Ankara’da işçiler geçim derdinde: Biz bir şey yapmadan ek zam gelmez
Ankara'da sağlık ve belediye işkollarında çalışan emekçiler, gerçek enflasyon karşısında eriyen ücretlerine temmuzda ek zam talep ediyor. İşçiler, insanca yaşam için ihtiyacın birleşik bir mücadelede olduğunu vurguluyor.
Fotoğraf: Hilal Tok
Ankara’da sağlık ve belediye iş kolunda hangi işçiye “Ek zam istiyor musun?” diye sorulsa, yanıtlar aynı oluyor. İşçilerin tümü temmuz ayında ek zam beklediğini söylüyor, geçim sıkıntısından dert yanıyor. Temel ihtiyaçları bile karşılamaktan uzak olan ücretlerin, gerçek enflasyon karşısında eridiğini anlatıyorlar. Ancak soruyu “Peki zam yaparlar mı?” diye sorduğumuzda ise yanıtlar çoğu kez olumsuz geliyor. Patronlardan, iktidardan, sendikal bürokratlardan şikayetler anlatılıyor. Ek zammın yolu için ise “birleşik mücadele”ye işaret ediyorlar.
Görüştüğümüz bir belediye işçisi, hayat pahalılığındaki artışın günlük yaşamı doğrudan etkilediğini dile getirdi: “Ben tek başıma yaşadığım için geçinebiliyorum ama bugün tek maaşla geçinmek gerçekten çok zor. Bana göre hayat pahalılığı en az yüzde 80 arttı.” Özellikle temel gıda ürünlerindeki artışın dikkat çekici olduğunu söylüyor. Gider kalemlerinin büyük bölümünü gıda, kira, giyim ve çocuk ihtiyaçlarının oluşturduğunu belirten işçi, mevcut ücretlerin yeterli olmadığını vurguluyor: “Zam gelebilir ama önemli olan hayat pahalılığı karşısında yeterli olup olmayacağı.”
‘Yıl başındaki zamlar hayatı kolaylaştırmadı’
Sağlık sektöründe çalışan bir emekçi ise ücretlerin geldiği noktayı “yoksulluk sınırının altında çalışma” olarak tanımlıyor. Bekar olduğu için ayakta kalabildiğini ancak bunun bile giderek zorlaştığını söylüyor: “Yoksulluk sınırının altında çalışıyorum. Ocak ayından itibaren yapılan zamlar yüzde 100’ün üzerinde ama aynı oranda bir yaşam kolaylaşması yok.”
Temmuz ayında memur ve asgari ücretlilere anlamlı bir artış yapılacağına inanmadığını belirten emekçi, sendikaların ek zam taleplerini gündemde tutacak ve mücadeleyi yükseltecek bir tutum sergilemesi gerektiğini belirterek “Daha fazla mücadele edilse belki hakkımız olanı alabiliriz. İşçilerin birleşmekten başka çaresi kalmadı” dedi.
‘Faturaları ödemek için çalışıyoruz’
Belediyede çalışan bir başka işçi, ailesiyle yaşadığı için kira ödememesine rağmen ekonomik baskının çok ağır olduğunu söyledi. “Karın tokluğuna yaşıyoruz demeye bile gerek yok. Faturaları ödemek için çalışıyoruz desem daha doğru olur” diyen işçi, sağlıklı beslenmenin bile zorlaştığını, asgari ücrete bir artış yapılacağına da inancının olmadığını dile getirdi: “Zam yapmayacaklar, o zaten belli. Asgari ücreti yükseltmezler.”
Sorun büyüyor, greve varız
Uzun yıllardır belediyede çalışan bir başka işçi ise ekonomik sıkıntının yıllardır sürdüğünü ve giderek ağırlaştığını ifade etti. İki çocuğunun okuduğunu anlatan işçi, şöyle devam etti: “İki kızım var ve ikisi de okuyor. Yıllardır çok ekonomik sıkıntı çektik, hâlâ da çekiyoruz. Birkaç yıl önce yıllardır biriktirdiğimiz parayla oturduğumuz evi ancak alabildik.”
Sendika yöneticilerini de eleştiriyor. Talepler için grev istediklerini ancak yöneticilerden karşılık bulamadıklarını ifade eden işçi “Sendikayla çok konuştuk grev olsun diye ama hep razı olmamızı beklediler” dedi. Bir başka belediye işçisi de çözümün işçilerin iş yerlerinde bir araya gelerek talepleri için örgütlü mücadele vermesi olduğunu söyledi ve devam etti: “Sendikacılar hiçbir şey yapmıyor. Grev olursa biz de varız. Artık işçilerin birleşmekten başka çaresi kalmadı.”
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et