Kılıçdaroğlu’dan ‘dokunulmazlık’ mesajı: Benimle ilgili olsa, dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının ardından ilk kez televizyonda gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.
Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtladı.
Yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddia edilen Kılıçdaroğlu, bu iddiaya, “Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok.” yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtladı.
Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtladı.
Yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddia edilen Kılıçdaroğlu, bu iddiaya, “Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok.” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu’na yöneltilen sorular ve Kılıçdaroğlu’nun cevapları şöyle:
Mutlak butlan kararı ve tepkiler
Gazeteciler: Tepkiler karşısında kendinizi hiç sorguladınız mı? Mutlak butlan kararını kabul etmeseydiniz sizce ne olurdu?
Kılıçdaroğlu: Mutlak butlanda sadece ben değil, eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden korkuyorlar çünkü arınmayı yapacağım. Bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir. Gelin, şaibe iddia edilemeyecek bir kurultay yapın.
Mahkeme süreçleri
Gazeteciler: Kararın çıkıp çıkmayacağından haberiniz var mıydı?
Kılıçdaroğlu: Bilsem bir gün önceden video yayınlar mıyım? Bir yargıçla ilişkim kanıtlansın, yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakırım. CHP’nin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır, parti asla kirliliği kabul etmez.
Erdoğan ile görüşme ve Özgür Özel eleştirisi
Gazeteciler: Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?
Kılıçdaroğlu: Erdoğan’ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey “Erdoğan ile müzakere edeceğiz” dedi. Neyi müzakere edeceksiniz, bir kişi 2 saat ne görüşür? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP’nin nelerini görüştün? Benim dönemimde belediyeler Sayıştay tarafından denetleniyordu.
Yolsuzluk, rüşvet iddiaları
Gazeteciler: Sizin kurultayı kaybetmenizden sonra mı yolsuzluk ve rüşvet alındı? Meclis başkanı poşette 250 bin dolar iddiasını yalanladı ama hatırlarsınız.
Kılıçdaroğlu: Hazine’den gelen parayla belediyeden gelen para aynı şey mi? Birileri “gidip rüşvet verdim” diyor, neden Özgür Özel’e “buna niye dava açmıyorsunuz” diye sormuyorsunuz? Meclis’teki iddiaya dair tutanak tutuldu, haberi yapana dava açılmadı. Bunları yapmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız.
Ekrem İmamoğlu’nun “saray kayyımı” ifadesi, İBB İddianameleri
Gazeteciler: İmamoğlu “Saray kayyımı” derken sizden bahsediyor. İBB iddianamelerini takip ediyor musunuz? Şu an İmamoğlu sizin için hangi noktada?
Kılıçdaroğlu: Öyle bir niyetim yok. Erdoğan’ı en sert eleştiren lider benim. Hukukçu değilim, tüm iddianameleri okuyamam, kurduğumuz komisyon özet getirir. Ekrem Bey tutuklandığında evine gittim, bugün de aynı yerdeyim. Ama sadece Ekrem Bey mi tutuklu? Kendisine rüşvet verildiğini söyleyen adama dava açamıyorlarsa ben ne yapacağım? Atalay, Demirtaş ve Kavala’nın davaları siyasidir ama yolsuzluk davaları siyasi değildir.
Gazeteciler: “Yolsuzluktan tutuklandıklarında buna siyasi mi diyeceğiz” dediğinizde kamuoyunda karşılığı olmuyor. Bunu bizim için mi söylediniz?
Kılıçdaroğlu: Kamuoyunu yönlendiren siz gazetecilersiniz. Rüşvet verdim diyene niye dava açılmıyor, niye sormuyorsunuz? İftira atılan kişi dava açmıyorsa bu kabuldür. Sözüm size değil, genel olarak medyaya.
Merdan Yanardağ davası
Gazeteciler: Merdan Yanardağ, sizinle yaptığı röportaj gerekçe gösterilerek hazırlanan iddianameye karşı sessiz kaldığınızı söylüyor. Aynı siyasallaşmış yargı yolsuzluk davalarını da üretiyor olamaz mı? Neden sadece CHP’li belediyelere operasyon yapılıyor?
