Faik Öztrak'tan Özgür Özel'e yanıt: Genel Başkanlık makamını işgal etti
CHP Milletvekili Faik Öztrak, genel merkeze polis baskını için Özgür Özel'i suçladı, "Kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi" dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Lideri Özgür Özel'i "bahçıvan torunu" ve "emekli öğretmen çocuğu" sözleriyle küçümsediği iddialarını reddetti. "Böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle" diyen Öztrak, Özel'in "Gelsin Tekirdağ’da birlikte yürüyelim bakalım" sözlerine de "Partimin bir milletvekili ilime misafir geldiğinde kendisiyle birlikte yürümekten gurur duyarım. Tabii geleceğini önceden haber verirse" yanıtını verdi.
6 dönemdir CHP milletvekili olan Öztrak, 'mutlak butlan' kararına dair de "Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil. Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız" ifadelerini kullandı.
Gazeteci Murat Yetkin'in sorularını yanıtlayan Öztrak, CHP Genel Merkezine yönelik polis baskını nedeniyle de Özgür Özel'i suçlayarak, "Özgür Özel kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi" dedi.
Yetkin'in sorularına Öztrak'ın yanıtlarından öne çıkanlar şöyle:
"Özgür Özel’in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem"
Özgür Özel sizin kendisini “Bahçıvan torunu” ve “emekli öğretmen çocuğu” diye küçümsediğini ve “Biz buradaydık, Meclis üstümüze kuruldu” diyerek büyüklendiğinizi söyledi. Yıllardır siyasettesiniz, gerçekten söylediniz mi bunları?
Hayır, böyle bir şey hiç söylemedim. Kimseyi küçümsemem, özellikle de ailesi nedeniyle. Özgür Özel’in ailesinin kökenini, işini hiç bilmem, sormadım. Kimsenin dinini, mezhebini, kökenini sormam… Özgür Bey'in bahçıvan torunu olma vurgusunu yapma ihtiyacını neden duyduğunu bilemem. Ama şunu bilirim; partimiz kendisini belediye başkan adayı yaparken, beş dönem milletvekili yaparken, grup başkan vekili yaparken, grup başkanı yaparken “Babanın mesleği ne, dedenin mesleği ne” diye sormamıştır… Bu söylediklerini Özgür Bey’in içinde bulunduğu strese bağlıyorum. Kendisi bunu düzeltecektir sanırım.
Peki, Özgür Bey’in Meclis konusunda size atfen söyledikleri?
Bir gün rahmetli Sırrı Süreyya Önder ile sohbet ediyorduk. O arada, sayın Veli Ağababa TBMM’nin kurulu olduğu arazideki bir arsanın zamanında dedeme ait olduğunu, kamulaştırıldığını, itiraz etmediğimizi anlattı. Rahmetli de bir gün Meclisi yönetirken söz aldığımda, şaka yollu "Tapusu sizde, istediğiniz kadar konuşun" diye dostane bir şeyler söyledi. Demek ki Özgür Bey bunu unutmamış. Söylediği sanırım odur.
"İddiaları yok mu sayacağız?"
Mutlak butlan kararını Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu kararla başkanlığa dönmesini gerçekten onaylıyor musunuz?
Bütün CHP’liler gibi mutlak butlan kararından memnun olmam mümkün değil. Ama “Mahkeme şöyle, önceki yönetim böyle” diyenlere de sorarım; yok hükmünde sayılan kurultaydan sonra yönetime gelenlerin en yakınlarının delegenin iradesini satın almak için operasyon yaptıklarına dair itiraflarını, delegenin iradesini fesada uğratmak için kamu gücü kullanılarak maddi menfaat sağlandığı, belediyelerde iş vadedildiği iddialarını yok mu sayacağız? Butlanın başımıza gelmesinde, bu işlere bulaşarak partiyi yargı müdahalesine açık hale getirenlerin durumunu sorgulamayacak mıyız?
"Özgür Bey ne zaman elini açsa sanki birileri devreye giriyor"
CHP’nin mevcut bölünmüşlük durumuyla AK Parti iktidarıyla daha iyi mi mücadele edeceğini düşünüyorsunuz?
Hayır, Özgür Bey için hâlâ vakit geçmiş değil. Sürekli yumruklarını sıkmak yerine partisinin genel başkanıyla konuşmasının ve birlik beraberliği sağlayarcak bir çıkış yoluna katkı vermesinin hâlâ mümkün olduğuna inanıyorum. Ama Özgür Bey ne zaman elini açsa, sanki bir şeyler, birileri devreye giriyor, onu engelliyor.
Kimdir o birileri?
Onu bilemem, ama gördüğüm kadarıyla birileri CHP içinde uzlaşma olmasın parti bölünsün istiyor. AK Partiyi iktidara taşıyan yeni parti kurma stratejisinin tekrar başarıya ulaşacağına inanıyor. Buna izin vermemek her CHP üyesinin görevi ve borcudur.
"İstedikleri videoları çektikten sonra bırakıp gittiler" suçlaması
CHP Genel Merkezine polis zoruyla girilip boşaltıldı. O konuya nasıl bakıyorsunuz?
Çok üzücüydü. Genel başkanımız da üzüldüğünü ifade etti.
Ama polis çağıran Kemal Bey’in avukatı değil mi?
O gün sabah milletvekili arkadaşlarımız kapıya gitmiş, içeri almamışlar. Engellemek için de ne partimize ne de Millet İttifakının ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdiğini söyleyen Adnan Beker’in otobüsü çekilmiş kapıya. Şunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Özgür Özel kendini grup başkanı seçtirerek zaten genel başkan olmadığını kabul etti. Bunu kabul ettikten sonra genel başkanlık makamını işgal etmenin gerekçesi neydi? Neden parti binasını önceki seçilmiş genel başkan yerine polise teslim etmeyi tercih ettiler? Ve neden "Kendimizi zincirleriz, asla bırakmayız" dedikleri genel merkezi, istedikleri fotoğrafları alıp videoları çektikten sonra 3 dakikada bırakıp gittiler?
"Geleceğini önceden haber verirse…"
Özgür Bey bir de size Tekirdağ sokaklarında birlikte yürümeyi önerdi. Ne diyeceksiniz?
Kendisinin bunu söylerken ne ümit ettiğini anlayabiliyorum. Ama Tekirdağ Özgür Bey’in düşündüğü gibi bir yer değildir. Evladını da, misafirini de bağrına basar. Tekirdağlı memleketinin evlatlarını birbirine kırdırıp buradan siyasi rant devşirmeye kalkanları da görecek kadar feraset sahibidir.
Ben Tekirdağ sokaklarında her zaman yürürüm. Çünkü hemşerilerimin yüzünü yere baktırmadım. Kimseye kibirle yaklaşmam. Kimseyle de kendi memleketinde yürüme yarışına girecek kadar kibir sahibi olmadım. Partimin bir milletvekili ilime misafir geldiğinde kendisiyle birlikte yürümekten gurur duyarım. Tabii geleceğini önceden haber verirse.
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et