EMEP'ten hava savunma sistemi açıklaması: Kara düzenin koruyucusu NATO'yu da, askeri üslerini de istemiyoruz
EMEP'ten Konya'daki NATO üssüne yeni bir hava savunma sistemi konuşlandırılmasıyla ilgili yapılan açıklamada; “Bu kara düzenin koruyucusu NATO'yu da askeri üslerini de istemiyoruz” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Dilan Temiz
[email protected]
İstanbul - Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel Konya’daki NATO üssüne yeni bir hava savunma sistemi konuşlandırılmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Bu kara düzenin koruyucusu NATO’yu da askeri üslerini de istemiyoruz” denildi.
“NATO Zirvesi için Ankara’da fiili bir OHAL düzeni ilan edilmiştir”
7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak 36. NATO zirvesinin hazırlıkları sürerken ülkede NATO varlığını güçlendirecek adımlara her gün bir yenisinin eklendiği vurgulayan Tüzel; “NATO üyesi 32 ülkenin devlet başkanlarını karşılamak için havalimanı yapılırken, Ankara Valiliğinin zirve döneminde Ankara’yı insansızlaştırmaya dönük bir yasak kararı açıklayarak adeta fiili bir OHAL düzeni ilan etmiştir” dedi.
Milli Savunma Bakanlığının NATO zirvesine birkaç hafta kala Konya’daki NATO üssüne yeni bir hava savunma sistemi konuşlandırıldığını duyurduğu hatırlatan Tüzel; “İran Savaşı devam ederken İsrail’in savunulmasında etkili olan Malatya Kürecik Radar üssüne Partiot bataryaları yerleştirildiği hafızalardadır. Aynı şekilde İstanbul Boğazı’nda bir komutanlık; Adana’da ise yeni bir NATO karargahı kurulması planı da NATO zirvesi öncesi gündeme getirilmiştir” ifadelerini kullandı.
“Ülke bütçesinin yüzde 5’i NATO ihtiyaçları doğrultusunda kullanılacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halk nezdinde düşen güveni ve itibarını; “bölge gücü” olduğu iddiası ve NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olmakla gizlemeye çalıştığına işaret eden Tüzel şunları söyledi; “Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de katılacağı toplantılarda NATO’ya silahlanma ve lojistik destek açısından nasıl destek vereceklerinin haberini veriyor. Daha önceki NATO Zirvesi’nde alınan karar doğrultusunda ülke bütçesinin yüzde 5’inin Hürmüz Boğazı ve Ukrayna’daki savaşın desteklenmesi gibi NATO ihtiyaçları doğrultusunda harcanacağı ortadadır.
Oysa işçi ve emekçilerin temmuz ayında beklediği ek zam ve ücret artışlarının iktidarın gündeminde olmadığını görmekteyiz. TUSAŞ ve ASELSAN gibi askeri sanayi şirketlerinin ülkenin 10 büyük şirketleri içerisinde yükselmesi de silahlanmaya ayrılan bütçedeki artışın göstergesidir.”
“NATO’yu ve askeri üslerini istemiyoruz”
NATO’nun bir “güvenlik örgütü” olmak bir yana; emperyalist güçlerin hizmetinde, halkların özgürlüğüne, bağımsızlığına ve geleceklerine kasteden bir savaş örgütü olduğunun altını çizen Tüzel; “Ülkemizin emek, demokrasi ve barış güçleri olarak; emperyalizmin ülkemizdeki varlığını, halkların geleceğini karartan bu kara düzenin koruyucusu durumundaki NATO’yu ve askeri üslerini istemiyoruz.
Ülkemizin emekçileri, kadınları ve gençleri olarak; zirvede alınacak yeni kararlarla, ülkemiz evlatlarının ucuz asker ve ucuz işçi olmasına, ekmeğinden çalınmasına, kardeş halklarımızın içişlerine müdahaleye ortak olmayacağımızı göstermeye kararlıyız” dedi.
Evrensel'i Takip Et