Acıpayam biyogaz davasında karar çıktı: Tartışmalı bilirkişi raporuna dayanılarak dava reddedildi
Acıpayam’daki biyogaz tesisinin kapasite artışı için verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı açılan dava reddedildi. Mahkeme, yöre halkı ve Acıpayam Belediyesinin eksik ve çelişkili bulduğu bilirkişi raporunu kararına dayanak yaptı.
Fotoğraf: ÇED dosyası
Özer Akdemir
[email protected]
Denizli — Denizli'nin Acıpayam ilçesi Akalan Mahallesi'nde Gireniz Enerji AŞ tarafından işletilen biyogaz tesisinin günlük 96 tonluk kapasitesinin 900 tona çıkarılması için verilen "ÇED Olumlu" kararına karşı açılan davada karar belli oldu. Denizli 2. İdare Mahkemesi, yöre halkının ve Acıpayam Belediyesi'nin eksikliklerle dolu olduğunu belirterek itiraz ettiği bilirkişi raporunu esas alarak davayı reddetti.
Mahkemenin gerekçesi: Zarar kabul edilebilir düzeyde ve ekonomiye katkısı var
Bölge halkının tarım arazilerinin ve su kaynaklarının kirlendiği gerekçesiyle açtığı davada mahkeme, 3 Nisan 2026 tarihinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporuna dayandı. 15 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle alınan kararın gerekçesinde; projenin doğal çevreye verebilecek zararlarının kabul edilebilir bir düzeyde olduğu ve tesisin ekolojik yapıda herhangi bir kalıcı tahribata yol açmayacağı ifade edildi. Ayrıca, atık ürünlerin değerlendirilerek elektrik enerjisi üretilmesinin milli ekonomiye katkı sağlayan yenilenebilir bir enerji faaliyeti olduğu vurgulanarak "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldı.
Fotoğraf: ÇED dosyası
Bilirkişi raporuna yönelik eleştiriler: Numune yok, inceleme yok
Mahkemenin kararına dayanak aldığı bilirkişi raporu, davacıların avukatı Esra Can Mercan tarafından "bilimsel incelemeden uzak, yanlı ve çelişkilerle dolu" olarak nitelendirilerek sert bir şekilde eleştirilmişti. İtiraz dilekçesinde rapora yöneltilen temel eleştiriler şu şekilde sıralandı:
- Bilirkişi heyetinin iddiaları araştırmadığı, alandan hiçbir numune dahi almadan, yeraltı suyu analizleri yapmadan, yalnızca yüzeysel bir alan gezisi ve ÇED raporunu okuyarak rapor düzenlediği belirtildi.
- Tesis kapasitesinin 9,4 kat artacak olmasına rağmen; yeraltı suyu üzerindeki ilave baskı, metan kaçağı ve hidrojen sülfür emisyonları gibi konularda hiçbir teknik modelleme yapılmadığı vurgulandı. Tesisteki en büyük çevresel sorun olan koku yayılımına dair somut bir olfaktometrik ölçüm yapılmadan "kokunun kabul edilebilir olduğu" sonucuna varılmasının bilimsel olmadığı ifade edildi.
- Olası sızıntıların yeraltı sularına ve Dalaman Çayı'na vereceği zarara ilişkin risk analizi veya sızıntı senaryoları değerlendirilmedi.
Avukat Esra Can Mercan
Rapordaki çarpıcı çelişkiler
Rapora yönelik itirazların en dikkat çeken kısımlarından biri de bilirkişilerin kendi tespitleriyle düştükleri çelişkiler oldu. Ziraat mühendisi bilirkişisinin, Yumrutaş Mahallesi'nde 10 dekarlık korumasız bir atık depolama çukuru tespit edip bunun can, mal ve hayvan güvenliği açısından risk oluşturduğunu açıkça raporlamasına rağmen, sonuç kısmında kapasite artışında hiçbir sakınca görmemesi büyük bir tezat olarak değerlendirildi. Benzer şekilde meteoroloji uzmanı da verilerin temsil kabiliyetinin doğrulanmadığını belirtmesine karşın verileri yeterli buldu.
Davacılar ayrıca, şirketin dava açıldıktan sonra yarattığı çevre faciasının boyutunu gizlemek amacıyla atık döktüğü tarlayı dışarıdan getirdiği taşlı toprakla alelacele kapattığını ve bu durumun keşifte tespit edilebilmesi için alandan numune alınmasının şart olduğunu belirtmişti. Avukat Mercan, tüm bu eksiklikler ışığında yeni ve uzman bir heyetle tekrar keşif yapılmasını talep etmişti.
Ancak mahkeme, davacıların bu itirazlarına rağmen, bilirkişi raporunun dayandığı teknik ve bilimsel verilerin uyuşmazlığın çözümü için "yeterli" olduğuna kanaat getirerek itirazları dikkate almadı ve kısa süre içerisinde davanın reddine hükmetti. Karar, Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere alındı.
"Yerel mahkemede bulamadık ama umarım Danıştay’da hâkimler vardır"
Davanın avukatı Esra Can Mercan, mahkemenin davanın reddi yönündeki kararını "bilimsel temellere dayanmayan" ve "şaşırtıcı derecede hızlı" bir karar olarak değerlendirdi. Bilirkişi raporuna karşı sunulan ayrıntılı itirazlardan sadece beş gün sonra mahkemenin ret kararı yazdığını ve iddialarının hiçbirinin dikkate alınmadığını belirten Mercan, "Yargı çalışmıyor diyorlardı, bak çok güzel çalışıyormuş" diyerek tepkisini dile getirdi.
“Gördüğüm kötülük karşısında irkildim”
Şirketin, keşiften hemen önce delilleri karartmak amacıyla zift gibi atıkla dolu devasa çukurları yüzlerce kamyon dışarıdan getirilen toprakla alelacele kapattığına bizzat şahit olduklarını belirten Mercan, "Ne kadar büyük bir kötülükle mücadele ettiğimizi o zaman gördüm ve irkildim" ifadelerini kullandı. Günlük 900 ton kapasitenin Akalan ve çevre köyleri yaşanmaz hale getireceğini, koku, sinek ve kamyon trafiğinin tüm ekolojik sistemi altüst edeceğini vurgulayan Mercan, temyiz sürecini başlatacaklarını belirterek, "Umarım yerel mahkemede bulamadık ama Danıştay'da hâkimler vardır" dedi.
Evrensel'i Takip Et