Silahla hedef alınan Özşen Maden işçilerine ve ailelerine destek
Özşen Maden işçilerinin direniş alanındaki silahlı saldırının ardından Bağımsız Maden-İş ve Avukat Candeniz Aksu etkin soruşturma çağrısı yaptı. Aksu, “Saldırının azmettireni Bekir Kiremitçi'dir” dedi.
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Eksik ödenen ücretler, zorunlu fazla mesai dayatması ve haksız işten çıkarmalara karşı direnişe geçen Kiremitçiler Grup bünyesindeki Özşen maden işçilerinin mücadelesi 27. gününde sürdü. Madencilerin açlık grevi 3. gününe girdi, 23 işçi yeraltındaki bekleyişini devam ettirdi. Açlık grevindeki bir işçi rahatsızlanması üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldı. Dün yaşanan silahlı saldırının ardından işçilere destek ziyaretleri düzenlendi. Emek Partisi (EMEP) Milletvekili İskender Bayhan ve Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ile partilerin Trakya örgütleri temsilcileri direnişteki işçilerle bir araya geldi.
‘Yeraltındaki işçilerin ailelerine silahla ateş açıldı’
Dün yaşanan silahlı saldırı hakkında bilgi veren Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu işçi ailelerinin Edirne Valisi ile görüşmek istedikleri sırada şirket idari binası yönünden kitleye doğru iki ayrı silahtan üç el ateş edilerek gözdağı verildiğini, olayın ardından alana jandarmanın girdiğini açıkladı. “Savcılık ve kolluk makamlarından etkin, açık ve şeffaf bir soruşturma bekliyoruz. Bu alçakça saldırının peşini bırakmayacağız." diyen Aksu, eylemin gidişatı ile ilgili de şunları aktardı: “İşçilerin şubat ayından bu yana maaşları ödenmedi. Kurban Bayramı öncesi sadece 20 bin lira yatırıldı. Direnişin ilk gününden itibaren üç temel talebimiz var; birikmiş tüm işçi alacaklarının eksiksiz ödenmesi, işçilerin, kendi temsilcileri aracılığıyla kömür ve üretim süreci üzerinde söz sahibi olması, işyerindeki mobbing, baskı ve saygısızca tutumların son bulması, sendikanın açıkça tanınması”
Silahlı saldırı ile ilgili gazetemize bilgi veren Avukat Candeniz Aksu da adli makamlarla iletişime geçtiklerini ancak bilgi almakta zorlandıklarını belirtti. Beşir Bakar ve Adem Kiremitçi’yi tespit ettiklerini, ancak alanda tanınmayan 15-20 kişilik başka bir grubun daha bulunduğunu belirten avukat Aksu, “Kaç kişi gözaltında olduğu, şüphelilerin nezarette mi olduğu, serbest mi bırakıldığı, mahkemeye çıkarılıp çıkarılmayacağı ya da suç aletlerinin tespit edilip edilmediği konusunda elimizde net bir bilgi yok. Bilgi almak istediğimizde yetkililer tarafından 'bu bilgi verilemez' deniyor” dedi. Saldırganların "yaralamaya teşebbüs" veya "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından yargılanması gerektiğini talep eden Aksu, “Bu olayın azmettireni doğrudan ya da dolaylı olarak Bekir Kiremitçi'nin kendisidir. Doğrudan emir vermemiş olsa bile, buradaki silah sıkanlara tanıdığı imtiyaz onlara bu gücü sağlıyor. Dolayısıyla kendisi de azmettiren olarak yargılanmalı" diye konuştu.
‘Üç maymunu oynamayı bırakın’
Özşen Maden işçileri adına konuşan bir maden işçisi de tek silahlarının baretleri ve sloganları olduğunu söyledi: “Dün burada ailelerimiz, çocuklarımız varken bize karşı silah çektiler. Biz provokasyona gelmedik, yine baretimizi ve sloganımızı kullandık. Biz patrondan borç ya da avans istemiyoruz; çalıştık, hak ettik, kazandık ve hakkımızı istiyoruz. Tüm siyasilere ve televizyonlara sesleniyoruz: Üç maymunu oynamayı bırakın, bize destek olun!"
