Tekstilde işçi kıyımı: 100 bini aşkın işçi işsiz kaldı
Tekstilde bir yılda 100 bini aşkın işçi işten atılırken kalan işçilerin ücretleri enflasyonun bile altında zamla ezildi.
İstanbul - Tekstil sektörü daralırken, patronlar faturayı işçilere kesiyor. Mart 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında tekstil ve giyim sektöründe işsiz kalan işçi sayısı 100 bini geçti. En fazla işten atma ve işyeri kapanma sayısı giyim eşyalarının imalatında oldu. Bu sektörlerde çalışan işçilerin yıllık ücret artışları resmi enflasyonun bile altında kaldı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri dikkate alınarak hazırlanan İstihdam İzleme Bülteni'nin 163. sayısı yayımlandı. Buna göre Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödenen çalışanlar dahil toplam sigortalı çalışan sayısı Mart 2026'da, bir yıl önceye göre yüzde 2.2 yükselerek 25 milyon 525 bin 771'e ulaştı. Bu dönemde sigortalı çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre 538 bin 898 kişi, bir önceki aya göre ise 70 bin 327 kişi arttı.
İnşaat ve tarımda mevsim etkisi
Mart 2026’da incelenen 22 ana sektörün 19'unda istihdam artışı gerçekleşti. 88 alt sektörün 29'unda ise sigortalı ücretli çalışan sayısı geriledi.
Mevsim etkisiyle birlikte inşaat ve tarım sektörlerinde istihdam arttı. En fazla istihdam artışı 101 bin 308 kişiyle ikamet amaçlı olan ve olmayan binaların inşaatı faaliyetlerinde gerçekleşti. Yiyecek ve içecek hizmetleri, perakende ticaret ile binalar ve çevre düzenlemesi faaliyetleri de istihdamın en fazla arttığı sektörler arasında yer aldı.
Tarım, giyim ve imalatta alarm
İmalat, tekstil ve giyim sektörlerindeki alarm durumu söz konusu. İmalat sanayinde istihdam yıllık bazda yüzde 2.4 geriledi. En yüksek istihdam kaybı 65 bin 866 kişiyle giyim eşyalarının imalatında yaşandı. Bu sektörü, istihdamın 36 bin 34 azaldığı tekstil ürünlerinin imalatı ile istihdamın 15 bin 581 azaldığı fabrikasyon metal ürünleri imalatı izledi.
Giyim eşyalarının imalatı sektöründe kadın çalışan sayısı geçen yıla göre 36 bin 960 düşüş gerçekleşti. Bu sektörü 11 bin 241 kadın istihdamı kaybı tekstil ürünlerinin imalatı takip etti.
En çok giyim eşyası işyeri kapandı
Son bir yılda iş yeri sayısı 62 sektörde arttı. Mart 2026'da Türkiye genelinde faaliyet gösteren iş yeri sayısı yıllık yüzde 4.7 (102 bin 407) artarak 2 milyon 301 bin 993 oldu. 17 bin 39 ile ev işçisi (aşçı, bakıcı, bulaşıkçı, temizlikçi) çalıştıran yer sayısında büyük artış yaşandı. Bu sektörü kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı (15 bin 3), ikamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı (14 bin 984) ve perakende ticaret (12 bin 74) sektörleri izledi.
Diğer taraftan, giyim eşyalarının imalatı (3 bin 11) ve ev hizmetlerinde 10 günden fazla çalışanlar (1767) alanında kapanan işyeri sayısında artış yaşandı.
Ücret artışları enflasyonun altında kaldı
Bu rakamlar ücret artışlarında da belirleyici oldu. TEPAV raporunda Mart 2026 itibariyle ücretlerin ortalama 40,3 arttığı belirtildi. En yüksek ücret artış oranı yüzde 73,4 ile "yatılı bakım faaliyetleri" sektöründe gerçekleşti.
Giyim ve tekstil sektöründeki ücret artışları ise yüzde 29,9 ile TÜİK’in Mart 2026 için açıkladığı yıllık yüzde 30.87’lik enflasyonun da altında kaldı.
Türkmen: Yasal haklar fiilen ortadan kalktı
TEPAV verilerini gazetemize yorumlayan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, sahadaki sirkülasyon nedeniyle gerçekte işten çıkarılan işçi sayısının bu verilerin en az iki katı olduğunu dile getirdi. Türkmen, "Urfa, Malatya, Adıyaman ve Tokat gibi örgütlü olduğumuz bölgelerde bu daralmayı net bir şekilde görüyoruz. Son 3 yılda tekstil ve giyim sektöründeki toplam istihdam kaybı 400 bin civarına ulaştı.” dedi. Sektördeki krizin tek bir nedene bağlanamayacağını ifade eden Türkmen, daralmanın arkasındaki temel faktörlerin döviz kuru baskısı, küresel tedarik zinciri ve yeni rakipler, finansman sıkıntısı olduğunu ifade etti. Öz sermayesi zayıf olan şirketlerin ya iflas ettiğini ya da kâr marjı düştüğü için yatırımlarını başka sektörlere ya da ülkelere kaydırdığını ifade eden Türkmen, kamuoyunda sürekli "patronların mağdur olduğu" yönünde bir algı yaratılmaya çalışıldığını, asıl faturayı işçilerin ödediğini belirtti. Krizden etkilenmeyen dev firmaların bile bu ortamı bir tehdit aracı olarak kullandığını vurgulayan BİRTEK-SEN Genel Başkanı, çalışma saatlerinin artırıldığını, iş yükünün ağırlaştırıldığını ve ücretlerin düşürüldüğünü ifade etti.
“Özellikle Başpınar'da son 2 yıldır onlarca fabrika var; kapanan, iflas eden, konkordato ilan eden, küçülmeye giden ve binlerce işçi işten atılıyor. Küçük bir kısmı dışında tamamında işçinin tazminatı ya ödeniyor ya da tazminatlarının çok küçük bir kısmı ödeniyor. O yüzden bütün bu krizin içinde tekstil iş kolunda yarattığı en önemli sonuçlardan biri de yasalarla güvence altına alınmış olan ücretler ve kıdem tazminatı gibi yasal güvence altında olan haklar bile fiilen ortadan kalkmış durumda. Daralmadan kaynaklı bu kapanmalar, patronlar için işçilerin birikmiş haklarına, tazminatlarına çökmek ve bu yolla yeni bir sermaye birikimi yaratma fırsatına dönüşmüş durumda."
(İşçi Sendika Servisi)
Evrensel'i Takip Et