EMEP Genel Başkanı Aslan, IŞİD saldırılarını hatırlattı: Davutoğlu eleştirilere sinirlendi
TTB’nin 78. Büyük Kongresi'nde konuşan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’ın IŞİD saldırılarını hatırlattığı konuşmasına, dönemin başbakanı olan ve IŞİD için “bir grup öfkeli genç” diyen Davutoğlu sinirlendi.
Ankara – Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) 78. Büyük Kongresi’nde Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan’ın, geçmişteki IŞİD saldırılarını hatırlatması üzerine, salonda bulunan ve o dönem IŞİD için “Bir grup öfkeli genç” diyen dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tepki gösterdi.
Saray ve etrafındaki gerici güçlere karşı ortak mücadele çağrısı yapan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Dönemin Başbakanı burada bir konuşma yaptı, aynı zamanda dışişleri bakanlığı da yaptı. 10 Ekim Katliamı’nı yaşadık biz bu ülkede, Suruç’u yaşadık, Antep’te katliamlar yaşandı. Oylarımız yükseliyor diye çıkıp televizyonda beyan verdi. Olmaz, bunu kabul edemeyiz. Hafızamız hâlâ yerinde. Bu ülkenin işçileri, emekçileri neler olduğunu hatırlıyor. Unutmayız da, bunu böyle bilsin herkes” dedi.
Aslan’ın bu sözleri üzerine Gelecek Partisi Genel Başkanı ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ayağa kalkarak, “Hakaret edemezsiniz. Ben buraya hakaret dinlemeye gelmedim” diyerek tepki gösterdi.
“Sendikacılar, gazeteciler tutuklanırken, demokrasi masalları anlatanlar var”
Aslan, “Bu ülkeyi karanlık bir döneme teslim edenler karşısında mutlaka ezilen ve sömürülen halklar birleşecek ve kazanacak. Kürt halkının talepleri de bizim taleplerimizdir, sağlık emekçilerinin ve sağlıkta hayatını kaybedenlerin talepleri de bizim taleplerimizdir. Bu ülkede anadilde bilimsel, demokratik eğitim de temel taleplerimizden biridir. Tarlasında ürün üretip de satamayan çiftçinin talebi de bizim talebimizdir. Yıllarca bu ülkeyi yönetecekler, sonra çıkıp diyecekler ki ‘biz güzel yönetiyoruz, doğru yönetiyoruz’. O zaman bu ülke niye bu halde? Niye bu kadar cezaevi var? Cezaevlerinde üst üste, yerlerde yatan insanlar var. Bu ülkenin sendikacıları, gazetecileri tutuklanıyor. Bilim insanları, aydınlar tutuklanıyor. Geceleri evler koçbaşlarıyla kırılıyor. Kalkıp bize demokrasi masalları anlatanlar var” ifadelerini kullandı.
Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Aslan, “Umudumuz var, hiçbir zaman kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz de. Esas sorun şudur: Bu saray düzeni ve saray iktidarı karşısında Türkiye’nin ezilen ve sömürülen tüm kesimlerinin yan yana gelmemesi sorunu vardır. Birleşik bir mücadelede yan yana gelmek zorundayız. Ancak bu koşullarda genel eylem, genel direniş ile birlikte bu saray düzenini ve ondan yana olanları başımızdan def ederiz ve bu ülke demokratik, özgür ve barış içinde yaşanan bir hale gelir” sözleri ile konuşmasını bitirdi.
“O gün yaralananları ziyaret ettim” savunması
Aslan’ın konuşmasının ardından söz alan Ahmet Davutoğlu ise, “Buraya gelmemin sebebi, hekimlere ve TTB’nin demokratik mücadelesine duyduğum saygıdır. Eğer eleştirilerden korkmuş olsam buraya gelmezdim. Dolayısıyla huzurunuzu böyle bir siyasi polemikle işgal ettiğim için sayın divandan özür diliyorum. 10 Ekim faciası, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gördüğüm en büyük facialardan biridir. Bunu duyduğumda, Gar’a gittim. Ardından olağanüstü toplantı yaptım, İçişleri Bakanlığı’na talimat verdim ve o gün yaralanan vatandaşları ziyaret etmek istediğimi söyledim. O gün hastanelerde yaralı olarak bulunanlar bilir ki hepsini ziyaret ettim, devletim adına hepsinden özür diledim ve ne yapabileceğimizi sordum. Adli ve idari hiçbir tedbirsizliğe de izin vermedim. Bu ifadeye gelince Seyit Bey; siz bir emekçisiniz, siyaset emekçisisiniz. Lütfen başka bir siyaset emekçisinin emeğine saygı gösterin. Bahsedilen televizyon konuşmasında, daha sonra seçime giderken anket durumlarının nasıl olduğu soruluyor. Ben de anketlerde iyi gittiğimizi söylüyorum. Sonra birileri bu sözleri başka ifadelerle karıştırıp bir hakaret malzemesi hâline getiriyor” diye savundu.
Davutoğlu'nun konuşması esnasında salonda bulunan bazı hekimler, kürsüye sırtını döndü.
Davutoğlu, konuşmasının ardından kongreden ayrıldı
“Bunları dile getirmek, kaybettiğimiz 105 arkadaşımıza borcumuzdur”
Daha sonra konuşmak üzere kürsüye çıkan KESK MYK üyesi Sevgi Yılmaz ise şunları söyledi:
“Davutoğlu’na söyleyecek iki çift lafım vardı fakat kendisi gitti. Biz o katliamda 105 arkadaşımızı kaybettik. Nasıl yönetiyorsanız, ne yaptıysanız öyle anılırsınız. Bunları kendisinin yüzüne söylemek isterdim ama kendisi gitti. Bu kongrelere, bu yerlere geliyorlarsa bu eleştirilerle de karşılaşmayı göze alacaklar. Eğer o gün istifa etmiş olsaydı bugün başka şeyler konuşuyor olurduk. Bunları dile getirmek, kaybettiğimiz 105 arkadaşımıza borcumuzdur.”
Öte yandan 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Tarih 19 Ekim 2015. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, katliam sonrası anket çalışması yaptıklarını ve oylarında artış olduğunu açıkladı. İki seçim arasında yaratılan karanlık aydınlanana kadar biz de bu sözleri ve gerçekleri hatırlatmaya devam edeceğiz.”
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et