‘Köle miyiz, yurttaş mıyız’ kavgası
İşçilere desteğe gelen TİP Genel Başkanı Erkan Baş da İşçileri aylarca çalıştırılıp ücretlerini ödemeyen patron Bekir Kiremitçi’nin tutumunu "modern kölelik" dayatması olarak nitelendirdi. Patronun iktidarı da arkasına aldığını söyleyen Baş, “Biz parayla her şeyi satın alabileceğini düşünen bu çürümüş zihniyetle kavga ediyoruz" ifadelerini kullandı.
‘Bu kavga memleketi değiştirme davası olacak’
Maden işçilerine desteğe gelen EMEP Milletvekili İskender Bayhan da işçileri "Şimdiden tarihe geçtiniz, hepinizi kutluyorum" sözleriyle selamladı. Kurulan sömürü ve baskı düzeninin işçilerin mücadelesi sayesinde Türkiye’ye gösterildiğini dile getiren Bayhan, işçi sınıfı tarihinin en önemli dönemeçlerinden olan 15-16 Haziran direnişine atıfta bulundu, Özşen işçilerinin mücadelesinin Türkiye'nin dört bir yanındaki emekçilere güç ve umut verdiğini dile getirdi. Bayhan, "Bu memleketi yönetenlerin, yerin altındaki ve üstündeki enerji politikalarının, maden politikalarının nasıl çöktüğünün ve bu faturanın kimin sırtına kesilmek istendiğinin yeni bir örneğiyle karşı karşıyayız. İnanıyorum ve umuyorum ki bu ekmek kavgası, bu memleketi de değiştirme davası olacak, memleketin kaderini de değiştirecek" ifadelerini kullandı.
“Köle değiliz, biz olmasak patron kim ki?”
Öz Şen Maden işçileri, İYİP Milletvekili Mehmet Akalın’ın ziyareti sırasında yaşadıkları ağır sömürü koşullarına ve uğradıkları haksızlıklara karşı isyanlarını dile getirdi. Yeraltında 23 işçinin açlık grevinde olduğu direniş alanında konuşan bir maden işçisi, sadece patronla değil, aynı zamanda kolluk kuvvetlerinin tutumuyla da mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.
‘Bir hayvan muamelesi görüyoruz’
Sıcak havaya rağmen güneşin altında zor şartlarda beklediklerini ifade eden işçi, direniş sürecinde temel insani ihtiyaçlarının bile engellendiğini belirtti. “Bir hayvan muamelesi gördük biz burada. Mescitlerimiz kapandı, kantinlerimiz kapandı, gölgeliklerimiz kapandı, hepsi siper oldu. Bize bunlar düşman kesildiler" diyen işçi, barışçıl eylemlerine karşı alınan bu önlemlere tepki gösterdi.
Silahlı saldırıya tepki: Bizim silahımız sadece baretlerimiz
İşçi ailelerinin şirket idari binası önünde iki farklı silahtan üç kez ateş açılarak tehdit edilmesine de değinen işçi, madencilerin tek korumasının baretleri olduğunu söyledi. "Biz kimseye düşman değiliz, bizim silahımız yok. Bizim silahımız sadece baretlerimiz. O da bizim can güvenliğimizi sağlamak için" şeklinde konuşan işçi, barışçıl tutumlarına rağmen kendilerine silahla saldırıldığını vurgulayarak Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırdı.
Güvenlik güçlerinin işçileri değil, patronu korumaya yönelik tutumunu da eleştiren işçi, "Güvenliğin onları korumak değil, bizi koruması lazım. Ama onlar patronu koruyorlar. Patron kim ki ya? İşçi olmayınca patronun ne anlamı var ki?" diyerek tepkisini dile getirdi.
Halka ve yetkililere çağrı: Bizi görün
İşçi, konuşmasını tüm halka, yetkililere ve kamuoyuna destek çağrısında bulunarak sonlandırdı: “Deprem olduğunda izin bile beklemeden yetişmeye, insanları hayata döndürmeye çalışırız. Halkın da madencilerin enkaz altında olduğunu görmesi lazım. Gelin, bu emekçilerin derdine derman olun. En azından sorun.”
Evrensel'i Takip Et