Kılıçdaroğlu: Doğrusu bunu yeni öğreniyorum. Diplomasının iptal edilmesini doğru bulmadığımı söyledim ama o zaman “yolsuzluk yoktur” diye bütün davaları mı kapatalım? Operasyonların tek sebebi cumhurbaşkanlığını garantilemek.
Kurultayda para trafiği ve isim iddiaları
Gazeteciler: “Rüşvetçi belediye başkanlarını uzaklaştıramadığım için özür dilerim” dediniz, eminseniz niye açıklamıyorsunuz? O dört belediye başkanı sizin döneminizden mi?
Kılıçdaroğlu: Özgür Bey’e devir teslimde isimleri verdim. Bir parti yetkilisi belediyeden para isterse bu rüşvettir. Parayı veren de yerini, gününü kanıtlıyor.
Milletvekili fezlekesi ve dokunulmazlık tartışması
Gazeteciler: Başarır’ın fezlekesinde hep duyumlar var ve mağdur siz görünüyorsunuz. Elinizde bir belge var mı? Fezlekeler Meclis’e gelirse vekillerinize ne diyeceksiniz? Demirtaş’ın dokunulmazlığı kalktığında tutuklandı, pişman mısınız?
Kılıçdaroğlu: Ben davanın tarafı değilim, kim para verdi nereden bileyim? İfade verenler değişimciler. Ben böyle suçlansam dokunulmazlığımın kaldırılmasını ve aklanmayı isterdim. Demirtaş ve Atalay’a haksızlık yapıldı ama dokunulmazlık kararından pişman değilim. Kurultayı parayla satın alıyorsanız bu bir milli güvenlik sorunudur. Ben hiçbir delegeye telefonda “bana oy verin” demedim.
Genel merkez baskını
Gazeteciler: 24 Mayıs’ta genel merkezde polisin girmesi, biber gazı sıkılması vicdanınızı sızlatmadı mı? Saat 12.00’de görüşseydiniz bunlar olur muydu? Beker hakkında neden suç duyurusunda bulunmadınız?
Kılıçdaroğlu: Görüntüler vicdanımı sızlattı ama kendimi sorumlu tutmadım. Polisin girmesini, şiddeti asla doğru bulmam. Cumhurbaşkanlığında bana oy vermediğini söyleyen Adnan Beker’in otobüsle inşaat işçileri getirip orada taşkınlık yapmasında ne işi var? Biz taşkınlık olmasın diye her şeyi yaptık. Beker taşkınlık yaptı demedim ama genel merkezin kapıları kapatılamaz.
Kayyım eleştirileri ve parti yönetimi
Gazeteciler: Birçok CHP’li “Kılıçdaroğlu’nun kayyımdan ne farkı var” diyor. Kayyım gelse ne yapardı, farkınız nedir?
Kılıçdaroğlu: Talimatı ben verseydim bu soru doğruydu. Ben görevi de kabul etmedim. Kayyım olsa MYK, PM, MDK olmazdı; tek başına yönetirdi. Biz tüzükteki tedbiren uzaklaştırma normunu işletiyoruz, yanlışsa mahkemeden döner.
Akın Gürlek ve butlan kararı
Gazeteciler: Akın Gürlek’in, Erdoğan’ın göz kırpmasıyla bu butlan kararına ve sizin göreve gelmenize etki etmiş midir? Karar siyasi mi?
Kılıçdaroğlu: Arka kapı diplomasimiz yok. Gürlek’in kararı Erdoğan’ın etkisiyle verip vermediğini yargıçlara sormak lazım. Olay siyasidir ama karar farklıdır, orada para trafiği var. Bütün yargıçlar Erdoğan’ın kararıyla hareket ediyor dersek töhmet altında bırakırız, bazı imzaların onuru vardır.
Veysi Uyanık iddiaları
Gazeteciler: Partiyi arındırma görevini size kim verdi? Veysi Uyanık ve oğlu neden A takımınızda, bu arınma hassasiyetinizle çelişmiyor mu?
Kılıçdaroğlu: Bu görevi bize CHP’nin tarihi verdi. Veysi Uyanık’ın oğlu Ahmet iyi eğitim almış yetkin bir PM üyesidir. Babadan ötürü çocuğu suçlayamazsınız, bu gazetecilik değil. Önümüzdeki kurultayda ön seçim zorunluluğu getireceğim.
