Belediye iştirakı Sinkent'ten imza dayatması
2014’te Sincan Belediyesi’nin TOKİ ile imzaladığı protokol sonrası, Belediye iştiraki Sinkent “koordinatör” olarak mahalleliden imzası toplamaya çalışıyor. Mahalle halkı tepkili.
Doğa Baybuğa
[email protected]
Ankara- Ankara Sincan ilçesine bağlı Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde oturan yurttaşlar 10 yılı aşkın bir süredir kentsel dönüşüm ile karşı karşıya. 2014 yılında Sincan Belediyesi’nin TOKİ ile imzaladığı protokol ile başlayan süreçte gelinen noktada Belediye’nin iştirak şirketi Sinkent Limited Şirketi “koordinatör” olarak mahalleliden muvafakatname imzası toplayarak, ismi verilmeyen bir firma ile mahalleli adına sözleşme yapmaya çalışıyor. İnşaatı yapacak firmanın hangi firma olduğu bilinmediği gibi sözleşmenin içeriği, yeni yapılacak evlerin nasıl evler olacağı, inşaatın ne kadar süreceği gibi bilgiler ortada yokken iştirak şirketi Sinkent, uzun süredir mahalleliyi aracı taraf olarak imzaya zorluyor.
Sürecin başından beri mahalle sakinlerinin Avukatı Mertaşk Kilciler mahalleliye imzalatılmak istenen muvafakatnamelerin ciddi riskler taşıdığını belirtti. Kilciler, "Sinkent eğer yüzde 51 imzayı bulursa firmayla sözleşme imzalayabilecek duruma gelecek. Şubat Depremlerinden sonra getirilen düzenlemeyle yüzde 51 çoğunluk sağlandığında kabul etmeyenlerin arsalarına da sahip olunabiliyor. Bu çok tehlikeli bir durum" dedi.
Av. Kilciler, Ulubatlı Hasan Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm sürecinin, 2010’lu yıllarda başladığını, bölgedeki kentsel dönüşüm girişimlerinin yeni olmadığını, Sincan Belediyesi'nin 2010'lu yıllardan bu yana bölgede yapılaşma planları yaptığını söyledi. “Buradaki evler 100-150 metrekarelik, bahçeli ve tek katlı yapılar. Daha önce bir firma aracılığıyla konut yapılmak istendi ancak mahalleli bunu kabul etmedi. Sonrasında bölgeyi kentsel dönüşüm kapsamına almaya çalıştılar" dedi.
Emsal olarak Diyarbakır Sur Belediyesi’nin evrakları kopyalandı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın rezerv alanı uygulaması yapabilmesi için yasal gerekçelerin olması gerektiğini belirten Av. Kilciler, gerekçe olarak Diyarbakır Sur’daki uygulamanın örnek gösterildiğini söyledi. "Diyarbakır’da söz konusu belediye sosyal yapı bozulduğu gerekçesi ile kentsel dönüşüme girmiş. Burası için de aynısını yapmak istiyorlar. Sur'da yaşanan olaylar ve yıkımlar nedeniyle ortaya çıkan koşullar gerekçe gösterilmişti. Burada böyle bir durum söz konusu değil. Ne deprem ne de afet riski var. Hatta plan belgelerinde Sur Belediyesinden kopyala-yapıştır yapıldığı için hatalar bile bulunuyor" ifadelerini kullandı.
'Sözleşmeyi vekil gibi imzalayacak ama hiçbir koşulda sorumlu olmayacak'
Mahalle sakinlerine imzalatılmak istenen muvafakatnamelerin de ciddi belirsizlikler içerdiğini belirterek, süreçte koordinatör olarak belediyeye bağlı Sinkent Ltd. Şti.'nin görevlendirildiğini ancak hiçbir sorumluluk sahibi olmadığını vurgulayan Av. Kilciler, “İnsanlar muvafakatnameyi imzalarsa, inşaatı yapacak firmayla sözleşmeyi kendileri değil Sinkent imzalayacak. Daha sonra inşaatı yapacak firmadan herhangi bir talepte bulunmaları da mümkün olmayacak. Ortada henüz bir sözleşme yok. Evlerin ne zaman teslim edileceği, nasıl yapılacağı, hangi şartlarda teslim alınacağı belli değil. Şirket, sözleşmeyi insanların vekili gibi imzalayacak ama hiçbir koşulda sorumlu olmamış olacak. Dolayısıyla firma istediği gibi bir şey yapacak. Bu sebeple çok tehlikeli bir sözleşme. İnsanların çoğu da kabul etmiyor sözleşmeyi” diye konuştu.
