02.07.2026 20:02

Türkiye’de önümüzdeki günlerde kültüre önemli görevler düşüyor

Bu andan itibaren Türkiye’nin kültürel üretimi toptan bir ahlaki sorgulamaya açılmış bulunmaktadır; bu andan itibaren yazılan, çizilen, söylenen, boyanan, yontulan her şey “Ölü Deniz” ile kıyaslanacaktır.

Türkiye’de önümüzdeki günlerde kültüre önemli görevler düşüyor

Komedyen Deniz Göktaş, 'Ölü Deniz' gösterisini Harbiye'de 1 Haziran'da sahneledi.

Göksel Aymaz
[email protected]


Başlığı, Murat Belge’nin Milliyet Sanat dergisine 1982 yılında yazdığı bir yazıdan uyarladım. Onunki şöyle: “Türkiye’de Önümüzdeki Yıllarda Yayıncılığa Önemli Görevler Düşüyor”. Demek ki o yıllarda insanlar kültürel üretime görev biçen, göklerdeki kültüre yeryüzünün olayları karşısında bazı görevleri olduğunu bildiren bu türden yazılar yazabiliyormuş ve bu da kimse tarafından tuhaf karşılanmayabiliyormuş!

Belge’ninki 12 Eylül darbesinin gerilimli günlerinde yazılmış bir yazı. Şiddetli gerilim dönemlerinde (ki Türkiye’de bu dönem hiç bitmiyor) kültür daima toplumsal dünyanın farklı düzey ve alanlarında yaşanan çatışma ve gerilimlerin izini taşır. O düzeyler arasında da en çok politikadaki çatışma ve gerilimler fazla gecikmeden kültürel alanda kendi karşılığını bulur. Çünkü kültür (günümüzde de görüldüğü üzere) önemli bir mücadele alanıdır.

Politik alan, her zamanki gibi bugünlerde de çatışma ve gerilimlerle yüklü. Bu alana (normal koşullarda alan üzerinde belirleyici olması gereken) akıl, hukuk, vicdan, adalet gibi ölçeklerle bakıldığında “dehşet” denilebilecek manzaralar karşılıyor bizi. Bu durumda da tabii ki Türkiye’de önümüzdeki günlerde kültüre önemli görevler düşüyor.

Son günlerin popüler ismi Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” gösterisiyle bu görevi yerine getirmiş bulunuyor. Tabii ki devlet de görevini hemen yerine getirdi, soruşturmasını açtı, yasağını koyup tutuklamasını yaptı. Ama toplum da görevini yaptı bu arada; YouTube’a yüklenen gösteriyi ilk dokuz günde sekiz milyon kez izledi, beğenilerini dile getirdi, duygulandı, ümitlendi, coştu, endişelendi… Deniz Göktaş hadisesi, tüm sonuçlarıyla, bize politik alan karşısında kültürü hiçbir zaman küçümsemememiz gerektiğini gösterdi.

Politik gelişmelerin dehşeti, kültürü küçümsemenin gerekçesi olamaz zaten. Ama bunun için kültürün de küçümsenmemeyi hak edecek bir olgunluk ve duyarlılıkta olması gerekir. Adorno, o meşhur sözünü, “Auschwitz'den sonra şiir yazmak barbarlıktır” sözünü zaten bu yüzden söylemişti. Sadece şiir yazmak da değil (çünkü şiirle özel bir derdi yoktu filozofun), Auschwitz'den sonra resim boyamak, şarkı bestelemek, heykel yontmak da barbarlıktı. Bütün bir kültürel üretimi toptan ahlaki sorgulamaya açmak istemişti Adorno; zira Auschwitz’in dehşeti aklın ve vicdanın sınırlarını o denli aşmıştı ki, bu noktadan sonra, hayat her günkü olağan akışındaymış gibi, hiçbir şey olmamış gibi yazmak, çizmek, söylemek, çekmek, boyamak artık barbarlık sayılmalıydı; şiiri, sineması, heykeli, müziği, romanı, artık nesi var nesi yoksa, bütün kültürel üretimin Auschwitz'den sonra kendine toptan bir çekidüzen vermesi icap ederdi.

Ne hazin ki bu icap o günden bugüne her gün için elzem olageldi. Çünkü Auschwitz'le kalmadı -nihayetinde “uygarlık” devam ediyordu-; Halepçe, Bosna, Ruanda, Myanmar, Gazze, İran… Yerkürenin barbarlığı bitmemişti, bitmiyordu! Kürede durum buyken yerelde de durum pek farklı sayılmazdı: Maraş’tan sonra şiir yazmak barbarlık sayılmayacak mıydı? Çorum’dan, Fatsa’dan, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden, Sivas’tan sonra?

