Ekvador’da kriz ve militaristleşme süreci derinleşiyor
Ekvadorlu gazeteci Ramiro Vinueza, Evrensel için yazdı: Toplumun militarizasyonu, Ekvador Devlet Başkanı Noboa’nın açıkça hizmet ettiği ABD’nin güvenlik stratejisinin bir parçasıdır.
Fotoğraf: Ekvador Cumhurbaşkanlığı
Ramiro Vinueza
Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa, 16 Haziran’da ülkenin çeşitli illerinde olağanüstü hal ilan eden 423 sayılı kararnameyi imzaladı. Böylelikle görev süresinin 30 ayı içinde ilan edilen olağanüstü hal sayısı toplam 12’ye ulaştı. Halk OHAL koşulları altında toplam 1000 günden fazla bir süre yaşadı.
OHAL’den iki gün sonra ise 424 sayılı kararnameyi imzalayarak, ilk kez ocak 2024’te ilan edilen “iç silahlı çatışma” durumunu yeniden ilan etti. Bu kararnamede hükümet, “uluslararası iş birliği”ni, yani ülkede faaliyet gösteren yabancı askeri güçlerin varlığını da dahil etti. Kararnameye göre, “Devleti savunmak amacıyla iç silahlı çatışmayla mücadeleye yönelik eylemlere katılan askeri, polis ve sivil personele af verilecek, cezaları hafifletilecek veya değiştirilecektir.” Yani, bir ABD’li asker ya da Erick Prince’in (Blackwater Şirketinin) paralı askerlerinden biri bir Ekvadorluyu öldürürse, herhangi bir yaptırıma maruz kalmayacak. Eğer bir yaptırıma maruz kalırlarsa bile, cumhurbaşkanı onlara af teklif edecek.
Bir siyasi kontrol mekanizması
Noboa, toplumun militarizasyonunu bir siyasi kontrol mekanizması olarak kullanıyor. Halk arasında korkuyu besliyor, bir iç düşman imajı yaratıyor ve suç ve suçluluğa karşı devletin korumasına duyulan ihtiyacı artırıyor. Bu ortamı, muhalif siyasi partileri ortadan kaldırmak veya faaliyetlerini askıya almak, muhalifleri hapse atmak ve toplumsal liderleri suçlu ilan etmek için kullanıyor.
Eylül 2025’teki yerli grevi ve kasım 2025’teki ‘halk referandumu’nda uğradığı yenilginin ardından Noboa, baskıyı yoğunlaştırdı. Yaklaşık 100 sendikacı, yerli lideri ve eğitimci, toplumsal protestolara katıldıkları için hakkında açılmış davalarla karşı karşıya kaldı, banka hesapları donduruldu. Çeşitli toplumsal örgütlere para cezaları kesildi, diğerleri ise kongre veya meclislerde seçilen yeni yönetim kurullarını kaydettirmedikleri gerekçesiyle yasa dışı ilan edildi.
Şiddet giderek artıyor
Hükümetin güvenlik politikası bir fiyasko. Zira bu politika, organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmeyi, hele ki bunları ortadan kaldırmayı amaçlamıyor. Çünkü bu suç örgütlerinin, devletin katılımı ve koruması olmadan; devasa miktardaki parayı aklamak için bankalar ve şirketler olmadan ve polis, ordu, hakimler, savcılar ile kendi hizmetlerine çekilmiş gümrük memurlarının iş birliği olmadan faaliyet gösteremeyeceği biliniyor. Nitekim, Noboa ailesine ait şirketleri ve limanları içeren çok sayıda ihbar bulunuyor.
Öte yandan güvenlik istatistikleri endişe verici durumda. Ekvador, dünyanın en şiddet dolu ülkeleri arasında yer almaktadır. 2025 yılında cinayet oranı her 100 bin kişi başına 51 olarak gerçekleşti. Aralık ayına kadar 9 bin 216 kasıtlı cinayet işlendi. 2025 küresel organize suç endeksinde Ekvador, 10 üzerinden 7.48 suç puanıyla 193 ülke arasında 5. sıraya yükseldi. Ayrıca, dünyadaki kokain arzının yüzde 70’i Ekvador üzerinden geçiyor. Bu da ülkeyi, devlet tarafından değil özel şirketler tarafından yönetilen deniz limanlarından çıkan uyuşturucu kaçakçılığı için bir “süper otoyolu” haline getirmektedir.
Bir diğer önemli veri ise çocuklara ve ergenlere yönelik şiddetin artması. 2024 yılında 372 çocuk ve ergen öldürüldü; 2025 yılında bu sayı 547’ye yükseldi.
Yoksulluktan dolayı mahkumlarla aşırı kalabalık olan cezaevlerinde, 2025 yılında 1220 mahkum hayatını kaybetti. Bu mahkumlar, tüberküloz gibi hastalıklarla boğuşurken aşırı kalabalık koşullarda yaşıyor ve acımasız, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye, cinsel istismara ve işkenceye maruz kaldıklarına dair şikayetler var.
