Bornova'da belediye işçisine saldırıya tepki: 'Şiddet hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz'
Görev sırasında saldırıya uğradığı belirtilen Bornova Belediyesi işçisi Mehmet Karabaş için açıklama yapan DİSK/Genel-İş İzmir 7 No'lu Şube, belediye emekçilerine yönelik şiddete karşı tepki gösterdi.
Fotoğraf: Güldalı Aktaş/Evrensel
Güldalı Aktaş
[email protected]
İzmir — Bornova Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çalışan Mehmet Karabaş'ın görev sırasında bir kişinin saldırısına uğradığı iddiası üzerine DİSK/Genel-İş İzmir 7 No'lu Şube basın açıklaması düzenledi. Sendika, belediye emekçilerine yönelik hakaret, tehdit ve şiddete tepki gösterirken saldırıya uğrayan işçi Karabaş, "Küfür yemek için gelmiyorum, onurumla çalışmak için geliyorum" dedi.
Edinilen bilgilere göre Bornova Belediyesinde park bahçe işçisi Mehmet Karabaş, mesai saatlerinde görev yaptığı parkta bir vatandaşın saldırısına maruz kaldı. Saldırganın işçiye küfür ve hakaret ettiği, üzerine yürüdüğü ve fiziksel saldırıda bulunmaya çalıştığı öne sürüldü. İddialara göre Karabaş, kendini koruyabilmek için konteynerin arkasına sığınmak zorunda kaldı. Saldırganın eylemi sırasında "Zaten çalışmıyorsunuz, bedava para alıyorsunuz" şeklinde ifadeler kullandığı da iddia edildi. Aynı bölgede görev yapan diğer belediye çalışanlarının da tehdit edildiği belirtilirken olayla ilgili video kayıtlarının mevcut olduğu ve gerekli suç duyurularının yapıldığı açıklandı.
Basın açıklamasını okuyan Genel-İş İzmir 7 No'lu Şube Sekreteri Cihangir Kına, belediye çalışanlarına yönelik hakaret, tehdit ve fiziksel saldırıların son dönemde arttığını vurgulayarak yaşanan olayın münferit bir vaka olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
"Bir işçiye saldırı, tüm emekçilere saldırıdır"
Kına, açıklamasında şunları kaydetti: "Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz başta olmak üzere belediyenin farklı hizmet alanlarında görev yapan arkadaşlarımız son dönemde çeşitli hakaret, tehdit ve fiziksel saldırılara maruz kalmaktadır. Her yurttaşın belediye hizmetlerine ilişkin eleştiri ve talepte bulunma hakkı vardır. Ancak eleştiri ile hakaret, itiraz ile şiddet aynı şey değildir. Hiçbir gerekçe, hiçbir memnuniyetsizlik ve hiçbir anlaşmazlık, görevini yapan belediye emekçilerine yönelik hakareti, tehdidi ya da şiddeti meşru kılamaz."
Kına, bugün yükseltilen itirazın yalnızca Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ndeki son olaya değil, tüm belediye emekçilerine yönelik hakaret, tehdit ve şiddet anlayışına karşı olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Parkları düzenleyen, sokakları temizleyen, kent yaşamını sürdüren, sosyal hizmetleri yurttaşlara ulaştıran, güvenlik hizmeti veren, spor tesislerinde çalışan ya da bürolarda yurttaşlara hizmet sunan tüm emekçiler aynı saygıyı hak etmektedir. Bir belediye işçisine yönelen saldırıyı, belediye emekçilerinin tamamına yönelmiş bir saldırı olarak görüyoruz."
Toplumsal gerilimlerin arttığı bu dönemde dayanışmanın önemine de dikkat çeken Kına, şöyle devam etti; "Toplumsal yaşamın giderek daha fazla gerilim ve tahammülsüzlük ürettiği bir dönemden geçiyoruz. Yaşanan ekonomik zorlukların, geçim kaygısının ve toplumsal gerilimlerin farkındayız. Ancak tam da böyle dönemlerde birbirimizin emeğine, onuruna ve insanlığına daha fazla sahip çıkmak zorundayız. Hiçbir öfke, hiçbir gerilim ve hiçbir memnuniyetsizlik, emeğiyle geçinen insanlara hakaret edilmesini ya da şiddet uygulanmasını haklı gösteremez."
Kına, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Bizler DİSK Genel-İş Sendikası olarak belediye emekçilerinin onurunu, çalışma barışını ve güvenliğini savunmaya; emeğe yönelen her türlü hakaretin, tehdidin ve şiddetin karşısında durmaya devam edeceğiz. Emeğe saygı, işçiye saygıdır. Belediye işçisi yalnız değildir."
“Sürekli tehdit ve hakarete maruz kalıyoruz"
Şiddete maruz kalan işçi Mehmet Karabaş ise gazetemize şu açıklamalarda bulundu; “Suyu çok kullanıyormuşum su parası alıyormuşum diye saldırıya uğradım. Daha öncede iyi temizlemiyorum diye sürekli aynı kişi tarafından hakarete maruz kaldım. Çoluğumun çocuğumun rızkı için çalışıyorum, sürekli tehdit, sürekli hakaret ve aşağılamaya maruz kalıyoruz. Zorumuza gidiyor. Açıkçası son olayda da korktum, tutamayıp kendimi karşılık versem, disipline gönderileceğim, işimden olacağım. O yüzden kaçıp saklandım, yaşananları kayda aldım. Küfür yemek için gelmiyorum ki ben buraya onurumla çalışmak için geliyorum. Herkesin de buna saygı göstermesini bekliyoruz.”
Basın açıklaması "Şiddete hayır, emeğe saygı!", "Belediye işçisi yalnız değildir!" ve "Yaşasın örgütlü mücadelemiz!" sloganlarıyla sona erdi. Açıklamaya Emek Partisi İlçe başkanı Cevat Düzci ve üyeleri de destek verdi.
Evrensel'i Takip Et