28.06.2026 00:13

Dünya Kupası mı, küresel krizler vitrini mi?

2026 Dünya Kupası, saha içindeki rekabet kadar göç politikaları, insan hakları tartışmaları, işçi eylemleri ve ekonomik eşitsizliklerle de gündemde. Organizasyon, futbol şöleninden çok küresel siyasi ve ekonomik gerilimlerin sahnesine dönüştü.

Dünya Kupası mı, küresel krizler vitrini mi?

Barış Salık
[email protected]


FIFA 2026 Dünya Kupası, 48 takımlı yeni formatıyla futbol tarihinin en geniş katılımlı organizasyonu olarak sunuldu. Ancak turnuva henüz başlamadan göç politikaları, vize engelleri, işçi hakları, çevresel maliyetler ve yüksek bilet fiyatları nedeniyle yoğun eleştirilerin hedefi oldu. FIFA’nın yıllardır kullandığı “Football Unites the World” (Futbol dünyayı birleştirir) sloganı da özellikle ABD’nin göç uygulamaları nedeniyle ciddi biçimde sorgulanmaya başlandı.

Futbol sınır kapılarında kaldı

Turnuva öncesindeki en büyük tartışmalardan biri ABD’nin göç ve vize politikaları etrafında şekillendi. Donald Trump döneminde genişletilen seyahat kısıtlamaları nedeniyle bazı ülkelerin taraftarları Dünya Kupası’na erişimde ciddi engellerle karşılaştı. İran, Haiti, Senegal ve Fildişi Sahili başta olmak üzere birçok ülkeden gelen taraftarlar için vize süreçleri son derece zorlaştı. Bazı Afrika ülkelerinin vatandaşlarından yüksek teminatlar istenmesi de tepkileri artırdı.

Sorun yalnızca taraftarlarla sınırlı kalmadı. Irak Milli Takımı Oyuncusu Aymen Hussein’in Chicago O’Hare Havalimanında saatlerce sorgulanması, takım görevlilerinin gözaltına alınması ve Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril Rajoub’un vize alamaması, sporun siyasi gerilimlerden bağımsız yürütülemediğini gösterdi.

Bu tartışmaların en dikkat çekici örneği ise Somalili Hakem Omar Abdulkadir Artan oldu. Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından yılın hakemi seçilen ve FIFA’nın elit hakem listesinde yer alan Artan, geçerli vizesine rağmen Miami’de uzun sorguların ardından ülkeye alınmadı ve geri gönderildi. 

İran krizi sahaya taşındı

2026 Dünya Kupası’nın en karmaşık başlıklarından biri İran’ın turnuvadaki konumu oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yaşanan kriz, doğrudan Dünya Kupası hazırlıklarını etkiledi. İran Milli Takımı’nın ABD’de planlanan kampı iptal edilirken, takım faaliyetlerini Meksika’ya taşımak zorunda kaldı. Bazı teknik heyet üyeleri vize alamadı, taraftar kontenjanları sınırlandırıldı.

İran’ın turnuvadan çekilme ihtimali zaman zaman gündeme gelirken FIFA ile ABD makamları arasında yoğun diplomatik görüşmeler yürütüldü. Sonuçta İran çok daha ağır kısıtlamalar altında turnuvaya katıldı.

İşçiler ve sendikalar da sahadaydı

Meksika’da açılış maçı öncesinde düzenlenen protestolar, Dünya Kupası’nın toplumsal maliyetlerine dikkat çekti. Eğitim emekçilerinin öncülük ettiği gösterilere sağlık çalışanları, emekliler, çiftçiler ve kayıp yakınları da katıldı. Yetkililerin FIFA etkinlik alanlarını korumak amacıyla bazı kamusal alanlara erişimi sınırlandırması ve göstericilere müdahalede bulunması, protesto hakkı ile güvenlik politikaları arasındaki gerilimi daha görünür hale getirdi.

Turnuvanın ekonomik boyutu işçi hakları tartışmalarını da beraberinde getirdi. Los Angeles’taki SoFi Stadyumunda çalışan binlerce işçiyi temsil eden sendikalar, ücretler ve çalışma koşulları nedeniyle grev hazırlığı yaptı. İşçiler ayrıca göçmenlik uygulamalarının çalışma ortamına yansımaması konusunda güvence talep etti.