“Suçla mücadeleye” kaynak sağlamak, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele bahanesiyle Noboa KDV’yi yüzde 12’den yüzde 15’e çıkardı. Bu artış, söz konusu amaçlar için kullanılmayan yıllık 1500 milyon dolarlık bir gelir anlamına geliyor.
23 Kasım 2023’ten 31 Ekim 2025’e kadar Ekvador’da toplam 15 bin 561 cinayet kaydedildi. Bu, her 66 dakikada bir cinayet, yani günde 22 cinayet anlamına geliyor.
Bu rakamlar bir gerçeği ortaya koyuyor: olağanüstü hal ve militarizasyonla şekillenen güvenlik stratejisi, suç kaynaklı şiddeti kontrol altına almayı başaramadı.
ABD güvenlik stratejisinin bir parçası
Toplumun militarizasyonu, Noboa’nın açıkça hizmet ettiği ABD’nin güvenlik stratejisinin bir parçası. Meksika Büyükelçiliğine yapılan baskın ve ardından diplomatik ilişkilerin kesilmesi ve Kolombiya seçimlerine müdahale bu durumu göstermektedir. Noboa, sözde “Amerika kalkanı”nın oluşturulmasında rol aldı. Quito’da bir FBI ofisi açıldı. Ülkede, ABD Güney Komutanlığına (Southcom) bağlı birlikler halihazırda faaliyet göstermekte ve köylülerin çiftliklerini ve küçük balıkçı teknelerini bombalamaktadır.
Halk desteğini kaybettikçe baskı artıyor
Noboa, halk desteğinden yoksun ve demokratik mücadele kapasitesi yok. Noboa hükümetinin kabul görme düzeyi, güvenilirliği ve liderliği hızla bozulmuştur. Geçen yılın kasım ayında, ‘halk referandumu’ndaki dört sorunun hepsinde yenilgiye uğrayarak siyasi bir hezimet yaşadı. Bu sorulardan biri tam da Ekvador topraklarındaki yabancı birliklerin varlığını reddediyordu. Bu gerilemeye rağmen hükümet tutumunu değiştirmedi. Halkın sorunlarını çözecek önlemleri alamayan hükümet, askeri ve polis önlemleri yolunu seçiyor.
Bu oylama, Noboa’nın popülaritesindeki ve güvenilirliğindeki düşüşün bir göstergesiydi. Şu anda nüfusun yüzde 70’inden fazlası ona güvenmiyor ve Cumhurbaşkanını kabul etmiyor; bu halkın reddi sokaklara, kırsal bölgelere ve şehirlere yayılıyor. İşçiler, öğretmenler, yerli halk, gençler ve kadınlar hükümetin önlemlerine karşı seslerini yükseltiyorlar.
Bu durum, halkın yaşam koşullarındaki bozulmayla bağlantılı. Her 10 Ekvadorludan 7’si yoksul ve günde 3 dolar ile geçiniyor. Son iki yılda çok boyutlu yoksulluk (Gelir, karşılanamayan temel ihtiyaçlar ve diğer hizmetler açısından) yüzde 37.3’ten (2023) yüzde 41.7’ye (2025) yükseldi. 2023 yılında 6 milyon 602 bin yoksul varken, 2025’te bu sayı 7 milyon 549 bin 226’ya çıktı. Yani, 947 bin 226 yeni yoksul yaratıldı.
Bu durum, hükümetin IMF ile yaptığı anlaşmaların körü körüne uygulanmasının bir sonucudur: Akaryakıt fiyatlarındaki artış, binlerce kamu çalışanının işten çıkarılması, sağlık ve eğitim bütçelerinin kısılması, kamu yatırımlarının durdurulması, sosyal alanlara ayrılan bütçelerin kaldırılması ve belediyelere ayrılan kaynakların kesilmesi.
Noboa, kendi aile ekonomik grubu ve ortağı olduğu madencilik ve petrol şirketleri için yönetiyor ve Trump’ın emirlerine boyun eğiyor. Hükümeti yolsuzlukla çürümüş durumda ve halka karşı çok az empati gösteriyor. Ne kadar zayıf ve sevilmeyen hale gelirse, halkı silah gücüyle boyun eğdirmeye o kadar çok başvuruyor.
Halk örgütleri mücadele ediyor
Bununla birlikte Ekvador’da başlıca sosyal örgütler olan Birleşik İşçi Cephesi (Frente Unitario de los Trabajadores), Ecuarunari, Halk Cephesi (Frente Popular), Fenocin, Öğretmen sendikası UNE ve öğrenci birliği FEUE, Daniel Noboa’nın görevden alınmasını sağlamak için birleşik bir süreç yürütüyorlar.
Buna paralel olarak, hükümete karşı protesto eylemleri ve gösteriler devam ediyor; doktorlar kamu hastanelerinin önünde ilaç ve tıbbi malzeme talebiyle eylemler düzenliyor, öğretmenler bütçe talep ediyor, mahalle sakinleri ve emekliler ise Noboa’nın politikalarını reddediyor.
*Opcion Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Evrensel'i Takip Et