Ahmet Özer, Devlet Bahçeli ile süreç görüşmesini anlattı
Ahmet Özer, Devlet Bahçeli'nin PKK'nin sembolik silah yakma törenine dair "Keşke o kadınlar silahları yaktıktan sonra ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye gelselerdi. Onların tutuklanmasına izin vermezdik" dediğini söyledi.
Fotoğraf: ANKA
Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Van'da düzenlenen 'Barışın Dili Hukuk ve Demokrasi Olmalı' konferansında yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik 'süreç' ziyaretinin detaylarını anlattı.
Fesih ve silah bırakma kararı alan PKK'nin 11 Temmuz 2025'te Irak'ın Süleymaniye kentinde düzenlediği sembolik silah yakma törenini Bahçeli'nin biçimsel olarak "çok takdir ettiğini" söyleyen Özel, MHP liderinin silah bırakanlara dair sözlerini de aktardı.
Ahmet Özer'in aktardığına göre Bahçeli, "Keşke o kadınlar silahları yaktıktan sonra ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye gelselerdi" ifadelerini kullandı. Özer'in "Gelselerdi tutuklanırlardı" sözlerine ise Bahçeli, "Hayır. Onların tutuklanmasına izin vermezdik" yanıtını verdi.
"Ne diz çökme var ne de tekrar çıkarma ihtimali"
ANKA Haber Ajansının aktardığına göre Ahmet Özer, konferansta konuyla ilgili şunları kaydetti:
"Bahçeli ile bir görüşme yaptım. Basına da yansıdı. Orada bana ilginç bir şey söyledi. Dedi ki, 'Hocam, silahların bırakılması işini ve bırakma biçimini çok takdir ettim'. 'Niye?' dedim. Dedi ki, 'Silahları gömersen tekrar çıkarma durumu olabilir. Gelip teslim edersen biri seni teslim almış olur. Sanki diz çöküyorsun. Ama yakarsan kendi iradenle yakıyorsun. Silah ortadan kalkıyor. Dolayısıyla ne diz çökme var ne de tekrar çıkarma ihtimali.” Sonra da ekledi, 'Keşke o kadınlar silahları yaktıktan sonra ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye gelselerdi.' Ben de, 'Ama efendim, gelselerdi tutuklanırlardı' dedim. 'Hayır' dedi, 'Onların tutuklanmasına izin vermezdik.'"
"Silah bırakmak Kürt sorununun çözümü değildir"
Ahmet Özer ayrıca konferansta yaptığı konuşmada, "Bir Kürt, bir aydın, bir bilim insanı ve seçilmiş belediye başkanı olarak barış sürecini desteklediğini" ifade etti.
Özer sürece dair "Biz artık azamisine değil, asgarisine bile razı olduğumuz için 'Yeter ki yapılsın' diyoruz. Bu noktada bile gerekli adımlar atılmıyor. İpe un seriliyor. Bu yanlış. Çünkü bu tür işler uzarsa enfekte olur, provoke edilir ve bu fırsat da heba olur. 22 Ekim’de Bahçeli barışla ilgili çağrı yaptı. 30 Ekim’de ise ben, örgüt üyeliğinden düzmece ve içi boş bir dosyayla tutuklandım. Hapse gönderildim. Bana dediler ki, 'Ver belediyeyi, gir içeriye; suçunun ne olduğuna sonra bakarız'. Bu aynı zamanda barış sürecine de zarar veren bir süreç haline geldi. Şimdi mutlak butlan tartışmaları da aynı şekilde zarar veriyor. Buna rağmen biz barış sürecini destekliyoruz” dedi.
Özer, "Silah bırakmak, Kürt sorununun çözümü demek değildir. Silahların bırakılması önemlidir, tarihseldir. Destekliyoruz. Ama kök sebep Kürt sorunudur. Kürt sorununu çözemezseniz yarın başka sorunlar ortaya çıkar. Oysa iktidar buna yanaşmıyor, hatta kabul de etmiyor" şeklinde konuştu.
"İcra makamı iktidardır"
"Ancak asıl aktör Cumhurbaşkanıdır; çünkü icra makamı iktidardır" diyen Özer, "Devleti iktidar yönetiyor. Ama bir buçuk yıldır topluma güven verecek bir adım atılamadı. Bu güveni sağlamak için bazı adımlar atılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Özer, "Şu anda 10’u DEM Parti’de, 3’ü CHP’de olmak üzere 13 kayyım bulunuyor. Bulunduğumuz Van Büyükşehir Belediyesinde de kayyım var. Bu reva mı? Kayyımın olduğu her yer en az 10 yıl geri kalıyor. Bunun bedelini siz ve çocuklarınız ödüyor" dedi.
(ANKA)
Evrensel'i Takip Et