Özgür Özel, Financial Times'a yazdı: 'Otoriter hükümetlere meşruiyet kazandırmak tarihi bir hatadır'
NATO Zirvesi öncesi Financial Times için bir makale kaleme alan Özgür Özel, "Türkiye’nin müttefiklerinin, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarlarına yönelik oluşturduğu riskleri net bir şekilde görmesi gerekiyor" dedi.
Fotoğraf: CHP
CHP Lideri Özgür Özel, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde Londra merkezli ekonomi gazetesi Financial Times için bir makale kaleme aldı. Özel yazısında, AKP iktidarının baskı politikalarına ve ekonomik duruma işaret ederek, "toplumsal ve siyasi çalkantı riskine" dikkat çekti. Özel, "Böyle bir patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz; Avrupa’nın güvenliğini, kritik enerji hatlarını, Orta Doğu’yu ve NATO’nun güney kanadını etkiler" dedi.
"Güç gösterisi yapacak ama rejim kırılgan"
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın NATO Zirvesi'ni bir "güç gösterisi" olarak kullanacağını belirten Özel, "Ancak bu imaj, daha derin bir kırılganlığı maskeliyor: Türkiye demokrasisine yönelik giderek artan baskıları" dedi.
İktidarın barışçıl protestocuları, avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri gözaltına alarak gerçekleri dünyadan saklamaya çalıştığını ifade eden Özel, bu baskı ikliminin "yalnızca Türkiye için değil, başta Avrupa olmak üzere NATO ortakları için de bir tehlike arz ettiğini" ifade etti.
"Türkiye ekonomisi ağır bir baskı altında"
Türkiye’nin askeri gücü ve savunma sanayisinin "Avrupa'nın güvenliği için elzem hale geldiğini" savunan Özel, madalyonun diğer yüzündeki yoksulluğu ve baskıları ise şu sözlerle aktardı:
"Türkiye ekonomisi ağır bir baskı altında: Tartışmalı resmi rakamlara göre bile enflasyon yüzde 30’un üzerinde seyrediyor, tüketici güveni zayıf ve milyonlarca insan kendisini on yıl öncesine kıyasla daha yoksul, daha az güvende ve daha umutsuz hissediyor. Türkiye aynı zamanda Avrupa’nın en büyük cezaevi nüfusuna sahip; bu da rıza yerine giderek daha fazla baskıya dayanan bir devletin işaretidir."
"Erdoğan kendi sadık muhalefetini yaratmak istiyor"
Geçtiğimiz yerel seçimlerden, kirasını ödeyemeyen emeklilerin, geleceksiz bırakılan gençlerin ve çocuklarına yiyecek götüremeyen anne babaların sesi olarak birinci parti çıktıklarını söyleyen Özel, "Erdoğan ise gerçek bir alternatifle karşı karşıya kaldığında, demokratik rekabeti ortadan kaldırmak için devletin ve yargının gücünü kullandı" dedi.
Yerel seçim sonrası Ekrem İmamoğlu dahil 30’dan fazla belediye başkanının gözaltına alındığını veya hapsedildiğini hatırlatan Özel, "Geçen ay bir mahkeme, CHP lideri olarak seçildiğim parti kongresini iptal etti. Yargı kararıyla görevden uzaklaştırıldım ve Erdoğan’a karşı defalarca seçim kaybetmiş eski bir parti genel başkanı yeniden göreve getirildi" dedi.
Özel, iktidarın hedefini ise şöyle açıkladı: "Erdoğan, kendi sadık muhalefetini yaratmaya çalışıyor; seçimlere katılabilecek ama gücünü asla tehdit edemeyecek bir muhalefet. Oy vermenin yaşatıldığı ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı bir siyasi düzen istiyor. Rusya ve Belarus, bu yolun nereye çıktığına dair birer uyarı niteliğindedir."
"Yüzünü yarın Moskova’ya, Pekin’e çevirebilir"
Özgür Özel’in makalesinde en dikkat çekici bölümlerden biri, Batı'yı "Erdoğan'ın yüzünü Rusya ve Çin'e dönme ihtimali" ile "toplumsal çalkantı riski" konusunda uyarması oldu.
"Müttefiklerimiz, baskıyı istikrarla karıştırmamalıdır" diyen Özel, şöyle devam etti: "Demokratik rekabetin, toplumsal meşruiyetin veya hukukun üstünlüğünün olmadığı bir Türkiye, öngörülebilir veya güvenilir bir ortak değildir. Böyle bir yapıda dış politika, içeride hayatta kalmanın bir aracı haline gelir. Bugün Erdoğan, sadece kendi konumunu güvence altına almak için yüzünü Washington’a dönebilir, yarın Moskova’ya, ertesi gün Pekin’e çevirebilir. Tek bir adamın yönetiminin bekası, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının üzerine konulmaktadır."
"Patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz"
Özel, makalesinde halkın öfkesini ise "Daha yakın bir tehlike" olarak nitelendirdi. Özel, "Vatandaşların seçimler yoluyla değişimin mümkün olduğuna dair inancını engelleyen bir rejim, umutsuzluk ve öfke yaratır. Ekonomik kötü yönetim ve derinleşen yoksullukla birleştiğinde bu durum, toplumsal ve siyasi çalkantı riskini artırır. Böyle bir patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz; Avrupa’nın güvenliğini, kritik enerji hatlarını, Orta Doğu’yu ve NATO’nun güney kanadını etkiler" ifadelerini kullandı.
"Ülkemizin siyasi rotasını çizmek müttefiklere düşmez"
Mevcut iktidarın "güvenilmez" olduğunu vurgulayan Özel, "Ülkemizin siyasi rotasını çizmek Türkiye’nin müttefiklerine düşmez. Türkiye’nin demokratları dışarıdan demokrasi ithal edilmesini istemiyor. Bu görev Türkiye halkına aittir" dedi.
Özel, son olarak şunları kaydetti: "NATO zirvesinde Erdoğan kendisini vazgeçilmez olarak sunacaktır. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yok edilmesiyle artmaz. Türkiye’nin müttefiklerinin, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarlarına yönelik oluşturduğu riskleri net bir şekilde görmesi gerekiyor. Kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriter hükümetlere meşruiyet kazandırmak tarihi bir hatadır. Bu durum nadiren istikrar üretir; çoğunlukla, kaçınılmaz olan hesaplaşmayı daha tehlikeli hale getirir."
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et