Adorno’nun koyduğu ölçüyle bakarsak, elbette bunlardan sonra da şiir yazmak, film çekmek, resim boyamak barbarlıktı. Çünkü gerçeklik, yani Maraş’ın, Çorum’un, Fatsa’nın, Diyarbakır’ın, Sivas’ın dehşeti, aklın sınırlarını aynı derecede aşmıştı. Bütün bunlardan sonra yazmak, çizmek, söylemek de barbarlık sayılmalıydı. Ama yazıldı, çizildi, söylendi. Bugün edebiyatımızın, şiirimizin, sinemamızın nadide eserleri arasında sayılan pek çok ürün o şiddetli gerilim dönemlerinde üretildi. Nadideydiler, çünkü küçümsenmemeyi hak edecek bir olgunluğun ve duyarlılığın ürünleriydiler.

“Ölü Deniz” de nadide bir eserdir; o da küçümsenmemeyi hak edecek bir olgunluğun ve duyarlılığın ürünüdür. Sahip olduğu olgunluk ve duyarlılıkla kültürel üretim için bir ölçek de koymuştur; bu andan itibaren Türkiye’nin kültürel üretimi toptan bir ahlaki sorgulamaya açılmış bulunmaktadır; bu andan itibaren yazılan, çizilen, söylenen, boyanan, yontulan her şey “Ölü Deniz” ile kıyaslanacaktır. “Politik mizah” olduğu için değil -zaten böyle bir tabir de yanlıştır, mizah zaten politiktir-, sadece, nasıl ki toplumsal ilişkilerde ekonomi politik (ya da politik ekonomi) vazgeçilmez ise, kültürel üretimde de kültürel politiğin (ya da politik kültürün) vazgeçilmezliğini hatırlattığı için!

Birey olarak neredeyse hiçbir şey üzerinde kontrolümüz yok. Bu yüzden politika önemli, önemini korumaya devam ediyor.

Bunun yanında, birey olarak insan hayatının değişik özgürlükleri arasındaki derin ve içten bağları, özgür bir sanatın insan hayatına vereceği kurtuluş şansını (en az devlet kadar) kavramalıyız. Kültür de bu yüzden önemli, önemini korumaya devam ediyor.

İşte bu yüzden… Türkiye’de önümüzdeki günlerde kültüre önemli görevler düşüyor.

02.07.2026 16:35 / Güncelleme: 17:12

Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına sanat dünyasından tepkiler: 'Fikirlere fikirlerle cevap verilir'

Havalimanında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş için sanat dünyasından destek mesajları gelmeye devam ediyor. Beril Pozam, Şevket Çoruh, Deniz Bağdaş ve Oyuncular Sendikası, ifade özgürlüğüne vurgu yaparak yaşananlara tepki gösterdi.

Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına sanat dünyasından tepkiler: “Fikirlere fikirlerle cevap verilir”

Deniz Göktaş'ın Ölü Deniz isimli stand-up gösterisinden

02.07.2026 11:40 / Güncelleme: 11:55

Suriye geçici parlamentosuna 15 kadın üye atandı

Suriye'de HTŞ yönetiminin Halk Meclisi'ne atadığı 70 üyelik kontenjanda 15 kadın yer aldı. Geçici seçim sistemine göre Halk Meclisi'nin toplam üye sayısı 210'a ulaştı. Bunların 140'ı seçimle belirlenirken, 70 üye Colani tarafından atandı.

Suriye geçici parlamentosuna 15 kadın üye atandı

Fotoğraf: Ahmed akacha/Pexels

02.07.2026 20:00

Suriye’nin başkenti Şam’da patlamada: 4 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı

Suriye'nin başkenti Şam'da Adalet Sarayı yakınındaki bir kafede meydana gelen patlamada 4 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı.

Suriye’nin başkenti Şam’da patlamada: 4 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA

02.07.2026 15:20 / Güncelleme: 16:34

AB Yüksek Temsilcisi, Bosna-Hersek'in AB üyeliği hakkında konuştu: Avrupa yolunda kararlıyız

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas: Bosna Hersek'in AB üyeliği yoluna ve bölgenin güvenliğine bağlılığını sürdüreceğiz.

AB Yüksek Temsilcisi, Bosna-Hersek'in AB üyeliği hakkında konuştu: Avrupa yolunda kararlıyız

Fotoğraf: Bernard Gagnon/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

02.07.2026 12:44

Sultangazi'de çocuk istismarı iddiasına linç girişimi: Kendini dükkana kilitleyen erkek tutuklandı

İstanbul Sultangazi'de 14 yaşındaki kız çocuğunu cinsel istismara maruz bıraktığı iddia edilen terzi, mahallelinin linç girişiminin ardından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Sultangazi'de çocuk istismarı iddiasına linç girişimi: Kendini dükkana kilitleyen erkek tutuklandı

Fotoğraf: DHA

02.07.2026 10:01

Özel'den 'ayrılık' sorusuna yanıt: İmamoğlu’nu bırakmam, Yavaş olmadan yol yürümem

CHP lideri Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile arasında 'ayrılık' olduğu iddialarına, "Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ayrılamaz" yanıtını verdi.

Özel'den 'ayrılık' sorusuna yanıt: İmamoğlu’nu bırakmam, Yavaş olmadan yol yürümem Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!