Siyaset Bilimci İsmet Akça: ABD’de dengeler değişirken Türkiye’ye yeni rol biçiliyor
Siyaset Bilimci İsmet Akça ile ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yönelik olumlu mesajlarını ve ABD Senatosunun Beyaz Saray’a karşı aldığı tutumu konuştuk.
Fotoğraf: Beyaz Saray
Zeynep Algedik
[email protected]
Ankara — ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’da düzenlenecek olan NATO Zirvesi’ne katılacağını duyururken Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik övgü dolu açıklamaları, Türkiye’nin NATO içindeki konumuna yaptığı vurgu dikkat çekti. Aynı günlerde ABD Senatosunun Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarını Kongre onayı olmaksızın sürdürmesine sınır getiren savaş yetkileri kararını kabul etmesi ise ABD’de başkanlık yetkileri ve dış politika karar alma süreçlerine ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Siyaset Bilimci İsmet Akça’ya göre bu iki gelişme birlikte okunduğunda, ortaya çıkan tablo yalnızca Türkiye-ABD ilişkilerine değil, ABD’nin Orta Doğu ve NATO eksenindeki stratejik yönelimlerine de işaret ediyor.
Akça, Trump’ın yeniden göreve gelmesinden bu yana Türkiye-ABD ilişkilerinde belirgin bir yeniden yakınlaşma çabası görüldüğünü belirterek, “2024 sonu Trump’ın seçilip 2025 yılı başında göreve geldiğinden beri, aslında ondan öncesi yaklaşık 10 yıldır çok da gerilim içeren Türkiye-ABD ilişkileri iki başkan Trump-Erdoğan ilişkileri üzerinden yeniden düzenlenmeye ve uyumlu hale getirilmeye çalışılıyor” dedi.
İsmet Akça
ABD’nin Türkiye’ye biçtiği rol
Bu durumun yalnızca liderler arasındaki ilişkiyle açıklanamayacağını vurgulayan Akça, ABD’nin son dönemde açıkladığı ulusal güvenlik belgelerine işaret etti. Akça’ya göre ABD’nin temel hedefi Orta Doğu’da kendi çıkarları doğrultusunda yeni bir denge kurmak.
“ABD; Çin’in Orta Doğu’ya giremeyeceği, İran’ın bütün gücünün kırılacağı ve geri kalan bölgesel devletlerin de ABD’nin ana çıkarlarıyla ters düşmeyecekleri bir uyum yaratmak istiyor. Bu kağıt üzerindeki plan. Dolayısıyla Türkiye’ye hem NATO içinde hem de ABD’nin Orta Doğu politikaları kapsamında yeni bir rol veriliyor” diyen Akça, NATO’nun Adana’da yeni bir kolordu karargâhı kuracağı yönündeki haberlerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi olan ve 1 ay önce Irak Temsilcisi ilan edilen Tom Barrack’ın son dönemdeki açıklamalarının da bu yaklaşımın ipuçlarını verdiğini söyleyen Akça, benzer açıklamaların 2025 ABD Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nden de okunabileceğini kaydetti: “ABD, 'Bölgede paramiliter güçlerin değil merkezi devletlerin güçlü olmasını istiyorum' diyor. Dolayısıyla örneğin Suriye’de kendisine yakın, İran etkisindeki Esad rejiminin yıkılması, kendisiyle tam uyumlu Şara’nın getirilmesi, Kürt güçlerinin merkezi orduya entegrasyonundaki ısrarını da buradan okumak lazım.”
ABD’nin yaklaşımı iktidara alan açıyor
ABD’nin bölgesel ortakları konusunda demokrasi vurgusunu geri plana ittiğini söyleyen Akça, “Tom Barrack, müşfik monarşi lafını kullandı, ‘Bu bölgede zaten demokrasi kültürü, tarihi yok’ dedi. Yani demokrasi olmasına gerek yok; otoriter ya da otokratik rejimler hüküm sürebilir. Yeter ki bölge politikalarında ABD ile uyumlu olsunlar” diye konuştu.
Bu yaklaşımın Türkiye’deki mevcut iktidara da önemli bir hareket alanı açtığını söyleyen Akça, “Türkiye açısından Orta Doğu’da bölgesel güç olma, ekonomik olarak sermayesinin buraya doğru yayılması; enerji, ticaret, lojistik yollarında söz sahibi olma çabalarında da Türkiye’ye bir yol açılmış oluyor” dedi.
ABD’nin küresel hegemonyası zayıflarken bunu nasıl ayakta tutacağına yönelik politikalarının askeri ayağını da şekillendiren NATO Zirvesi öncesi Trump’ın açıklamalarını değerlendiren Akça, “Burada hem Orta Doğu açısından Türkiye’ye bir rol biçiliyor hem de Avrupa güvenlik mimarisini, kendisinin finanse etmesi isteniyor. Türkiye’nin ordusuna, askeri sanayisine burada rol biçileceği yoğun bir şekilde konuşuluyor. Dolayısıyla NATO zirvesine giderken Trump’ın Erdoğan’a açık övgüleri yeni de değil. Bu dinamiklerle ilgili ve alakalı” dedi.
Trump topal ördek olabilir
Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin Trump açısından kritik olduğuna işaret eden Akça, “Trump’ın kaybetmesi söz konusu. Temsilciler Meclisi’ni veya Senato’yu kaybedebilir. Dolayısıyla Trump’ın ‘topal ördek’ olabileceği de konuşuluyor. Geçen ay Temsilciler Meclisi, şimdi de Senato’nun savaş yetkileri konusunda Başkan’a karşı çıkış yapması tabii ABD iç siyasetinde Trump’ın elinin o kadar rahat olmadığını gösteriyor. İran savaşı da aynı zamanda iç siyasette başarı hikayesi anlatamadığı bir sonuçla sürüyor. Keza İsrail’in Gazze’deki soykırımı, ABD iç kamuoyunda şaşırtıcı derecede İsrail’in politikalarına karşıt kamuoyunu ilk defa daha hakim kılmış durumda. Dolayısıyla Trump’ın bir taraftan Orta Doğu’daki yeniden yapılanma sürecini gerçekleştirirken iç kamuoyuna da satacağı bir süreç olacak bu” değerlendirmesini yaptı.
Evrensel'i Takip Et