Avrupa yanıyor, peki ya küresel ısınma ile mücadeleye ne oldu?
850 Avrupa şehrinin yarısında sıcaklık rekorları kırıldı. Hastaneler doldu, okullar kapatıldı ya da ders saatleri kısaltıldı. Hâlâ aşırı sıcaklarda çalıştırılan işçiler var. Küresel ısınmayla mücadele için ihtiyaç duyulan paranın çok azı harcanıyor.
Fotoğraf: AA
Sıcak hava dalgası, Fransa’da sıcaklıkları 44.3 dereceye kadar yükseltti. Birleşik Krallık, 36.9 dereceyi gördü. 850 Avrupa şehrinin yarısında sıcaklık rekorları kırıldı.
Her yerden ölüm haberleri geliyor. Haziran 2022 sıcak dalgasında 70 bin kişi yaşamını yitirmişti. 2024 yazındaki sıcak dalgasında ise 60 bin kişi ölmüştü. Aşırı sıcağın beraberinde getirdiği hava kirliliğindeki artış nedeniyle uzun vadeli olumsuz sağlık etkilerinin de ortaya çıkması bekleniyor.
İşçiler aşırı sıcaklarda çalıştırılıyor
2022 ve 2024 yıllarında yaşanan sıcak dalgaları sırasında baş dönmesiyle yere yığılarak kafasını çarpan 51 yaşındaki Barselonalı sokak temizlikçisi Montse Aguilar, kalp krizi geçiren 50 yaşındaki Fransız inşaat işçisi David Azevedo ve İtalya’da çalıştığı tarlada hayatını kaybeden Hindistanlı 54 yaşındaki tarım işçisi Dalvir Singh unutulmuş görünüyor. Hâlâ aşırı sıcaklarda çalıştırılan işçiler var. Paris’te yaşayan Afgan bahçıvan Safiullah, France24’e, “Başka seçeneğim yok. Sosyal durumum ve mesleki koşullarım, şartlar ne olursa olsun çalışmaya devam etmem gerektiği anlamına geliyor” diyor. İngiltere’de otobüs şoförü olan Darren, BBC’ye şöyle konuşuyor: “Güneş tepemize vuruyor, camlar da bu ısıyı daha da artırıyor; üstelik otobüs 20 yıllık ve kliması yok. Dayanılmaz bir durum.”
Wsws.org’un haberine göre, Fransa’daki Genel Emek Konfederasyonu (CGT), çalışma koşullarını kınarken, İngiltere’deki Sendikalar Kongresi ise yasal bir maksimum çalışma sıcaklığı belirlenmesi çağrısını yineledi. Fransız öğretmen sendikaları üyelerine kendi inisiyatifleriyle iş bırakmaları çağrısı yaptı. Sendikaların adımları şimdilik bundan öteye geçmedi.
Hastaneler doldu, okullar kapatıldı
Fransız sağlık görevlileri, acil servis ziyaretlerinde ve hastaneye yatışlarda yüzde 20’lik bir artış bildirmiş durumda. Paris’te sistemin “doygunluk” noktasına ulaştığı belirtiliyor. Kalp durması vakaları dört katına çıktı ve gençler arasında önemli ölçüde arttı. Birleşik Krallık’taki hastaneler, tıbbi cihazların, soğutma sistemlerinin ve bilgi teknolojisi sistemlerinin arızalanması nedeniyle kritik durumlar ilan ediyor. Fransa’da 1800’den fazla okul kapatıldı, 8 bin okul ders saatlerini kısalttı. Birleşik Krallık’ta da yaklaşık 1000 okul aynı önlemi aldı.
Dünya, 2015 Paris Anlaşması’nda hedeflenen, sanayi devrimi öncesi ortalamaya göre 1,5 derecelik ısınma sınırını aşmanın eşiğinde bulunuyor. Mevcut politikalar devam ederse, yüzyıl sonuna kadar bu artışın 2,8 dereceye ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da Avrupa’da şu anda görülen koşullardan çok daha kötüsü anlamına geliyor. Reading Üniversitesi’ndeki bilim insanları kısa süre önce, Birleşik Krallık’ta önümüzdeki 30 yıl içinde 45 derecelik sıcaklıkların görüleceğini ve bu durumun evlerin yüzde 90’ını aşırı ısınmaya maruz bırakacağını öngördü.
Zengin ve yoksul mahalleler arasında 5 derece fark!
Bu yılın başlarında Hindistan ve Pakistan’da yaşanan sıcak dalgası sırasında sıcaklıklar 40 derecenin üstüne çıktı. Resmi ölüm kayıtları son derece yetersiz, ancak bu ay Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den yayınlanan bir araştırmaya göre, aşırı sıcaklığın yaşandığı bir gün 3 bin 400 fazla ölümle, arka arkaya beş gün ise 30 binden fazla ölümle ilişkilendiriliyor.
Kurbanların ezici çoğunluğunu en çok sömürülen işçiler oluşturuyor. Bina yoğunluğu ve malzemeleri, ağaç örtüsü ve yeşil alanlar ile serinleme imkânlarındaki farklılıklar, Mumbai’nin en zengin ve en yoksul bölgeleri arasında 5.6 derecelik bir sıcaklık farkı yaratıyor. Ülkenin 2024’teki sıcak dalgası için 194 milyar dolar olarak tahmin edilen ekonomik kayıpların büyük bir kısmı, Hindistan’daki 200 milyon işçinin ücretlerinden doğrudan kesiliyor.
İhtiyaç duyulan paranın çok azı harcanıyor
Peki ya küresel ısınma ile mücadele için yapılan onlarca toplantıya, toplanan paralara ne oluyor? Climate Policy Initiative’e göre, en son rakamlar, 2025-2030 yılları arasında küresel olarak ihtiyaç duyulan 7.8 trilyon dolara karşılık, 2025 yılında yıllık iklim finansmanının sadece 2.1 trilyon dolar ayrıldığını gösteriyor. Bu rakam, sonraki beş yıl içinde 9 trilyon dolara yükseliyor.
Birleşmiş Milletler’e göre, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olmak için yılda 365 milyar dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyuluyor; ancak bunun sadece 26 milyar doları sağlanıyor.
Sürekli iklim zirveleri toplanmasına rağmen küresel ısınmayı artıran fosil yakıtların üretimine engel olunmuyor. Oxfam’a göre, dünyanın en büyük fosil yakıt şirketlerinden sadece altısının 2026 yılında 96 milyar dolarlık kâr elde etmesi öngörülüyor. Bu kazançların meyvelerinden, dünyanın en zengin yüzde 10’luk kesimi ve özellikle de en zengin yüzde 1’lik kesim yararlanıyor. Bu kesimlerin mülkiyete dayalı toplam emisyonları —hisse senetleri vb.— sırasıyla toplam emisyonların yüzde 77’sini ve yüzde 44’ünü oluşturuyor.
(Dış Haberler)
Evrensel'i Takip Et