TEMA Vakfı uyardı: Türkiye, meralarının yarısından fazlasını kaybetti
TEMA Vakfı, Türkiye'nin son 65 yılda mera varlığının %54'ünü kaybettiğini açıkladı. Meraların yok olması ve yasal düzenlemelerin getirdiği baskılar, hem ekosistemi hem de gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Özer Akdemir
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında bir açıklama yapan TEMA Vakfı, Türkiye'nin son 65 yılda mera varlığının yüzde 54'ünü kaybettiğini duyurdu. Kuraklık ve çölleşme tehlikesine karşı en büyük doğal kalkanlardan biri olan meraların hızla yok olması, hem ekosistem bütünlüğü hem de gıda güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor.
Kayıp, Marmara Bölgesi'nin iki katından fazla
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, 1960 yılında yaklaşık 29 milyon hektar olan çayır ve mera alanlarının günümüzde 13 milyon hektar seviyesine gerilediğini belirtti. Bu devasa kayıp, Marmara Bölgesi'nin iki katını aşan bir büyüklüğe denk geliyor. Ataç, mera kaybının temel nedenleri arasında alanların tarım arazisine dönüştürülmesini, kentleşmeyi, madencilik faaliyetlerini ve arazi kullanım değişikliklerini gösterdi.
Meraların yüzde 70'i verimsiz ve bozulmuş durumda
Birleşmiş Milletler'in 2026 yılını "Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı" ilan ettiğini hatırlatan TEMA Vakfı, meraların yalnızca hayvancılık alanı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Doğal meraların toprağı erozyona karşı koruduğunu, suyun toprağa süzülmesini sağladığını ve karbon depoladığını vurgulayan Ataç, tahribatın kuraklık etkilerini derinleştirdiğini ifade etti.
Meralar aynı zamanda kırsal yaşamın ve gıda üretiminin en önemli güvencelerinden biri konumunda. Ülkemizdeki mevcut meraların yüzde 70'inin düşük verimli, bitki örtüsünden yoksun ve bozulmuş durumda olduğuna dikkat çeken Ataç, bu durumun hayvancılıkta yem açığını büyüterek üretici maliyetlerini artırdığını dile getirdi.
Biyolojik çeşitlilik ve yasal düzenlemeler tehdit altında
Meraların böceklerden memelilere kadar pek çok türe yaşam alanı sunduğu ve ormanlar kadar korunmayı hak ettiği belirtilen raporda, hukuki zafiyetlere de değinildi. Mera Kanunu'nun önemine vurgu yapan Deniz Ataç; enerji, madencilik ve turizm taleplerinin meraları tehdit ettiğini söyledi. Ataç, özellikle Temmuz 2025'te kabul edilen Torba Yasa gibi yeni yasal düzenlemelerin zeytinliklerden ormanlara ve mera ekosistemlerine kadar pek çok doğal varlık üzerindeki kısa vadeli kullanım baskısını artırdığını belirterek uyarılarda bulundu.
Evrensel'i Takip Et