Levent Tüzel, Temel Conta direnişini ziyaret etti: 'Bu mücadele bütün işçi sınıfının meselesidir'
560 gündür direnen Temel Conta işçilerini ziyaret eden EMEP heyeti, mücadelenin tüm işçi sınıfını ilgilendirdiğini belirterek dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.
İzmir – Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ve beraberindeki heyet, sendikal hakları için 560 gündür direnen Temel Conta işçilerini ziyaret etti. Ziyarette işçilerle bir araya gelen Tüzel direnişin yalnızca Temel Conta işçilerinin değil, bütün işçi sınıfının mücadelesi olduğunu vurgulayarak dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yaptı.
“Bu yola kaybetmek için çıkmadık”
Ziyarette konuşan Temel Conta işyeri temsilcisi Sinem Kaya, 560 gündür süren direnişin yarattığı ekonomik ve sosyal zorluklara dikkat çekerek, “560 gün dile kolay. İki arkadaşımızın ev sahibi ‘Evi boşaltın’ diye aradı. Bizler zaten kıt kanaat geçinen işçileriz. Her türlü zorluğa göğüs geriyoruz” dedi.
Mücadelenin artık yalnızca bir işyerindeki sendikalaşma sorunu olmaktan çıktığını söyleyen Kaya, “Biz yenilirsek yalnızca Temel Conta işçisi değil, sendikalaşmak isteyen işçiler, sınıf olarak yenilecek. Kazanımımız ise işçi sınıfının kazanımı olacak. Biz bu yola pes etmek ve kaybetmek için çıkmadık. Biz en doğal haklarımızı istiyoruz” diye konuştu.
Patronun da direniş sürecinde önemli kayıplar yaşadığını belirten Kaya, “Patron da bu süreçte hayli kayba uğradı. Tesla ve Ford çekildi. Çünkü ürün kalitesi düştü. Bizim kaybımız bütçemize göre oldu. O daha büyüğünü kaybetti. Bizim emeğimizin değeri tokat gibi çarptı suratına” ifadelerini kullandı.
“Yasal hakların tanınmaması bütün işçi sınıfını ilgilendiriyor”
EMEP MYK Üyesi Gürsoy Turan ise Temel Conta’daki direnişin işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik bir saldırı karşısında sürdürüldüğünü belirterek, “Bütün bir işçi sınıfını ilgilendiren bir sorunla karşı karşıyayız. Sadece burada Temel Conta işçilerinin grev meselesi değil; bakanlıktan yetki geliyor, mahkeme kararı geliyor, grev kırıcılığı tespit ediliyor ama hiçbirini tanımıyor. Dolayısıyla bu sadece Temel Conta değil, bütün işçilerin ve sendikaların mücadeleyle elde ettiği yasal kazanımların tanınmaması anlamına geliyor” dedi.
Direnişin daha geniş bir dayanışma ağıyla sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden Turan, bu yükü bir biçimde sendikaların yüklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Turan, mücadeleci sendikacıların bir araya gelmesi gerektiğini mücadelenin görünürlüğünü artıracak adımların tartışılması gerektiğini belirtti.
“Fiili mücadeleyi büyütmek gerekiyor”
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel de sendikal hareket içerisinde tabandan yükselecek baskının önemine işaret ederek, “Sendikalardaki yönetimleri zorlayacak olan şey aşağıdan gelecek baskıdır. Mücadele örnekleri yaratarak ve buralardan sonuç alarak ilerleyebiliriz. Bugünden yarına merkezler değişmeyecek. Kurultaylar, çalıştaylar yapılıyor ama asıl ihtiyaç fiili mücadeleyi büyütmek ve ülkede bir emek dalgası yaratmaktır” dedi.
15-16 Haziran Direnişi’nin yıldönümünü hatırlatan Tüzel, “Bugün yaşadıklarımız gösteriyor ki mesele yalnızca yasalar değil. Güçlü olduğumuz ölçüde haklarımızı kullanabiliyor, toplu sözleşme ve sendikal hakları işletebiliyoruz. Karşımızda fiili bir düzen ve güç ilişkisi var. Ne elde edeceksek mücadele ederek alacağız” diye konuştu.
Sendikal bürokrasinin de mücadele önündeki engellerden biri olduğunu belirten Tüzel, “Hem sizler hem bizler bu mücadeleyi nasıl bir adım daha ileri taşıyacağımızı tartışmalıyız. Direnişi rutinden çıkarıp değişim yaratacak, karşı tarafı yanıt vermeye zorlayacak adımların zamanı gelmiştir” dedi.
“560 günlük direniş rutine dönüşmemeli”
Temel Conta patronunun yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirten Tüzel, “Temel Conta patronu bir sözleşme yapmaya, yasal bir zeminde sendikayla ve işçi temsilcileriyle sözleşme yapmaya oturmadı. Bundan sonra da oturmayacağını söylüyor. Ancak gördüğümüz şu ki buradaki işçi arkadaşlarımız hiçbir yılgınlık, hiçbir tereddüt taşımıyor. Sonuna kadar burada bir başarı elde etmeye dönük, sendikalı çalışma hayatını burada egemen kılmaya dönük bir çaba ve direngenlik içerisindeler” dedi.
EMEP olarak işçilerin yanında olduklarını söyleyen Tüzel, “Biz de hem parti olarak hem mücadeleci sendikalar olarak buradayız, yanlarındayız, dayanışma içerisindeyiz. Hiç şüphesiz bu mesele sadece Temel Conta ya da burada örgütlü olan Petrol-İş üyeleri için değil, bütün sendikalarımızın ve bütün işçi sınıfımızın meselesidir” diye konuştu.
Hak gasplarının ve sendikal hakların tanınmamasının birçok işyerinde yaşandığını ifade eden tüm sendikalara çağrı yaparak, “560 gün az bir süre değil. Bu direnişin lokal ölçekte ve kendi içinde bir rutinde kalmaması için sesimizi hep birlikte yükseltelim. Bu mücadeleden elde ettiğimiz deneyimleri ortaklaştırmak ve kazanıma dönüştürmek için bütün sendikal güçler harekete geçmelidir” ifadelerini kullandı.
İzmir ve Torbalı’daki sendikal güçlerin ortak bir mücadele hattı oluşturması gerektiğini söyleyen Tüzel, “Bir gün bile zaman kaybetmeksizin harekete geçip burada yapacaklarımızı işçi arkadaşlarımızın kararlılığıyla buluşturarak ilerletmek durumundayız. Burada Temel Conta patronu rahatlıkla işe gidip gelmemeli. İşyerindeki çalışma düzeni hiçbir şey olmamış gibi devam etmemeli. Dayanışma etkinliklerimizi sürdürmeli, bölge halkının, emekçilerin ve işçi sınıfının gözünü, kulağını, yüreğini burada hissettirmeliyiz” dedi.
EMEP olarak bu sürecin büyütülmesi için sorumluluk almaya devam edeceklerini belirten Tüzel, “Sadece çağrı yapmakla kalmıyoruz. Bu süreci birlikte büyüteceğimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum” dedi.
Konuşmasını işçi sınıfının birliğine vurgu yaparak tamamlayan Tüzel, “Birleşe birleşe kazanacağız. Bu bizim sloganımız. Sermaye mutlaka yenilecek. Nihai anlamda yenilecek” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et