Politikada geçen hafta: Mutlak Butlan’ın birinci ayı, kurultay çıkmazı, yeni parti
İBB davalarından, CHP’deki mutlak butlan baskısına, yeni parti tartışmalarından MHP ve yargıdaki kritik hamlelere kadar siyasette tansiyon düşmüyor.
Fotoğraf: ANKA
Dilan Temiz
[email protected]
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının verilmesinin üzerinden bugün tam 1 ay geçti. Bu bir aylık süreçte usulsüz uygulamaların ardı arkası kesilmedi. Hal böyle olunca kurultay çağrılarının yanı sıra yeni parti senaryosu da Özgür Özel tarafından dillendirildi. Tabii bunda tabandan gelen tepkinin, halkın taleplerinin de etkisi var.
Hafta boyu, operasyon silsilesinde ana davalardan biri olan İBB davasını takip etmek için Silivri’deydik. Pazartesi günü belediye başkanlarının tutuklu olduğu “Aziz İhsan Aktaş” davasının 3. celsesi başladı. Bu celse sonunda ara karar bekleniyor. Birinde 400 küsur, birinde ise 200 küsur kişi yargılanınca haliyle hatırı sayılır bir kalabalık oluyor Silivri’de.
Butlan kararının çıktığı gün 21 Mayıs’ta İBB davasında tutukluluk incelemesi vardı ve diğer iki tahliyeye göre o tahliyede sayı düşerek 9 kişi tahliye edilmişti. O günden sonra ailelerde büyük öfke ve endişe hakim oldu. Atanmış yönetime tepki her açıklamayla çığ gibi büyürken, (özellikle de Silivri’deki davalara atıf yapılarak ‘arınma’ ifadelerinin kullanılmasıyla) bir taraftan da tutukluluk durumlarına bu kararın etkisinin ne olacağı tartışılıyor…
Bir ay böyle geçerken 18 Haziran Perşembe günü İBB davasında yine bir tutukluluk incelemesinde CHP lideri Özgür Özel’den 'Son gün olarak söylemeyeyim ama 20 Temmuz tarihi var' diyerek aslında yeni parti için tarihi vermiş oldu.
Özel’in ‘Kemal Bey’in kurultaya niyetli olmadığını anlatırken, Silivri’deki televizyonun bulunduğu avukatların bekleme odasında birkaç ses yükseldi: “Ne kurultayı, kurultay mı kaldı”, “Vakit önemli”...
Silivri’de ‘Kemal Kılıçdaroğlu’ ve ‘Özgür Özel’ tartışmasına sıkıştırılmak istenen halk bu tıkanıklığın artık aşılması gerektiğini düşünüyor.
Davaları izlemeye gelen ailelere destek olmak için bulunan ‘kendimi bildim bileli Cumhuriyet Halk Partiliyim’ diyen emekli bir hemşire ile sohbetimize ‘yeni parti’ tartışması şöyle yansıdı:
-Butlan kararı sonrası ne olacak sizce, Özgür Özel ne yapmalı? Kurultay yapılır mı?
+ Kurultay bence yapılmalı ama kazanamayacağını biliyor, yapmaz. Yeni bir parti kurulursa oy veririm, elim diğerine gitmez.
-Neden yeni bir partiye ihtiyaç var sizce?
-Her gün seçim seçim diyorlar. Adamı tekrar seçtirirlerse ne olur? Millet aç. Başka seçenek yok. Emekliyim ülkemin geleceği için endişe ediyorum. Asgari ücretle geçinenler, öğrenciler, satılan yerle... Bunlar için tabii ki bir araya gelmek gerekir.
Ardından bir İBB Meclis Üyesi ile konuşuyoruz. O da atanmış yönetimin kapıyı kurultaya kapatmasıyla vakit kaybedilmemesi gerektiği düşünülüyor. Genel eğilim içinde yeni partiye sıcak bakanlar çoğunlukta olsa da bir kısım ise ‘sonuna kadar gitmek gerektiğini’ düşünüyor. Özgür Özel yönetimine dönük ‘hazırlıklı olmadıkları’ gerekçesiyle tepkiler de var.
'20 Temmuz’ adli yıl bitişiyle beraber hukuki yolların artık bittiği bir tarih olarak, halkın da atanmış yönetimin iktidarla iş birliğinin farkında olmasıyla bir yola girileceği belli. Özgür Özel’in Ankara Ulus’taki esnaf ziyaretleri, yurttaşla teması ve Denizli’de devam eden yurttaş teması bunun bir işareti.
***
18 Haziran'da 9 kişi daha hakkında tahliye kararı verilmesiyle İBB davasında tutuklu kişi sayısı 51’e düştü. Dava başlarken tutuklu kişi sayısı 106 idi. Birinci celse sonunda verilecek ara kararla tutuklu kişi sayısının daha da düşmesi bekleniyor. Zira içerde yatarından fazla yatan pek çok kişi var. Bu tahliye sayıları haksız tutuklamalar için çok açık bir gösterge.
***
Bu kapsamda öne çıkan dikkat çekici gelişmelerden biri de Kılıçdaroğlu’nun, Sözcü TV’de programa katılması oldu. Kılıçdaroğlu süreç boyunca CHP’deki yargı süreci ve “arınma” söylemini öne çıkardı.
Kılıçdaroğlu’nun programdaki ‘performansından’ anlıyoruz ki bel bağladığı davaları bilmiyor, okumuyor. Pek çok konuda sorulanlara ‘bilmiyorum’ yanıtını veriyor. Geri alınan etkin pişmanlardan, boşa çıkarılan suçlamalara kadar…
***
Öne çıkan bir diğer konu ise Mehmet Uçum’un erken seçim tartışmalarına ilişkin 16 Nisan 2028’i önerdiği yazıydı.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Mehmet Uçum’un, seçimlerin, zamanından 1 ay önce, Tayyip Erdoğan’ın aday olabileceği şekilde 2028 yılında yapılmasını tasdikledi. Erdoğan sonrasına hazırlık olarak, Erdoğan’ın yardımcılarının ailesinden olması önerilerine ise tartışmayı kapattı.
***
Bahçeli, CHP'de olan bitenle en çok ilgilenen ve ‘akıl’ veren siyasetçilerden biri. Ancak kendi partisinde olan bitenlere dair pek konuşmuyor. Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in istifa etmesinin ardından il teşkilatlarında başlayan fesihler dalga dalga büyüyor. Bugüne kadar 22 il başkanını ve ilçe yönetimini görevden alan Bahçeli, tek kelime etmemeye devam ediyor.
Bunlar yaşanırken Özel Harekat Başkanı Ünsal Hayal’ın Bahçeli’yi ziyaret etmesi de Emniyette liste yarıştırdığı bilinen MHP açısından için dikkat çekiciydi.
***
Bu hafta adli yargıda 4 bin 608, idari yargıda ise 359 hakim ve savcının görev yerini değiştirildi, esas değişiklik Ankara Adliyesi’nde yapıldı. Emniyet teşkilatındaki genel atamalar da tamamlandı. Merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 430 mülki idare amirinin görev yeri de yeniden belirlendi. Değişim tamamlandı.
Evrensel'i Takip Et