'Buradan rant sağlayacaklar ama mahalleliye bir faydası yok'
Av. Kilciler, vatandaşlardan mevcut evlerini boşaltıp, yıkarak arsalarını teslim etmelerinin istendiğini vurguladı. İnşaat süresinin, dairelerin hangi katlarda verileceğinin ve sonrasında yapılacak değerleme sonucu vatandaşlardan ek ücret talep edilip edilmeyeceğinin de net olmadığını şöyle anlattı: “Buradan bir rant sağlanacak ama insanlara bir faydası yok. Bu insanlar sözleşme imzaladıkları için daha sonrasında İnşaatı yapan firmadan herhangi bir şey talep edecek bir durumları da olmayacak. Mahalleli imzalamadıkça bu işi uzatacaklar. Şimdi tekrardan süreyi uzatmışlar imza toplamaya çalışıyorlar. Çünkü 5-6 yıl önce mahallenin karşısına gelinen projeyle aynı proje. Bu adamlar proje için hazırlıklarını yapmışlar çok önceden.”
'Ağustos ayında evi yıkıp arsayı teslim edin diyorlar'
Mahallelinin sürecin başında kurduğu Ulubatlı Hasan Güzelleştirme Derneği etrafında pek çok yurttaş yan yana gelerek; meydana gelecek hak gaspını önlemek için mücadele ediyorlar. Konuştuğumuz derneğin başkanı Duran Dağ, iştirak şirketi Sinkent’in insanları ofislerine çağırarak imzaya zorladığını anlattı: “Şu ana kadar bir aylık süre içerisinde çoğunluğu bulamadılar. Ama şimdi kafalarına göre ‘geri uzattık’ diyorlar. Yurt dışındaki, sağdaki soldaki insanları arayarak; ‘Hadi gelin, biz işte dönüşüm yapıyoruz’ insanları zorlamaya başladılar. Başta bir aylık süre dediler. Fakat bir ay sonunda insanlardan yeterli imza gelmeyince, çoğunluğu sağlayamadılar. Şimdi, ‘15 gün daha uzattık’ diyorlarmış” dedi.
'Vatandaş hangi güçle evi yıkıp, teslim edecek?'
Dağ, “Biz net bir açıklık istiyoruz. Kat karşılığı sözleşmesini kiminle yapacağız, niçin bir aracıyla sözleşme yapıyoruz? Biz direk müteahhitin kendisi ile sözleşme yapalım ortada bir dönüşüm varsa. Bize 6 bin TL kira yardımı yapacaklarmış. ‘Ağustos ayında evi yıkıp arsayı teslim edin’ diyorlar. Bunu vatandaş hangi güçle yapacak? Mahallede dar gelirli insanlar oturuyor. Hepsi emekli, 60-70 yaşında insanlar” diyerek kentsel dönüşüme girilirse yaşanacak mağduriyetlere dikkat çekti.
'Sinkent’ten arayıp ‘İimza atmazsanız pay alamayacaksınız’ dediler'
Konuştuğumuz bir mahalleli ise, Sinkent tarafından tekrar arandıklarını ve yeterli imzaya çok yaklaştıklarını, imza atmazlarsa pay sahibi olamayacaklarının iletildiğini belirtti: “Bizi çağırdıklarında, o projeyi sundular. Biz de projenin düzgün olmadığını, ümit vermediğini düşünerekten ‘hayır’ dedik. Hayır deyince, bu kez benim çocuğu aramışlar; ‘Biz yüzde 45'e ulaştık, gelin şimdi anlaşalım, imzalayın’ demişler. İmza atmazsak yüzde 51’e ulaştıklarında ‘arsanızı satışa sunacağız, pay alamazsınız’ diyorlar. Çocuk da ‘kararsız olduğumuzu’ söylemiş. Ama biz ‘hayır’ diyenlerdeniz. Yani vermek istemiyoruz evimizi. Biz yetkililerden şeffaf olmasını talep ediyoruz” diye ifade etti.
Yaşanan süreç sonunda belediyeye itiraz dilekçesi veren mahalleli bir sonuç alamadıklarından dolayı 21 Haziran Pazar günü, Sincan Çarşamba Pazarı’nda yan yana geleceklerini, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söylediler.
Evrensel'i Takip Et