Gemi Geri Dönüşüm Koordinasyonu: ÇED süreci göz boyamadır
Aliağa Gemi Söküm Tesislerinin; deniz tarafına doğru fiili olarak kullandığı 588 bin metrekarelik alanın ÇED “onayı” için halkın katılım toplantısı, Aliağa Belediyesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- Aliağa ilçesi Atatürk Mahallesi ve Arapçiftliği bölgesinde faaliyet gösteren gemi söküm tesislerinin fiili olarak kullandığı 58,85 hektar genişleme alanının Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) halkın katılımı toplantısı Aliağa Belediyesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
AB sertifikasyonlarının iptalinin istendiği bir dönemde genişletme projesinin tekrar gündeme gelmesi tepkilere neden oldu. Tehlikeli atık maddeler, çevresel etkileri ve işçi sağlığına ilişkin tartışmaların gölgesinde gerçekleştirilen ÇED toplantısı Türkiye Gemi Geri Dönüşüm Koordinasyonu, İYA, EGEÇEP, Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu tarafından izlendi.
Gemi sökümüne “ÇED” kılıfı
Türkiye Gemi Geri Dönüşüm Koordinasyonu tarafından, atık gemi geri dönüşüm tesislerinin üretim kapasiteleri ve kullanım alanları sürekli arttığı halde şimdiye kadar ÇED Yönetmeliği’nden önce üretime başladıkları gerekçesiyle ÇED’den muaf tutuldukları bilgisini vererek, "ÇED muafiyeti dava konusu yapılmış, davanın süre yönünden reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulmuştu. Başvurunun yargılaması devam etmektedir” denildi.
“Göz boyamadan ibaret”
ÇED toplantısını değerlendiren Türkiye Gemi Geri Dönüşüm Koordinasyonu, Aliağa’daki gemi söküm sektörünün; kuru havuz gibi tam koruma sağlayacak altyapı dönüşümlerine, gerçek anlamda yürütülen bir ÇED süreciyle desteklenen güçlü bir çevresel izin ve denetim sistemine, ayrıca işçi sağlığı alanında şeffaflık, ek koruma ve meslek hastalıklarının tanınmasına ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bu koşullar sağlanmadan yürütülen bir ÇED sürecinin göz boyamadan ibaret olduğu açıktır” değerlendirmesi yaptı.
ÇED toplantısı protesto edildi
ÇED sunumunun ardından, toplantıya katılanlar, süreçle ilgili görüşlerini aktardıktan sonra alkışlarla salonu terk etti.
Denize doğru 83 futbol sahası genişletilmesi hedefleniyor
Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin (GEMİSANDER) hazırladığı ÇED Raporundaki rakamlara göre üye tesislerde son 10 yılda sökülen gemi sayısının 1.004 olduğu belirtilirken, tesislerin toplam 519.321,24 metrekarelik alanda ve toplamda 1.692.471 LDT (Hafif Deplasman Tonajı) kapasitede olduğu ifade edildi. Projede, 95 milyon 726 bin 826 TL harcanarak, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafındaki kullanım alanının gemi söküm sınırlarına dahil edilerek denize doğru 83 futbol sahası kadar genişletilmesi hedefleniyor.
Bilimsel raporlar tehlikenin boyutunu gösterdi
Aliağa gemi söküm tesisleri ve Horozgediği’ndeki sanayi tesislerinin bölgeyi yaşanmaz hale getirdiği çevre ve meslek örgütleri tarafından defalarca kez gündeme getirilmişti. 2022 yılında “Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ve Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan bilimsel raporlar bölgede yaşanan kirliliği gözler önüne sererken, ölçümler özellikle Helvacı, Horozgediği, Bozköy, ALOSBİ ve sanayi tesislerine yakın bölgelerde kirliliğin yoğunlaşarak kronikleştiğini gösterdi.
Ekolojik denge bozulacak
Çevre Örgütleri ve Meslek Odaları tarafından, projenin bölgedeki ekolojik dengeye ve halk sağlığına zarar vereceği, asbest, ağır metaller ve tehlikeli atıkların ortaya saçılacağı, deniz ekosisteminin ve bölgedeki tarım alanlarının zarar göreceği dile getirildi.
Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalarda, Kıyı Kanunu'nun ihlal edileceği vurgusu öne çıkarken, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafına doğru genişletilerek, deniz dolgusu yapılmak istenmesinin yasalara aykırı olduğu vurgulandı.
Dip çamurunun hareketlenmesine neden olacak
Alanda yapılacak çalışmaların, deniz tabanında yıllardır birikmiş olan zehirli ağır metalleri ve rüsubatı yeniden hareketlendirerek Aliağa Körfez ekosistemine yayacağına da dikkat çekildi.
Yine uzmanların değerlendirmelerine göre, dipte yaşayan organizmalar, balık yumurtlama alanları ve deniz çayırlarının habitatı yok olacak. Bu durumda, zorlukla sürdürülen balıkçılık faaliyetlerine de darbe vurulmuş olacak.
Proje neden iptal edildi?
Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin geçmiş dönemde yaptığı başvuru, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 3 Ekim 2025 tarihli kararıyla resmi olarak sonlandırılarak iptal edilmişti.
Proje tanıtım dosyasında (PTD), alanın fiziki olarak büyütülmesine rağmen tesislerin yıllık gemi söküm kapasitesinde bir artış olmayacağı iddia edilirken, yeni alanların sadece atıkla temas etmemiş metal malzemelerin, halatların ve araçların geçici depolanması için kullanılacağı öne sürüldü.
Proje kamu yararına ve mevzuata aykırı
Çevre Bakanlığına verilen Proje Tanıtım Dosyasında yer alan mevzuat ve kamu yararına aykırılıklardan bazıları:
* Kıyı Kanunu’na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında ve halkın kullanımına açık olmalı. Bu projeyle kıyı şeridinin kamu yararı yerine Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nin kullanımına tahsis edilmesi kanuna aykırı.
* Projeyle alan “Ecrimisil” ile yasallaştırmaya çalışılıyor. Proje Tanıtım Dosyasında, deniz tarafındaki bu alanların İzmir Valiliğine ödenen ecrimisil (işgaliye) bedelleriyle kullanıldığı beyan edilerek işgal meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
* Ecrimisil ödemenin bir işgali yasal hale getirilmesi, kıyıların bu şekilde kalıcı olarak sanayiye terk edilmesi amaçlanıyor.
* Deniz ekosistemine yönelik tehditleri artıracak olan proje, bölgedeki petrokimya tesisleri, limanlar ve mevcut gemi söküm faaliyetleri nedeniyle çok yüksek bir kirlilik baskısıyla, deniz canlıları daha fazla risk ile karşı karşıya kalacak.
Evrensel'i Takip Et