Arınma söylemi, medya protokolleri
Gazeteciler: Anketlerde arınma söyleminizin samimi bulunmadığı söyleniyor, seçmen niye inanmıyor? Sözcü TV ile bir anlaşmanız var mıydı?
Kılıçdaroğlu: Televizyonların tek boyutlu yayın yapması nedeniyle. Benim dönemimde yasal TV protokolleri vardı ama sosyal medyaya büyük paralar ödenmemişti. Sözcü TV ile geçmişte de şimdi de bir anlaşmamız olmadı.
Delege imzaları ve tedbir kararı
Gazeteciler: Ersan Şen “kayyım gelse partiyi yönetemez, kurultaya götürürdü” diyor. Özgür Özel tarafının itiraz ettiği tedbir kararının kaldırılmasını ister misiniz?
Kılıçdaroğlu: Biz hiçbir çatışmaya izin vermeden yapıyoruz bunları. Karşı taraf zaten itiraz ediyor. Arkadaşlarla konuşur, gerekirse kararı çekeriz, ne olacak ki?
Kurultay tartışmaları ve eski delege yapısı
Gazeteciler: Eğer Özgür Özel temyizi çekelim, tedbir engeli kalksın ve olağanüstü kurultay yapalım derse?
Kemal Kılıçdaroğlu: Olağanüstü değil, olağan kurultay. Ne olacak en fazla 4-5 ay sürer. Eski delegelerle yapamazsınız. Şaibe var denilen delegelerle yaparsak oradan da mutlak butlan çıkar.
Gazeteciler: Eylülün başı için takvim yapalım denilmiş ve siz biriyle konuşup vazgeçmişsiniz denildi. Böyle mi oldu?
Kemal Kılıçdaroğlu: Partiyi neden yoralım? Yeniden seçimlerimizi yaparız. Mahkeme de karar verdim yine aynısını yapıyorsunuz der.
Gazeteciler: FETÖ ithamında bulundunuz. Sizin görev sürenizde danışmanınız Fatih Gürsu, vekil yaptığınız Erdemir firari, Zekeriya Öz’e şerefli bir savcı dediniz. 15 Temmuz’da iktidar medyası sizi eleştirdi evinizde olmanız nedeniyle. Siz eski yol arkadaşlarınıza FETÖ ithamında bulunmanız bu anlamda ayıp olmuyor mu sizce?
Kemal Kılıçdaroğlu: Doğru. O dönem yasaklı değillerdi, televizyonları vardı vs. Ekrem Bey de orada spor programı sunuyordu, hiç böyle bir şey demedik ona. FETÖ’cüler girmesin diye MİT’ten destek istenmiş. Ben de diyorum; kim bunlar? Hiçbir siyasi parti MİT’ten destek almaz. Parti, MİT’ten destek alamaz, oranın kuruluşu değildir, isteyemez.
Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı
Gazeteciler: İmamoğlu cumhurbaşkanı adayınız mı?
Kemal Kılıçdaroğlu: Niye bunu tartışıyoruz? Ben bu sistemi, bu rejimi, tek adam rejimini kabul etmiyorum ki. Ben zorunlu olduğum için aday olmuştum. Biz Anayasa’yı değiştirmek istiyoruz.
Gazeteciler: Ama önce cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmanız gerek.
Kemal Kılıçdaroğlu: Bizim adayımızı yeri gelince yetkili organlar belirler. Burası AK Parti, MHP değil. CHP’de itiraz kültürü vardır, herkes düşüncelerini söyler, genel başkan sonuna kadar dinler.
Gazeteciler: Milyonlarca insan İmamoğlu için imza verdi.
Kemal Kılıçdaroğlu: Saygı duyuyorum.
Gazeteciler: Aday adayı mı peki?
Kemal Kılıçdaroğlu: Bilmiyorum ki. Siz Ekrem Bey’den görüş aldınız mı?
Gazeteciler: Müslim Sarı aday adayıdır dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu: “Sorun çıkmazsa” dedi ön cümlesinde. Mahkemede sorun çıkmazsa aday adayı olabilir. Bir sürü aday adayı vardır.
Gazeteciler: Başkanlık rejimi içinde anayasa değişimine hayır deriz diyor musunuz?
