Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar: NATO’ya karşı tepkimizi ortaya koyacağız
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, OVP’nin ısrarla uygulandığını belirterek işçilerin mücadelesinin bastırılmaya çalışıldığını ifade etti. Atar, NATO Zirvesi'ne ilişkin ise baskılara rağmen tepkilerini ortaya koyacaklarını vurguladı.
Uğur Ökdemir / İhsan Çelepkolu
Bursa- DİSK/Enerji-Sen, Bursagaz'da işten çıkarılan işçilerin işe iadesi ve sendikal hakların tanınması talebiyle yaptığı yürüyüşe destek veren Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, OVP’nin ısrarla uygulandığını belirterek işçilerin hak alma mücadelesinin baskıyla bastırılmaya çalışıldığını ifade etti. Atar, Ankara’da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi'ni de değerlendirerek, tüm baskılara karşı tepkilerini ortaya koyacaklarını vurguladı.
“OVP ısrarla uygulamaya devam ediliyor”
Orta Vadeli Programı emek ve halk düşmanı programını bütün itirazlarımıza, emekçilerin mücadelesine karşı çıkışına rağmen ısrarla uygulamaya devam ediyorlar diyen Atar, “2026 yılının asgari ücretini reel olarak enflasyon artışının dahi çok altında belirlemişti. Geçen yılda aynı şekilde 2025'in asgari ücretini de 2024'te gerçekleşen enflasyon rakamının önemli derecede altında belirlemişti. Tabii bütün ücretleri de bu çerçevede reel anlamda baskılandırmaya, düşürmeye aslında kendi yarattıkları krizi, kamu kaynaklarını sermaye sınıfına aktarmaya yarayan programı bütün acımasızlığı uygulamaya devam ediyor. İşçi sınıfı başta olmak üzere buna karşı mücadelesini sürdürüyor. Biliyorsunuz madenlerde işçiler buna karşı mücadele ediyor. Metal işçileri buna karşı mücadele ediyor. Hizmet sektöründeki işçiler buna karşı mücadele ediyor. Öğretmenler şu anda Ankara'da hak ve özgürlükleri için mücadele ediyorlar. Ama tüm bunlara rağmen AKP iktidarı olanca baskıyla, olanca şiddetle işçi sınıfının hak arama mücadelelerini bastırmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
“İşçilerin grev hakkı ayaklar altına alınmış durumda”
Bursa'da enerji işçileri, Aksa BursaGaz işletmesinde çalışan bir ölçüde kamu görevi sürdüren, kamu hizmeti sürdüren işçiler sırf DİSK’e bağlı Enerji Sen’i tercih ettiklerinden dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın toplu sözleşme yetkisini vermiş olmasına rağmen 13 işçiyi işten çıkardılar diyen Atar, “17 gündür arkadaşlarımız şirketin önünde mücadelelerini, eylemlerini, işe dönme mücadelelerini, sendikal haklarının teslim edilmesini, toplu sözleşme hakkının şirket tarafından kabullenilmesini ve aynı zamanda oradaki şirket yönetimiyle iş birliği halinde bulunan işbirlikçi sendikal yapının, Tes İş Sendikasının da itirazıyla birlikte hak ve özgürlüklerin engellenmesini protesto ediyorlar, mücadele ediyorlar. AKP iktidarı sadece işçilerin ekonomik taleplerine, mücadelesine karşı koymakla onu engellemekle kalmıyor. Aynı zamanda ülkede demokratik hak ve özgürlükleri de bütün şiddetiyle engellemeye çalışıyor. Basın emekçileri görüşlerini ortaya koyan sosyal medyada, gazetede, görsel medyada ortaya koydukları yazışmalardan dolayı gözaltına alınıyorlar, tutuklanıyorlar. Özgür medya kuruluşlarına, muhalif medya kuruluşlarına karşı cezalar uygulanıyor, yaptırımlar uygulanıyor. Bir diğer taraftan seçilmiş yerel yöneticilere karşı birtakım baskılar ve yargı eliyle ortaya konulan kuşatma ve baskılar neticesi itibariyle ya mevcut görevlerinden ayrılmaya, farklı eğilimler içerisine girmeye, istemedikleri birtakım eğilimlere girmeye zorlanıyorlar. Buna karşı çıkanlar hukukla uygun olmayan birtakım yöntemlerle tutuklanıyorlar. Belediyelerde seçilmiş yönetimler, halk iradesi hiçe sayılıyor ülke genelinde. Neredeyse yirmi milyonu aşan seçmenin iradesi bugün tamamıyla yerle bir edilmiş durumda, ayaklar altına alınmış durumda. İşçilerin grev hakkı ayaklar altına alınmış sendika seçme özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme ve hak arama özgürlükleri engelleniyor” şeklinde konuştu.
“NATO’ya karşı tepkimizi ortaya koyacağız”
ABD ve emperyalist batı ülkelerinin bir savaş aygıtı noktasında bütün dünya halklarının ve emekçilerinin düşmanı olarak kurulduğu günden bugüne kadar faaliyet gösteren NATO zirvesine karşı doğal tepkiler ortaya konuluyor, demokratik itirazlar ortaya konulmaya çalışılıyor diyen Atar, “Ülkenin başkentinde adeta iki haftayı aşan bir sıkı yönetim, neredeyse sokağa çıkma yasağı, tamamıyla faaliyetlerin sona erdirilmesi, mitinglerin yasaklanması, basın açıklamasının hak ve özgürlük arayışlarının siyasi iktidar eliyle yasaklanması güvenlik adı altında tırnak içerisinde söylüyorum güvenlik tedbiri adı altındaki uygulamalarla anayasaya aykırı biçimde ortadan kaldırılması söz konusu. Bütün bunları uç uca koyduğumuz zaman ülkemizin demokratik geleceği, hak ve özgürlükleri temel yaşamsal haklar tamamıyla keyfi biçimde yasaklanıyor, rafa kaldırılıyor. Biz buna karşı bu ülkenin başta işçi sınıfı olmak üzere emekçileri, emek örgütleri olarak buna asla göz yumamayız. Bu tür baskılara karşı mutlaka demokratik tepkilerimizi ve ifade özgürlüğü temelinde, demokratik hak ve özgürlüklerimiz temelinde itirazlarımızı mutlaka büyük şehirler başta olmak üzere dile getireceğiz. Biz dünya halklarının barış içerisinde, kardeşlik içerisinde bir arada yaşaması, savaşsız bir dünyada yaşaması ama sömürgeci, emperyalist ülkelere karşı da güçlü bir dayanışmanın ve halkların karşı duruşunun oluşması için de çaba sarf edeceğiz” dedi.
Evrensel'i Takip Et