Özel Sektör Öğretmenleri ve Eğitim Sen’den ortak eylem: 'Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz'
Mersin’de Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Eğitim Sen, Ankara’da öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Açıklamada, “Anayasal haklarımızdan, emeğimizin karşılığından ödün vermeyeceğiz” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Mersin – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Eğitim Sen Mersin Şubesi, Ankara’da öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki göstermek amacıyla ortak basın açıklaması düzenledi. Özgür Çocuk Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamada sendika üyeleri, “Taban Ücretimiz Engellenemez, Sendikal Hakkımız Yasaklanamaz” pankartı açarken, “Anayasal haklarımızdan, emeğimizin karşılığından ödün vermeyeceğiz” mesajını verdi.
Eyleme, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de destek verdi. Basın açıklamasında ilk sözü Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Şube Başkanı Nebil Birtek aldı. Ardından Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül ortak açıklamayı okudu.
Nebil Birtek: “Demokratik haklarımız polis müdahalesiyle engellendi”
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Şube Başkanı Nebil Birtek, 14 Haziran’da Ankara Güvenpark’ta gerçekleştirilen eyleme yönelik polis müdahalesini eleştirerek şunları söyledi: “14 Haziran Pazar günü Ankara Güvenpark’ta, yıllardır verilen sözlerin tutulmasını talep eden mülakat mağduru öğretmenler ve özel sektör öğretmenleri olarak ortak mücadelemizi büyütmek için bir araya geldik. Ancak daha ilk andan itibaren en temel demokratik haklarımızı kullanmamızı engellemeye yönelik sert bir polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldık.
Taleplerimizi dile getirmemize ve sesimizi kamuoyuna duyurmamıza izin verilmedi. Öğretmenler abluka altına alınarak darp edildi ve 40’ı aşkın meslektaşımız gözaltına alındı. Eğitim emekçilerinin anayasal haklarını kullanmasının dahi engellenmesi, ülkedeki hak ihlallerinin ne kadar ağırlaştığını bir kez daha göstermiştir.”
“Mücadelemiz Sakarya Caddesi’nde devam etti”
Tüm baskılara rağmen geri adım atmadıklarını belirten Birtek, öğretmenlerin mücadeleyi sürdürdüğünü ifade ederek; “Güvenpark’taki müdahalenin ardından Sakarya Caddesi’nde geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Mülakat mağduru öğretmenler, aileleri, özel sektör öğretmenleri, vakıf üniversitesi akademisyenleri, eğitim sendikalarının temsilcileri, öğrenci temsilcileri, emek ve demokrasi güçleri ile milletvekilleri açıklamaya katıldı.
Basın açıklamasında söz alan öğretmenler, yıllardır maruz bırakıldıkları adaletsizlikleri ve güvencesizliği kamuoyuyla paylaştı. Hak mücadelemizin zor politikalarıyla durdurulamayacağını bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Somut adımlar atılana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız”
Birtek, öğretmenlerin taleplerini şöyle sıraladı;
- “Bir yıl önce sözü verilen ancak sürekli ertelenen; Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, patron dernekleri ve özel sektör öğretmenlerini bir araya getirecek ortak toplantı derhal yapılmalıdır.
- Mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifi gecikmeden yasalaşmalıdır”
Ankara’daki mücadelelerinin bir günlük tepki olmadığının altınızçizen Birtek; “Mülakat mağduru öğretmenlerin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebi aynı mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır. Bu mücadele, herkes için nitelikli ve kamusal eğitim hakkı mücadelesidir. Baskılara, gözaltılara ve yıldırma politikalarına rağmen mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Bu şehirden hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Mahmut Sümbül: “Öğretmenlerin hak arama mücadelesi gözaltılarla engellenemez”
Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül ise öğretmenlerin taleplerinin meşru olduğunu belirterek, polis müdahalesini kınadı; “Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler günlerdir Ankara’da haklı ve meşru taleplerini dile getirmek için bir araya geliyor. Özel sektörde çalışan öğretmenler güvenceli çalışma, insanca yaşayacak ücret, taban maaş ve özlük hakları için; mülakat mağduru öğretmenler ise yıllardır emek vererek kazandıkları haklarının teslim edilmesini talep ediyor.
Ancak öğretmenlerin taleplerine yanıt vermesi gerekenler, çözüm yerine polis barikatını, müzakere yerine gözaltını, hak arama özgürlüğü yerine baskıyı tercih etmiştir.”
“Sendikal mücadele suç değildir”
Ankara’daki müdahalede çok sayıda öğretmenin gözaltına alındığını hatırlatan Sümbül, şu değerlendirmede bulundu: “Öğretmenler darp, ters kelepçe, biber gazı ve abluka ile karşı karşıya bırakılmıştır. Eğitim Sen Genel Başkanımız Kemal Irmak ve Genel TİS-Hukuk Sekreterimiz Özlem Tolu da dayanışma amacıyla bulundukları alanda gözaltına alınmış, daha sonra serbest bırakılmıştır. Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına, eğitim emekçilerinin güvencesizliğe ve düşük ücretlere mahkûm edilmesine, mülakat adı altında yaratılan adaletsizliğe karşı mücadele etmek suç değildir. Suç olan, öğretmenlerin haklı taleplerine kulak tıkamak ve anayasal haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin karşısına polis gücüyle çıkmaktır.”
- “Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm iradesi konulmalıdır”
- Türkiye’de eğitim alanında yaşanan sorunların bütünlüklü politikaların sonucu olduğunu belirten Sümbül, taleplerini şöyle sıraladı:
- “Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir.
- Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı güvence altına alınmalıdır.
- Eğitim emekçilerinin güvenceli çalışma ve insanca yaşam talepleri karşılanmalıdır.
- Hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalıdır.
- Sendikal faaliyetlerin engellenmesine yönelik tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir.
- Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm iradesi konulmalıdır. Eğitim emekçilerinin emeği, mesleği ve geleceği polis müdahalesiyle bastırılamaz.”
Basın açıklaması, “Hak arayan öğretmenler yalnız değildir”, “Mülakat mağduru öğretmenlerin yanındayız” ve “Sendikal mücadele suç değildir” sloganlarıyla sona erdi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et