Kemal Kılıçdaroğlu: Evet. 6 parti kabul etti. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi dedik. Biz hala onun sahibiyiz. Biz onun kitabını yazdık, broşürünü yazdık. Bizim partimizin arşivinde anayasa ile yapılmış çok... Ahlakı savunan adam sokağa mı çıkamayacak? Sokağa mı çıkacağım? Böyle bir şey yok. Partinin kurumsal kimliğini güçlendireceğiz, ahlaki temellerini güçlendireceğiz. Ondan sonra göreceksiniz parti kuruluşundaki ahlaki kodlara kavuşmuş; yapısı güzel ve ciddi... Kurultayda tüzük de değiştireceğiz. Ön seçimi zorunlu yapacağız.
Gazeteciler: Aday gösterilirseniz genel başkanlığa aday olacak mısınız?
Kemal Kılıçdaroğlu: Partiyi kirlilikten arındırdıktan sonra ben oturmak, yaşamak istiyorum eşimle çocuklarımla huzur içinde. 78 yaşındayım; bazıları benden büyük, bazıları benden küçük. 78 yaşındaki bir insana özgürce sorular soruyorsunuz. Erdoğan’a bu soruları soramazsınız. Erdoğan mı sizi destekliyor diyorsunuz. Bir insana bu soru sorulabilir mi? Emin Çölaşan konuşmadığım şeyleri yazdı. Ben ona ne zaman konuştum? Neden yazmıyorsunuz genel başkan diye? Efendim mahkeme kararı var. 38. kurultay iptal edildi. Mahkeme göreviyle geldim ben buraya. Ben en sert eleştirileri bile dikkatle dinlerim. Eşim tehdit ediliyor. Bu kadar ahlaksızlık olabilir mi? Troller... Dava açıyoruz; Özbekistan, Pakistan’da çıkıyor. Biri Samsun’da bulundu, hapiste. Ben gelmişim. Benden niye korkup çekiniyorlar? Ahlakim yapım, kim olduğum belli. Benim hatamı, eksiğimi söyleyen gerçek dostumdur.
Seçmen tepki ve YSK’nin kararı
Gazeteciler: Bayağı ismi cismi belli olan CHP seçmeninin pek çoğu “Çocuklarımızın geleceği çalınıyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte butlan kararını kabul etmesine karşıyız. İlk defa AK Parti’nin önüne geçen bir parti var” diyorlar.
Kemal Kılıçdaroğlu: Kararı veren, parayı alan, rüşveti veren ben değilim. 38. kurultayı yaptı. Aynı delegelerle nasıl yapacaksınız?
Gazeteciler: YSK’ya başvurun önerisi de var...
Kemal Kılıçdaroğlu: YSK’nın bir kararı çıktı ve açık, net şunu söyledi; ben parti içindeki para hareketlerine karışmam, benim işim seçimle ilgili dedi. Bu ders kitaplarına girecek bir karar.
Gazeteciler: Troller bunu yapıyor dediniz ama partinizde yol arkadaşlarınız; Zeybek, Kayışoğlu, Başarır... Size proje dediler. Bile bile seçim kaybettiğinizi söylediler. Bizzat yol arkadaşlarınız seçimi bile isteye kaybettirdiğinizi söylediler. Bunlar trol değil, eski yol arkadaşlarınız.
Kemal Kılıçdaroğlu: Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. Kaç seçim oldu? Gazetecisiniz siz. Olmadı efendim. 2010 anayasa, referandum. 2011 genel seçim... 13 seçim bile olmadı, referandum bu.
Gazeteciler: Referandum için de Atilla Kart çıktı direnmediğinizi ve AİHM’e başvuruyu geri çektiğinizi söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu: Doğru değil ki. Bülent Tezcan’dı açıklamayı yapan. Mesajı atan o. AİHM’e kadar götüren de biziz. CHP açtı davayı. Birisi bir şey söylüyor; herkes ona inanıyor. Bir araştırın nedir ne değildir. İddiam şu; her seçimde oyumuzu artırdık biz. O bombalar patlamasaydı başka tablolar çıkacaktı ortaya. Bütün metropolleri aldık. Daha ne alalım biz? İyi Parti’ye verdiğimiz yerleri seçimde geri aldık.
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et