Meksika’da ise Estadio Azteca yenileme çalışmalarında işçi denetimlerinin engellendiği ve göçmen işçilerin güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı iddiaları gündeme geldi. Uluslararası sendikalar bağımsız soruşturma çağrısında bulundu.

Turnuvanın üçlü ev sahipliği modeli de eleştirilerin hedefindeydi. 104 maçın büyük bölümünün ve tüm kritik aşamaların ABD’ye verilmesi, Meksika ve Kanada’nın sembolik ortaklar olarak kaldığı yorumlarına yol açtı. Meksikalı yazarlar ve akademisyenler, organizasyonu “ABD’nin dünya kupası” olarak tanımlarken, Meksika’nın ise mali yükü üstlenip sınırlı sportif ve ekonomik getiri elde ettiğini savundu. 

Taraftarlık giderek lüks tüketime dönüşüyor

FIFA’nın uyguladığı dinamik fiyatlandırma sistemi de yoğun tepki topladı. Talebe göre değişen fiyatlar nedeniyle grup maçları için açıklanan başlangıç ücretleri kısa sürede yükselirken, final biletlerinin resmi fiyatları 11 bin dolara kadar çıktı. 

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin de aralarında bulunduğu bazı siyasetçiler fiyat politikasını eleştirirken, FIFA Başkanı Gianni Infantino uygulamayı piyasa koşullarıyla savundu. 

Futbolun Amerikanlaşması tartışması

Turnuva boyunca yükselen bir diğer eleştiri, futbolun giderek Amerikan spor kültürüne benzetilmesi oldu. FIFA’nın finalde ilk kez devre arası şovu düzenleme kararı, futbolun Super Bowl modeline yaklaştırıldığı yorumlarına yol açtı.

Benzer tartışmalar sıcak hava gerekçesiyle uygulanan zorunlu sıvı molalarında da yaşandı. Uruguay Teknik Direktörü Marcelo Bielsa, futbolun ritminin ticari kaygılar uğruna parçalandığını belirterek FIFA’yı eleştirdi. Her maçta uygulanacak iki sıvı molası, 104 maçlık turnuva boyunca 200’ün üzerinde ek reklam kuşağı yaratacak. ABD yayın hakları sahibi Fox’un bu molaları tam ekran reklamlarla değerlendirmeyi planlaması, eleştirilerin merkezinde yer aldı. 

Futbolun geleceğine dair tartışma

FIFA 2026 etrafında yaşanan krizler birbirinden bağımsız olaylar olarak görülmüyor. Göç politikalarından işçi haklarına, çevre tartışmalarından bilet fiyatlarına kadar uzanan sorunlar, modern futbolun hangi yöne evrildiğine dair daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendiriliyor.

Bir yanda milyarlarca dolarlık yayın anlaşmaları, sponsorluklar ve ticari ortaklıklar; diğer yanda turnuvaya erişemeyen taraftarlar, protesto eden işçiler ve artan toplumsal maliyetler bulunuyor. 2026 Dünya Kupası, yalnızca sahadaki sonuçlarla değil, futbolun giderek sermaye, güvenlik ve siyaset ekseninde yeniden şekillendiğine dair tartışmalarla da hatırlanacağa benziyor.

27.06.2026 14:18

CHP Muğla İl Başkanı hakkında disiplin soruşturması talebi

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl hakkında Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafının yer aldığı bir pankarta ilişkin iddialar üzerine soruşturma talebiyle YDK’ye başvuru yapıldı.

CHP Muğla İl Başkanı hakkında disiplin soruşturması talebi

Fotoğraf: ANKA

27.06.2026 11:13

Gazeteci Ali Çağatay tutuklandı

İBB yöneticisi Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin yaptığı paylaşım nedeniyle “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamalarıyla gözaltına alınan gazeteci Ali Çağatay dün akşam saatlerinde tutuklandı.

Gazeteci Ali Çağatay tutuklandı

<!-- x-tinymce/html -->Ali Çağatay

27.06.2026 10:30 / Güncelleme: 14:16

2026 Dünya Kupası grup maçları yarın yapılacak 6 müsabakayla tamamlanacak: Son 32 Turu'nda ilk maç oynanacak

2026 Dünya Kupası’nda grup maçları yarın oynanacak 6 maçla tamamlanacak. Dünya Kupası'nda son 32 turu Güney Afrika-Kanada maçıyla başlayacak

2026 Dünya Kupası grup maçları yarın yapılacak 6 müsabakayla tamamlanacak: Son 32 Turu'nda ilk maç oynanacak

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!