört arkadaşımızın işine son verildi? Sunulan bu gerekçelere bizim karnımız tok” dedi.
Kendisi ve arkadaşlarının sendikaya üye olduktan sonra depodaki işleyişin ve işverenin tutumunun değiştiğini belirten Durmaz, “2 Haziran’da İnsan Kaynakları tarafından görüşmeye çağrıldık. Sonrasında yaşananlar bunun tesadüf olmadığını açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“Bugün bize yapılan yarın başkalarına da yapılabilir”
İşten çıkarılan işçilerden Muhammed Tuncer ise yıllarca emek verdikleri işlerinden gerekçe gösterilmeden çıkarıldıklarını söyledi. “Biz işimiz için yıllarca emek verdik. Sıcakta da çalıştık, soğukta da çalıştık. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettik” diyen Tuncer, ikili vardiya sistemi nedeniyle sosyal hayatlarının neredeyse tamamen ortadan kalktığını ifade etti. “Ailelerimizle, çocuklarımızla yeterince vakit geçiremedik. Buna rağmen işimizi aksatmadık, görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık” diyen Tuncer, “Ancak bize hiçbir yeterli gerekçe sunulmadan, çeşitli bahaneler öne sürülerek bir anda kapının önüne konulduk” dedi.
Evde henüz 27 günlük bebeğini bırakarak eyleme katıldığını söyleyen Tuncer, “Ben bugün evde henüz 27 günlük bebeğimi bırakıp buraya geldim. Çünkü biliyorum ki bugün bizim başımıza gelenler, yarın burada çalışan başka arkadaşlarımızın da başına gelebilir. Bunun önüne geçmek zorundayız. Haklarımızı birlikte savunmak zorundayız. Bugün ses çıkarmazsak, yarın aynı haksızlık başkalarına da yapılacaktır” diye konuştu.
Tuncer, destek verenlere teşekkür ederek dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.
“Trendyol işçileri kazanırsa Türkiye işçi sınıfı kazanacak”
Fotoğraf: Emirhan Durmaz
Son olarak konuşan DİSK Gıda-İş Genel Sekreteri Ufuktan Öden, Trendyol işçilerinin sendikalaşma mücadelesini selamlayarak, “Gıda-İş Sendikası olarak Trendyol işçilerinin sendikalaşma mücadelesini, bu onurlu direnişi coşkuyla selamlıyoruz” dedi.
Türkiye’nin neresinde olursa olsun işçilerin sendikal örgütlenme girişimlerinin benzer saldırılarla karşılaştığını belirten Öden, “Hakkını arayan, örgütlenmeye çalışan işçiler baskıyla, mobbingle; bunlar yetmediğinde ise işten atılmak ve açlıkla terbiye edilmek isteniyor. Burada gördüğümüz tablo çok açık. Patronlar her yerde aynı yöntemleri uyguluyorsa, demek ki örgütlü hareket ediyorlar. Üstelik yalnızca kendi güçlerine değil, arkalarında duran siyasal iktidarın desteğine de güveniyorlar” diye konuştu.
Sermayenin ve iktidarın birlikte hareket ettiğini söyleyen Öden, “Biz de işçi sınıfı olarak sendika ayrımı yapmadan, örgütlü ya da örgütsüz ayrımı gözetmeden, nerede bir hak mücadelesi varsa orada dayanışmayı büyütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
Taşeron çalıştırmanın belirli ve geçici işler için öngörüldüğünü hatırlatan Öden, “Yıllardır aynı işi yapan işçilerin taşeron statüsünde çalıştırılmaya devam edilmesi hukuka aykırıdır. Ancak görüyoruz ki işçilerin hakları söz konusu olduğunda, kendi çıkardıkları yasaları bile uygulamaktan kaçınıyorlar” diye konuştu.
Geçmiş işçi mücadelelerinin önemine de değinen Öden, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişini hatırlatarak, “İşçilerin sendika seçme özgürlüğünü kısıtlamak isteyen düzenlemelere karşı İstanbul, Gebze ve İzmit başta olmak üzere on binlerce işçi, sendika ayrımı gözetmeden birlikte mücadele etti. O birlik sayesinde işçiler kazandı ve haklarını korudu” dedi.
Yakın dönemde DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikalarda grevlerin Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasaklandığını anımsatan Öden, “Ancak işçiler bu yasağı tanımadı, birliklerini bozmadı ve mücadelelerini sürdürerek önemli kazanımlar elde etti. Bu da bize örgütlü mücadelenin en büyük güç olduğunu bir kez daha gösterdi” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını dayanışma çağrısıyla tamamlayan Öden, “Biz de Gıda-İş Sendikası olarak bu haklı mücadelenin her aşamasında yanınızda olacağız. Omuz omuza yürümeye, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki siz kazandığınızda yalnızca Trendyol işçileri değil, Türkiye işçi sınıfı da kazanacaktır” dedi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et