Ankara'da NATO protestosu: 'Türkiye NATO'dan çıkmalı, üsler kapatılmalı'
Ankara'da bir araya gelen sendika ve meslek örgütleri ile NATO'ya Hayır Koordinasyonu, NATO Zirvesi'ne ve savaş politikalarına tepki göstererek Türkiye'nin NATO'dan çıkmasını istedi.
Ankara — DİSK, KESK TMMOB, ASMMO, ATO ve NATO'ya Hayır Koordinasyonun çağrısı ile yüzlerce kişi NATO Zirvesi için 28 Haziran’da başlayacak olan yasaklamalara ve NATO Zirvesi’ne karşı Sakarya Caddesi'nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendikalar adına açıklamayı gerçekleştiren Tülay Yıldırım NATO’nun tarihsel rolünü ve temsil ettiği politikaları anlatma yükümlülüğü altında olduklarını söyleyerek, “Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil; emeğiyle yaşayan milyonların ortak mücadelesinde, halkın iradesinde, demokraside ve barışta yatmaktadır” dedi.
“Dünyanın ihtiyacı olan daha fazla silah, savaş ve askeri üs değildir”
Yıldırım, NATO Zirvesi’nin barışı tesis etmek için değil askeri harcamaların ve silahlanma politikalarının artması için gerçekleştiğini vurgulayarak “Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi de barışı tesis etmek için değil, artan küresel krizler karşısında askeri harcamaların yükseltilmesini, silahlanma politikalarının genişletilmesini ve yeni güvenlik stratejilerinin oluşturulmasını hedeflemektedir. Oysa dünyanın ihtiyacı daha fazla silah, daha fazla savaş ve daha fazla askeri üs değildir. Dünyanın ihtiyacı; yoksulluğa, eşitsizliğe, açlığa, iklim krizine ve demokratik hak ihlallerine karşı ortak çözümler üretebilmektir” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Savaşların bedellerini silah tekellerinin değil; işçiler emekçiler kadınlar ve çocukların ödediğini söyleyen Yıldırım, “Askeri bütçelere ayrılan milyarlarca dolar; okullardan, hastanelerden, kamusal hizmetlerden ve emekçilerin alın terinden kesilmektedir. Bir yanda silah şirketlerinin kârları büyürken, diğer yanda milyonlarca insan yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik içinde yaşam mücadelesi vermektedir” ifadelerini kullandı.
“240 insanın evine koçbaşı ile girdiler”
Türkiye'de sağ ve muhafazakar iktidarların ABD ile ilişkilerinin tarihsel bir süreklilik taşıdığının altını çizen Yıldırım, AKP döneminde bu ilişkinin farklı bir boyut kazandığını vurguladı; “Türkiye’de sağcı, muhafazakar iktidarların bugüne kadar Amerikan emperyalizmiyle kurduğu ilişki tarihsel bir süreklik arz ederken bu durum AKP ile birlikte başka bir boyuta evrildi. Halk desteğini kaybeden iktidar, ayakta kalabilmek için Trump'ın ve ABD'nin koluna yaslanmaya çalışıyor. NATO'nun savaş politikaları doğrultusunda ülkemiz yeni üslerle bölgesel çatışmaların merkezi haline getirilmek isteniyor. 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi bunun açık göstergesidir.”
23 Haziran sabahı pek çok yurttaşın hakkında gözaltı kararı çıkartılarak ev baskınları ile gözaltına alınarak tutuklanmasına dair açıklamada konuşan Avukat Döndü Kurşunoğlu yaşanan operasyonun Akın Gürlek'in 2 hafta önce atanmış olduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ilk emriydi olduğunu söyledi. Kurşunoğlu, “Bundan 4 gün önce yaklaşık 240 vatandaşın evine koçbaşıyla gittiler. İnsanları ters kelepçeyle saatlerce beklettiler. Hemen ardından avukat kısıtı getirildi, müvekkillerimizle görüşemedik. Hemen ardından dosya kısıtı getirdiler. Müvekkillerimiz gözaltında işkenceye maruz kaldı. Buna itiraz eden avukatlara saldırdılar. Müvekkillerimizden bir kısmı savcılık yüzü görmeden tutuklama talebiyle sevk edildi. Bir kısmı savcıların önüne çıktı. Savcılar ne sordular? ‘Madenciler Kurtuluş Parkı'nda eylem yapmış, neden ziyarete gittin? Sen öğrencisin, işçi eyleminde ne işin var? Sosyal medyada Cumhurbaşkanımız aile yılı demiş, sen 'Aile yılı değil, direniş yılı' demişsin, bunu açıkla. Akın Gürlek'in 2 hafta önce atanmış olduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ilk emriydi bu” dedi.
“NATO demek saray demektir”
Açıklamada NATO’ya Hayır Koordinasyonu adına konuşan Ecrin Özdil uluslararası tekellerin zenginleşmesi için halkların sefalet ve savaşa sürüklendiğini vurgulayarak “Filistin’de soykırım hızlansın istiyorlar. İran daha fazla kana bulansın. Venezuela Devlet Başkanı kaçırılsın. Küba, Amerikan çıkarları için fethedilsin. Sesini çıkaran, kafa tutan herkes bombalarla ve açlıkla terbiye edilsin istiyorlar. Bu sayede uluslararası tekeller zenginliklerine zenginlik katmaya devam edecek. Trump gibi alçaklar yeni Epstein adalarında çocuk istismarı dahil her türlü ahlaksızlığı yapacak. Halkımız dahil tüm Dünya halkları ise sefalete itilecek” dedi.
Özdil, ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın “Size demokrasi değil monarşi yakışır” sözlerini hatırlatarak “Haydutça sağa sola saldıran Trump’ı topraklarımızda istemiyoruz! ‘Size demokrasi değil monarşi yakışır’ diyerek bölge halklarını aşağılayan Tom Barrack’ı topraklarımızda istemiyoruz. NATO demek, saray demektir. Saltanat demektir. AKP’nin her siyasi saldırı öncesi ABD’nin başkanı ve NATO’nun doğal lideri Trump ile görüşmesi rastlantı değildir. Seçme-seçilme hakkına yönelik son dönemdeki tüm saldırılar aynı zamanda NATO saldırılarıdır” dedi.
“6. Filo’ya boğazı dar eden bizlerdik”
Türkiye'de NATO politikalarının ve dışa bağımlılığın kabul edilemeyeceğini ifade eden Özdil, NATO ile yapılan anlaşmaların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi ve “Ülkemizde emperyalist planların yapılmasını da bağımlılığı da kabul etmiyoruz. Türkiye’de gerçekleşecek olan NATO toplantısı iptal edilmelidir. Türkiye, NATO’dan çıkmalı, tüm NATO üslerine el konmalıdır. NATO kapsamında yer alınan tüm anlaşmalar tek taraflı olarak feshedilmelidir. 6. Filo’ya boğazı dar eden, Vietnam Kasabı Komer’e hak ettiği yanıtı veren bizim gençlerimizdir. Irak’a yönelik işgal tezkeresinin meclisten geçirilmesine izin vermeyen yine bizleriz” ifadelerine yer verdi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et