Sağlık emekçileri yüzde 35 ek zam talep ediyor
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesi sağlık emekçileri, enflasyon karşısında eriyen ücretleri için yüzde 35 ek zam talebiyle hastanelerde imza kampanyası yürütüyor.
Fotoğraf: Evrensel
KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık emekçileri, enflasyon karşısında eriyen ücretleri için yüzde 35 ek zam talebiyle hastanelerde imza kampanyası yürütüyor.
SES üyeleri İzmir’de Ege Üniversitesi, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ve Çiğli Eğitim Araştırma Hastanesinde imza standları açtı.
Fotoğraf: Evrensel
Fotoğraf: Evrensel
Fotoğraf: Evrensel
Manisa Celal Bayar Üniversite Hastanesinde poliklinikleri dolaşan SES üyeleri, imza topladılar. Mersin Üniversitesi Hastanesi yemekhane girişinde açılan ek zam standına da ilgi yoğun oldu.


SES İstanbul Aksaray Şubesi üyeleri tarafından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Fatih yerleşkesinde önceki gün, Prof. Dr. Murat Dilmener yerleşkesinde ise dün açılan standlarda da çok sayıda imza toplandı. Standlara sadece kamu emekçileri değil sağlık işçileri de ilgi gösterdi. Standlara gelen sağlık emekçileri tüm sendikaların bu talepte ortak hareket etmesi gerektiğini söylerken, SES üyeleri diğer sendikalara da çağrı yaptıklarını, ancak onların buna yanıt vermediğini aktardı.


Emekçiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunulmak üzere hazırladıkları imza metninde her geçen gün düşen alım güçlerine ve derinleşen geçim sıkıntılarına dikkat çektiler.
Ücretler eridi
Türkiye'nin en yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşinciliğine yükseldiği, Avrupa Birliği ile OECD ülkeleri içinde ise açık ara birinci olduğu vurgulanan imza metninde, AB ülkelerindeki yıllık enflasyonun Türkiye'de sadece bir ayda yaşandığı ifade edildi.
TÜİK’i göre mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon yüzde 32,61 düzeyinde ölçüldü, aylık fiyat artışları ise yüzde 1,71 oldu. Metinde toplumun ezici çoğunluğu tarafından güvenilir bulunmayan TÜİK rakamlarına göre bile gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen arasındaki farkın son yıllarda daha da arttığı ifade edildi. Emekçilerin maaşının ülke gerçekleri yok sayılarak belirlenen enflasyon hedeflerine göre artırıldığı, ücretlerin reel olarak gittikçe eridiğini ve artık en temel ihtiyaçların dahi karşılanmasında ciddi zorluklar yaşandığı dile getirildi.
En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yarısı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 19 Haziran’da yayımlanan “Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler” raporunda en düşük memur maaşı 61 bin 890 TL, ortalama memur maaşı da 68 bin 628 TL olarak açıklandı. Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi’nin haziran ayı için açıkladığı yoksulluk sınırı (4 kişilik bir ailenin asgari düzeydeki sağlıklı gıda, tüketim, ulaşım, barınma masrafları) ise 118 bin 404 TL oldu. Yani en düşük düzeyden maaş alan bir kamu emekçisi tek başına ailesinin asgari ihtiyaçlarının ancak yüzde 52’sini karşılayabiliyor. Ortalama düzeyde maaş alan bir kamu emekçisi ise en temel harcamaların ancak yüzde 58’ine yetişebiliyor.
Grevli toplu pazarlık hakkı tanınsın!
Sağlık emekçileri, yaşadıkları kayıpların telafisi için üç temel talepte bulundu. İlk olarak, 2026 yılının temmuz ayından itibaren maaşlarda ek yüzde 35 artış yapılması istendi. Bununla birlikte, ilave seyyanen ödenek dahil olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin doğrudan taban ücretlere yansıtılması talep edildi. Son olarak, 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal değiştirilerek, grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılması talep edildi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et