İzmir Ekmek ve Gül: Haklarımızı parça parça gasbetmenize izin vermeyeceğiz
İzmir Ekmek ve Gül, “Kadın Yoksulluğu Panoraması” araştırmasının çarpıcı sonuçlarını paylaşarak yargı paketleriyle getirilmek istenen hak gasplarına karşı iktidarı uyardı.
İzmir — İzmir Ekmek ve Gül, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yaptığı açıklamada, 12. Yargı Paketi’nden çıkarılan bazı düzenlemelerin ilerleyen süreçte yeniden gündeme getirilmesine karşı uyarıda bulundu. Nafaka hakkına yönelik girişimlerin, LGBTİ+’ları hedef alan düzenlemelerin ve çocuklara ilişkin cezalandırıcı politikaların hak gasplarına yol açacağını belirten Ekmek ve Gül, “Haklarımızı parça parça gasbetmenize izin vermeyeceğiz” dedi.
Açıklamayı Ekmek ve Gül adına Nuray Öztürk okudu. Öztürk, 11. Yargı Paketi’nde yer alan ancak kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle geri çekildiği belirtilen bazı düzenlemelerin, farklı paketlerle yeniden gündeme getirilmeye çalışıldığını ifade etti.
“Kadın yoksulluğu derinleşiyor”
Öztürk, ekonomik kriz ve yoksullaşmanın kadınlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Kadınların istihdamdan dışlandığını, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalıştırıldığını söyleyerek, bakım yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarına bırakıldığını ifade etti.
Ekmek ve Gül’ün Türkiye genelinde 2804 kadınla, İzmir’de ise 446 kadınla yaptığı “Kadın Yoksulluğu Panoraması” araştırmasının sonuçlarına da yer veren Öztürk, kadınların büyük bölümünün geçim sıkıntısı, borçlanma ve güvencesizlik içinde yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.
Araştırmaya göre kadınların yüzde 61,7’sinin ücretli bir işte çalışmadığı, yüzde 87,5’inin gelirinin büyük bölümünü gıda harcamalarına ayırdığı, yüzde 61,8’inin ise borçlanarak yaşamını sürdürdüğü ifade edildi.
“LGBTİ’leri ve çocukları hedef alan düzenlemelerden vazgeçilmeli”
Öztürk, LGBTİ’lere yönelik düzenlemelerin ve çocuklara ilişkin cezalandırıcı politikaların da iktidarın toplumu denetim altına alma politikalarının bir parçası olduğunu söyledi. Çocukların yoksulluk, eğitimden kopuş ve çocuk işçiliğiyle karşı karşıya bırakıldığını belirten Öztürk, çözümün cezaları artırmak değil sosyal politikaları güçlendirmek olduğunu ifade etti.
Fotoğraf: Eda Aktaş/Evrensel
“Haklarımızdan, emeğimizden ve hayatımızdan vazgeçmiyoruz”
Öztürk son olarak şunları söyledi: “Bizler eşitlikten değil itaatten, özgürlükten değil denetimden yana olan bu sömürü programını bütünüyle reddediyoruz. Bugünden yarına hangi kılıfla, hangi torba yasayla, hangi paketle getirirseniz getirin; kadınları aileye bağımlı hale getiren, LGBTİ+’ları hedef gösteren ve çocukları geleceksizliğe mahkûm eden politikalara karşı bugün buradan ve her gün sokaklardan haykırmaya devam edeceğiz: Paket paket gelen sömürü ve gasp planları derhal iptal edilsin! Nafaka hakkına dokunulmasın, aile arabuluculuğu girişimleri tamamen geri çekilsin! Yoksulluk nafakasına değil, kadın yoksulluğuna önlem alınsın. Nefret düzenlemelerinden tamamen vazgeçilsin!
Çocukları koruyacak sosyal politikalar hayata geçirilsin. Çocuklar MESEM’e, hücreye değil; parasız, bilimsel okullara ulaşsın! Her mahalleye ücretsiz, kamusal ve 7/24 hizmet veren kreşler açılsın. Kadınların şiddetten uzak, özgür ve ekonomik olarak bağımsız yaşam hakkı güvence altına artsın.
Bu kavga; fabrikadaki kadın işçinin güvencesizliğine, kadınların sırtına yüklenen yüklere, LGBTİ+’ların var olma mücadelesine ve sömürülen çocuklarımızın geleceğine sahip çıkma kavgasıdır. Sermayenin ve onun hamisi olan erkek egemen iktidarın sömürü paketlerini sokakta, fabrikada, yaşamın her alanında örgütlenerek boşa çıkaracağız. Bütün kadınlara çağrımızdır; mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımız, anayasal ve yasal haklarımız, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam hakkımız için örgütlenelim, mücadele edelim.”
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et