Yargı son noktayı koydu rantçılar ısrar ediyor: Çeşme Projesi yeniden masada
Danıştay'ın 2025 yılında son noktayı koyduğu, "İzmir'in Kanal İstanbul'u" olarak anılan Çeşme Turizm Projesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni bir plan revizyonuyla ısrarını sürdürüyor.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Danıştay kararı ile Ekim 2025’te son nokta konulan “Çeşme Turizm Projesi” nde AKP’nin ısrarı devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, iptal edilen planın yerine yeni bir proje hazırlığı başlatması yeni tartışmaları beraberinde getirdi. AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir Inan'ın, "Yeni Çeşme Projesi" ile ilgili yaptığı açıklamalar ısrarın devam ettiğini gösterdi.
Proje, yaklaşık 16 bin hektarlık alanı yani 22 bin 400 futbol sahası büyüklüğünde, 47 km kıyı şeridi, deniz alanları ve bu alanlardaki beş adayı kapsıyor. Yine yaklaşık 5 bin hektar orman alanı, içme suyu koruma havzaları, doğal koruma alanlarını içine alan proje, nitelikli tarım alanları, zeytinlikler, birinci, ikinci ve üçüncü derece kültürel ve arkeolojik miras alanların içinde yer alırken, üst ölçekli planlarla yapılaşmaya kesinlikle açılmaması gereken nitelikli koruma alanlarından oluşmaktaydı.

Sınırları genişletmekte ısrar ettiler
Çeşme Turizm Projesi 13 Eylül 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle ilan edilmesinin ardından kamuoyunun geniş tepkisine neden olmasına rağmen defalarca kez AKP iktidarı tarafından sınırları genişletildi. Cumhurbaşkanı Kararı ile Urla Zeytineli ve Çeşme-Alaçatı’da acele kamulaştırma kararı alındı. Halkın tepkilerine rağmen 12 Şubat 2020 tarihinde, yine Cumhurbaşkanı Kararı ile Çeşme KTKGB sınırlarının yeniden genişletilmesiyle dava konusu süreç başlamış oldu.
Beş yılı aşkın hukuk mücadelesi
Beş yılı aşkın bir süre devam eden hukuk mücadelesi sonunda Çeşme Yarımadası’nda devasa bir kamu arazisini turizm yatırımcılarına tahsis etmeyi öngören Çeşme Turizm Projesi, Ekim 2025’te Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin hükümle iptal edildi.
Birçok davaya konu olan “Çeşme Projesi” nin önünü açmak için doğal sit alanlarının koruma derecesini düşürülmesine karşı açılan dava da geçtiğimiz yıl 19 Haziran’da iptal edildi. AKP, tarafından ısrarla uygulanmaya çalışılan projenin hukuki dayanakları ortadan kalkmış oldu.
Kıyılar su kaynakları tahrip olacak
Açılan davaların bilirkişi raporları ve mahkeme gerekçeleri; projenin kamu yararı taşımadığını teyit ederken, bölgenin kısıtlı su kaynaklarını tüketeceğini, ekosistemi geri dönülemez biçimde tahrip edeceğini ve kıyıların halka açık olması ilkesini ihlal edeceğini vurguladı.
Buna rağmen kesin karardan kısa süre sonra proje, “Yeni Çeşme Projesi” adıyla küçültülmüş bir formatta yeniden gündeme getirilmeye çalışılmasına meslek odaları ve çevre örgütleri tepki gösterdi.

Rant projesi
Projeyi rant projesi olarak değerlendiren EGEÇEP, “Danıştay'ın daha önce kesin olarak iptal ettiği Çeşme Turizm Projesi'nin yeni adlar altında tekrar gündeme getirilmesine karşıyız. Projenin bölgeyi ranta açacağı ve ekolojik yıkıma neden olacağı mahkeme kararıyla doğrulandı. Projeye şiddetle karşı çıkıyor ve bu girişimi ‘yağma’ olarak değerlendiriyoruz" dedi.
Elitlerin golf projesi
Çeşme Turizm projesinin golf sahalarını da içerdiğini, elitlere yönelik olduğunu belirten TMMOB İKK Sözcüsü Aykut Akdemir, “Büyük sermaye büyük oteller yapacak. Esnafı beslemeyen bir projedir. Çeşme’deki esnafların da beklenti içinde olmaları projeyi bilmemelerinden kaynaklıdır. Bu proje hiçbir şekilde esnafa katkı sağlamaz. O proje Çeşme’deki esnafa bir lira bile bırakmaz” dedi.
Rant ve talan projesi
45 milyon metrekareye yayılan planın doğa katliamına sebep olacağı için hayata geçmediğini belirten Çeşme Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, “Turizm Bakanlığı projeyi revize etmeye karar verdi. Bu bir turizm projesi değil, açık bir rant ve imar projesidir. Tüm siyasi aktörleri, yargı kararlarına saygılı olmaya ve Çeşme’nin doğal varlıklarını, su kaynaklarını ve geleceğini koruyacak bir yaklaşım benimsemeye davet ediyoruz” dedi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
"Yarımada’da talanın da yağmanın da tam karşısındayız"
Yağmanın tam karşısında olduklarını belirten İzmir Yaşam Alanları da açıklamasında; “Yarımada’nın doğal, tarihi değerleri ve kültürel miraslarına; turizm bölgesi maskesi altında yapılacak her girişimin talan ve yağma ile sonuçlanacağı ve buna karşı, 'taraf ve muhatap olduğumuzu' bir kez daha belirtmek isteriz. İzmir Yaşam Alanları olarak değil mutabakat, Yarımada’da talanın da yağmanın da tam karşısındayız diyoruz" dedi.
Projeye itiraz noktaları
- Proje turizm amaçlı değil; rant odaklı, ekolojik yıkım getiren ve kamu alanlarını halka kapatıyor.
- Çeşme için doğayla uyumlu, yerel halkın kazandığı, suyu ve kıyıyı korumuyor, sürdürülebilir turizmi amaçlamıyor.
- Bakanlık öncelikle mevcut turizmin sorunlarını (su, arıtma, ulaşım) çözmeli, rezidansa dönüşümü durdurmalı, kesinleşmiş yargı kararlarına uymalı.
Evrensel'i Takip Et